21 Haziran 2016

MHP tabanı iki nedenle harekete geçti

Yaşanan onca sıkıntıya rağmen, Bahçeli'nin AKP’ye destek vermesi tabanda öfke yaratıyor

Oğlunun adını Alpaslan Türkeş koymuş, Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcıları'ndan, eski MHP Milletvekili Ali Uzunırmak 2002’de MHP baraj altında kalınca, Devlet Bahçeli’ye gidiyor:

“MHP olarak siz kadro ve politika değişikliği yapmak zorundasınız. Yapmazsanız, sizi değiştirirler.”

Bu daha ilk uyarı karşısında Bahçeli küplere biniyor, bağırıp çağırıyor:

“Sen ne dediğini biliyor musun?”

Bağırmasına rağmen, o günkü konuşmada Uzunırmak ısrarla “politika ve kadro değişimi” üzerinde dakikalarca duruyor. Hiç bir yarar sağlamadığı ortada, MHP ve Bahçeli bugünlere geliyor.

Onca uyarı bir yana, 15 Mayıs’ta kongre istemine dönük 548 delegenin imzası net olarak ortaya çıktığında, Bahçeli hala inadında devam ediyor, hala muhalefeti suçluyor, boş laflarla kimi, neyi eleştirdiği bile pek anlaşılmıyor.
 

Tabanın çilesi

 

Bahçeli ile birlikte, MHP son dönemde AKP’nin arka bahçesine dönüşüyor.

Tabanı harekete geçiren çok çarpıcı iki etken var:

  1. Türkiye’de ve dış politikada yaşanan onca skandal, yolsuzluk, perişanlık karşısında Bahçeli’nin demokrasi, hukuk ve insan hakları alanlarındaki söylemi MHP tabanını büyük ölçüde rahatsız ediyor. Yaşanan onca sıkıntıya rağmen, AKP’ye destek vermesi tabanda öfke yaratıyor.
     
  2. Belki ilkinden de çok daha önemli bir neden daha var. MHP tabanı ekonomik açıdan ciddi sıkıntı çekiyor. Kendi yandaşı olmayan hiç kimseye zırnık vermeyen AKP’den büyük bıkkınlık var. İster tarımda, ister sanayide, ister herhangi bir alanda. AKP hep kendi yandaşlarına, hep kendi ekiplerine çalışıyor, başka kimseye iş yaptırmıyor.
     

Aylar, hatta yıllardır MHP tabanında bardağı taşıran bu neden hayati. Ve tabanın görüşüne göre, Bahçeli’nin umurunda değil. Bahçeli’nin gitmesi gerektiği inancı en çok bu nedenden kaynaklanıyor. Taban ekmek derdinde, Bahçeli hala AKP’ye destekle meşgul. Çünkü, tuzu kuru.

Taban pratikte iki soru soruyor.

  1. Türkiye iyi yönetiliyor mu? Hayır.
     
  2. MHP iyi yönetilmiyor mu? Hayır.
     

O zaman değişim şart.

Değişime öyle bilenmiş ki, günde yirmi lira kazanan birileri, Türkiye’nin dört bir yanında sabahın köründe kalkıp, Bahçeli’ye muhalif MHP’li gazeteyi satın alıp, ev ev o gazeteleri dağıtıyor.
 

Mahkemeye gider mi?

 

MHP Genel Merkezi hala direniyor, kongre sabahı pek çok yerde iftar ve sahur yemeği veriyor delegelere. Kongreye gitmelerini önlemek ve asıl ikna etmek için. Ancak, yararı yok.

659 noter onaylı delegeyi orada görünce, MHP Genel Merkezinde ilk kez farklı bir eğilim beliriyor. Bu katılım karşısında, Genel Merkez ekibinin önemli bölümü aynı fikirde birleşiyor:

“Artık mahkemeye gitmeyelim, bu kongreyi kabul edelim.”

Bu eğilime rağmen, Bahçeli’nin ne yapacağı belli olmaz, yine de mahkemeye başvurabilir, henüz ortada.

Ama, artık oyun bitti. Sadece yerine getirilmesi gereken bir süreç var, o kadar.
 

659 delege eşittir 900 oy
 

MHP tabanından gelenlerin ilginç gözlemleri var.

“Kongreye noter onaylı 659 delege katıldı. Genel Başkanın gizli oyla seçileceği 10 Temmuz’daki kongrede bu 900 oy demektir, 900 gizli oy demektir.”

Bu da Bahçeli’nin zorunlu vedası anlamına geliyor.

Bahçeli bugünkü koşullarda en çok 250 delegeyi kontrol ediyor.

Kaldı ki, 10 Temmuz’a kadar, gerek milletvekilleri, gerekse o 250 delege içinde çözülme beklemek gerçekçi bir tahmin. Hatta, Genel Merkez ekibinde bile.  Belki öyle açıktan değil ama, gizli oy kullanırken, sandıkta.
 

460, 170 ve Koray Aydın
 

Kongreye Meral Akşener imza atıyor. Akşener 460 oy ile kongre başkanlık divanını ele geçiriyor. Diğer adayların toplamı 170.

Tahminler şu yönde.

10 Temmuz’da genel başkanlık yarışına dört muhalif aday ile birlikte Bahçeli de girebilir. Bahçeli bu 170 oy alabilen muhalif adaylardan biri ile, 460-170 ayrışmasında, fırsat bu fırsat, ittifak arayışına girmeyi deneyebilir.

İddiaya göre, Bahçeli’nin ittifak edeceği muhalif aday olarak Koray Aydın’ın adı geçiyor. Böyle bir izlenim var. İddia doğru değilse, Koray Aydın’ın çıkıp bunu yalanlaması gerekir. Yoksa, iddia üzerine yapışıp, kalabilir.

Sonuçta, aylardır kongre karmaşası yaşayan MHP, gerçekten olgun bir kongreyi geride bırakarak, kendi ufkunu yeniden açmaya hazırlanıyor.

Kongre hem hukuki, hem siyasi amacına uygun gerçekleşiyor.

Geriye “yeni genel başkan seçimi” kalıyor. Bunun kavgasız, gürültüsüz olması temennisiyle. Dün görüştüğüm MHP’nin önemli isimleri kavga ihtimalini çok düşük görüyor:

“Bu saatten sonra kavga filan isteyen yok tabanda. İnsanlar bir an önce değişim olsun istiyor, taban yeniden iktidar arıyor. Muhalefette ekmek bulmakta zorlanan taban yeni bir Genel Başkana umut bağlamış durumda.”

Yazarın Diğer Yazıları

O dokuzuncu maddede yerlere yattım!..

Plan AKP'nin özelikle son yıllardaki hukuksuz ve adaletsiz uygulamalarını sıralıyor. Bu planla AKP kendisini anlatıyor

Mesele Erbakan'ı anmak değil!..

Anma toplantısı adı altında, o şemsiye altında birleşerek, muhalefetin, en başta AKP tabanına ve genel olarak Türkiye'ye mesajı: "Biz kararlıyız, biz bir aradayız, biz Türkiye'yi AKP - MHP ortaklığından kurtarmak, otoriter rejime son vermek için buradayız."

Meral Hanım'ın demokrasiyle sınavı

AKP ve MHP’nin İYİ Parti’yi kaşıyacağı, dokunulmazlıklara “hayır” oyu verirse, onu “terör destekçisi” ilan edecekleri kesin. Buna karşı Meral Hanım'ın elinde vazgeçilmez bir koz var: Demokrasi!