17 Mayıs 2016

Yargıtay’a fırsat: “Ankara’da yargıçlar varmış”

Kendi bağımsızlığını bir kez daha ilan etmek için Yargıtay’a yarın, öbür gün değil, bugün görev düşüyor

çArşı + Gezi Ruhu + takımdaki teknik kapasite + takımdaki amatör uyum = Beşiktaş Şampiyon.

Üstelik Osmanlı’yı devirerek, şampiyon. ”Türkiye laiktir, laik kalacak” nidaları eşliğinde.

Bu kompozisyona Fenerbahçelisi de, Galatasaraylısı da gıptayla, imrenerek bakıyor. Pek çok Fenerbahçeli ve Galatasaraylı biliyorum, “çArşı ve Gezi’den sonra Beşiktaş’ın şampiyon olmasını çok istedim. Geçen yıl olmadı, umarız, bu yıl olur.”

Beşiktaş da, onları kırmıyor, şampiyon oluyor. Hangi takımı tutarlarsa tutsunlar, milyonlarca insanın isteği, “hakkıyla ve onurla” gerçekleşiyor.

Beşiktaşlı olmakla gurur duyuyorum.

                                            *

Gelelim tarihsel skandala
 

Bankadan kredi çekiyor MHP delegeleri, ortaklaşa araba kiralamak için. O arabayla hep birlikte Ankara’ya gidiyorlar, MHP olağanüstü kongresine katılmak üzere.

Türkiye’nin pek çok yerinden benzer bilgiler geliyor. İnsanlar evlerindeki ekmeği küçültüyor, kredi çekerek, kongreye mutlaka katılmak amacıyla yollara düşüyor.

Bu inanılmaz bir bilinç, müthiş bir direnme kültürü. MHP’de yönetim değişirse, kendi kaderlerinin de değişeceğine inanıyorlar.

Bankadan insan tüketim için kredi çeker, ev için kredi çeker, araba almak için kredi çeker, kısaca kendi ihtiyaçlarını karşılamak için çeker.

Parası olmadığı halde, partilerinin kongresine katılmak için kredi çekenleri ilk kez görüyorum.

O kongreyi polisler ve TOMA’lar eşliğinde iktidar partisi engelliyor.

Türk siyasal tarihinde bir ilk yaşanıyor. Bir iktidar partisi, AKP, bir muhalefet partisinin, MHP’nin kongresini engelliyor, polis gücüyle.

AKP döneminde yaşanan yüzlerce yaşanan “bir ilk skandallarına” şimdi bir de, polis desteğinde bu siyasi hukuk skandalı ekleniyor.
 

Ah ve vah Yargıtay
 

Ya Yargıtay?

MHP olağanüstü kongre taleplerini, MHP Genel Merkezi'nin görüşünü ve hukuki arka planını içeren dosyayı “incelediğini” açıklayan Yargıtay, “nihai kararını mayıs ayı içinde vereceğini” kapısına astığı bir bildiriyle kamu oyuna ilan ediyor.

  • MHP olağanüstü kongre talebi ivedi bir dosya, acilen karara varılması gerekiyor.
     
  • Dosyası incelenmiş.
     
  • Buna rağmen, Yargıtay kararını açıklamıyor.

Polis eliyle kongreyi engellemenin ötesinde, bir hukuk skandalı. Ve bunu bu ülkenin en yüksek yargı organlarından biri yapıyor.

Yargı bağımısızlığı üzerine çok ağır bir gölge daha düşüyor.

Dosya madem ivedi ve madem dosya incelenmiş, Yargıtay ne bekliyor?

Kararını neden geciktiriyor?

Bunları halka açıklamakla yükümlü.

Gecikeceğini bilen çok 
 

Yargıtay kararını mayıs içinde açıklayacağını ilan etmesinden çok önce... Daha kararı geç vereceğini henüz ilan etmemiş...

Bunu ilan etmeden yaklaşık sekiz, on gün önce...

Yargıtay’ın geç karar vereceği Ankara kulislerine yansıyor, kararın gecikeceğini Ankara’da pek çok kişi önceden biliyor.

Çok ilginç, çok garip, çok anlamlı.

Kulislere böyle bir bilgi nasıl oluyor da, on gün öncesinden düşüyor?

Ve bu bilgi doğru çıkıyor.

Yok olmaz böyle bir şey, Yargıtay kararını derhal açıklamak zorunda.

Olağanüstü kongreye katılmak için Ankara’da otelin önünde toplanan delege sayısı toplam delegenin yarısından çoğunu çoktan geçmiş bulunuyor. Noter tespiti ile sabit.

O insanlara saygının ve hukukun üstünlüğünün gereği, Yargıtay görevini bir an önce yerine getirmek zorunda.
 

Tasfiye yasası
 

AKP canını dişine takmış, MHP kongresini engellemek için elindeki bütün araçları kullanıyor, polisi harekete geçiriyor, bu arada yargıya baskı kuruyor.

Dikkat çeken bir zamanlama ile.

AKP yeni bir tasarı hazırlıyor. Danıştay ve Yargıtay üyelerinin görevlerine son vermeyi amaçlayan, yüksek yargıyı yeniden şekillendirmeyi hedefleyen bir “Tasfiye Yasası.”

Benzerini AKP iktidarında çeşitli yasal çalışmalarda gördüğümüz gibi, hukuk devleti, yargıç güvencesi, bağımsız yargı ilkelerine, dolayısıyla anayasaya aykırı bir hazırlık. Bunu ben değil, anlı şanlı anayasa profesörleri söylüyor.
 

Vicdana göre karar
 

Zamanlamaya bakın.

Tasfiye Yasası hazırlıkları ile MHP olağanüstü kongresine dönük Yargıtay’ın kararını geciktirmesi aynı döneme rastlıyor.

Bu rastlantıdan ortaya bir denklem çıkıyor. AKP Tasfiye Yasası ile Yargıtay’a gözdağı veriyor.

O gözdağının bir işe yaramadığını kanıtlamak, kendi hukuki varlığını korumak, kendi bağımsızlığını bir kez daha ilan etmek için Yargıtay’a yarın, öbür gün değil, bugün görev düşüyor.

Vicdanına göre hemen karar vermek.

Hukuk tarihine geçen ve belli bir zamanı vurgulayan o ünlü deyiş gibi, “Berlinde yargıçlar varmış” benzeri gibi, “Ankara’da yargıçlar varmış” damgasını vurmak için.

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları

Bizi savaş yıllarındaki gibi “bir kış” bekliyor

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu günlerdir uyarıyor, “kara kış geliyor” diyerek. Vurguladığı “kara kış”, sadece soğuk ve yağışlı geçecek kış günleri anlamında değil, onu aşan “kömürü, elektriği ve doğalgazı kısıtlanacak, ciddi ısınma sorunları yaşanacak” bir kıştan söz ediyor. “Kış... Kara kış... Soğuk kış...” Erdoğan için geçerli değil. İşçi, memur ve emekli aylıkları al takke ver külah, uzun pazarlıklarla yüzde 4 - 5 artarken, Erdoğan’ın gelecek yıl aylığı “100 bin 750 liraya!” çıkıyor. Dört yılda kimin aylığı iki kat artıyor? “Sadece onun”.

“Şahsım” o üç (y’den) birini hatırlamadı bile

AKP 2002’de iktidara gelirken, ana sloganlarından biri şu: “Üç (Y) ile mücadele. Yoksulluk, yolsuzluk, yasaklar”. O üçünde de nerede olduğumuz belli.

Son siyasi aktör: Diyanet İşleri Başkanı

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın tam bir siyasi aktör olarak ön plana çıktığı konu Taliban’ın Dışişleri Bakan Vekili ile görüşmesi. Dışişleri, İçişleri, yardım için Kızılay ve AFAD’la görüşüyorlar da, Diyanet İşleri Başkanı ile ne görüşüyorlar?..