20 Mayıs 2020

"Alan eller" AKP’yi affetmeyecek

Ödenmiş faturaların listesine bakıldığında ki, İstanbul’un 39 ilçesinde de ödeme var, on dört belediye CHP’ye ait. Toplam 39 ilçeden 24 belediye AKP’ye, biri de MHP’ye ait

Bedava yemek dağıtmak mı?

AKP yasaklıyor.

Bedava ekmek dağıtmak mı, ötesi yok ya, ekkk-mek!..

AKP yasaklıyor.

Belediyelere ait aş evlerini kapatmak... Bağışlara el koymak... Belediyelerin bankalarda paralarını bloke etmek... "Halkın sağlığı ve ihtiyacını karşılamak üzere", belediyelerin yapacakları işleri engellemek... Bulduğu kredileri onaylamamak...

Hangi belediyelerin?

Bu da soru mu, elbette CHP’li belediyelerin!

AKP iktidarı bu yardımları sürekli engellemekle meşgul. CHP’li belediyeler ve devamında CHP, hele de şu Koronavirüs günlerinde, bu hizmetler karşılığında ilk seçimde oylarını arttırırsa... İktidar elden giderse...

Korku bu!..

Veren el, alan el

Rahmetli Süleyman Demirel’in deyimiyle, "çare tükenmez".

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu bir çare buluyor.

"Askıda fatura" dediği bir yöntemle, "veren elin alan eli görmediği, alan elin de veren eli bilmediği" bir yöntemle, su ve doğalgaz faturalarını ödeyemeyen yurttaşların faturalarının ödenmesini sağlayan bir formül geliştiriyor. 

Kısaca, "bu zor günlerde ihtiyaç sahibi aileler ile hayırsever yurttaşlar birbirini görmeden" askıda fatura üzerinden buluşuyor.

Büyükşehir elektronik posta adresi üzerinden erişilebilen sisteme, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından onaylanmış olan ihtiyaç sahibi aileler, ödeme güçlüğü çektikleri faturaları bırakıyor. Yine aynı adrese ulaşabilen hayırsever insanlar:

"Bırakılan faturalardan istediklerini ödüyor, ihtiyaç sahipleriyle birbirini görmeden, tanımadan dayanışmaya giriyor."

Mükemmel bir sosyal belediyecilik uygulaması... Öyle örnek oluyor ki, benzer uygulamaya diğer CHP’li belediyeler de giriyor.

Öyle örnek oluyor ki, Batı medyası bu uygulamayı öve öve bitiremiyor.

Herhangi ters bir durumu önlemek adına, askıya sadece Büyükşehir Belediyesinin sosyal yardım talebi onaylanmış kişiler fatura bırakabiliyor.

Hani, bu gibi durumlarda zuhur edebilecek cingözler, aramızda çok var ya, onları önlemek üzere.

Şimdilik 131 bin fatura

Başkan İmamoğlu "askıda fatura" uygulamasını 4 Mayıs günü duyuruyor. İki gün öncesinin sayılarıyla:

"Toplamda 131 bin 140 fatura ödenmiş bulunuyor. Ödenen miktar 17 milyon 28 bin 946 liralık su ve doğalgaz faturası."

Herhalde son kırk, elli yıl içinde görülmemiş bir yardım severlik kampanyası. Hiçbir karşılık beklemeden, yardım ettiği kişileri tanımadan.

İkide bir, TV’lere çıkarak, "biz milletimiz için şöyle şöyle kampanya başlattık" davulu çalmadan, Diyanet’in fetvasını aklına bile getirmeden...

Yoksulluk haritasına uygun

Şimdi gelelim, zurnanın zırt dediği yere...

Başkan İmamoğlu:

"Hayırsever vatandaşlarımızın askıda ödediği faturaların ilçe ilçe dağılımı, yoksulluk haritamıza uygun bir dağılım gösteriyor. Bu tablo yardım desteğinin çok doğru yerlere gittiğini gösteriyor."

Önemli olan o ilçeler. Olayın en kritik, en hassas yeri.

Faturalar ve oy dağılımı

Ödenen faturaların sahipleri nerede oturuyor? O yoksul ve ihtiyaç sahibi insanlar hangi ilçelerde yaşıyor? Fatura sahiplerinin ilçelerine ve ödenen fatura sayısına bakıldığında:

- Esenyurt’ta 15 bin 41 fatura,

- Sancaktepe’de 6 bin 454 fatura,

- Bahçelievler’de 6 bin 207 fatura,

- Sultangazi’de 6 bin 23 fatura,

- Bağcılar’da 5 bin 598 fatura.

Bunlar ihtiyaç sahiplerinin ve ödenen faturaların ilk beş sırası. Sonra diğer ilçelerle devam ediyor.

Geçen yıl yerel seçimlerde belediyeyi Esenyurt’ta yüzde 51.51 oyla CHP kazanıyor.

Buna karşılık, Sancaktepe’de yüzde 49.88, Bahçelievler’de yüzde 49.89, Sultangazi’de yüzde 58.52 ve Bağcılar’da yüzde 57.89 ile ilçe belediyelerini AKP kazanıyor.

En çok ihtiyaç sahiplerinin oturduğu, en çok faturaların ödendiği ilçelerde, ilk beş sıranın ilki hariç, diğer dördünde AKP’li belediyeler var. Yani, bu ilçelerde AKP’ye oy veren insanlar çoğunlukta.

"Alan eller" büyük çoğunlukla AKP’li.

"Bizden-onlardan" ayrımı yok

Ödenmiş faturaların listesine bakıldığında ki, İstanbul’un 39 ilçesinde de ödeme var, on dört belediye CHP’ye ait. Toplam 39 ilçeden 24 belediye AKP’ye, biri de MHP’ye ait. Dolayısıyla:

- "Askıda fatura" yönteminde CHP’li Büyükşehir Belediyesi hiçbir biçimde parti ayrımı yapmıyor. AKP’den alıştığımız, "bizden - onlardan" ayrımı yok. Faturaların nerede oturan insanlara ait olduğu ortada. Ödenen fatura AKP’li ya da CHP’li birilerine ait, hiç fark etmiyor. Onu zaten ödeyen hayırsever kişi belirliyor.

- En yoksul ilçeler, en çok faturanın ödendiği yerler ve onlar genellikle AKP’ye oy veren insanlar.

- Bu durum aynı zamanda şunu gösteriyor. Korona günlerinde AKP insanlara yardım için CHP’li belediyeleri yeni formüller bulmaya zorluyor. Onlar da, buluyor.

- AKP kendine oy veren insanlara belediyelerin yardım eli uzatmasını önlüyor. AKP kendine oy verenleri bir kenara itiyor.

Sık sık kullanılan bir söz var ya, "bunun bedelini öderler" diye... AKP bu engellemelerin bedelini ilk seçimde ödemeye hazır olsun!.. O insanlar AKP’yi hiç bir zaman affetmeyecek.

Mevlana’nın ölümsüz sözlerinden biri de şöyle, "yay kötü oldu mu, ok eğri gider". (Mesnevi, Cilt IV, s.280).

AKP’nin yayı gibi!.. AKP politikasını anlatan bir söz. Ok bu kez fena halde eğri gidiyor.

Yazarın Diğer Yazıları

Tarlalar yanıyor, hepimiz yanarız

Gıda ve Tarım Örgütü'nün "Türkiye de dahil, açlık krizi tehlikesine" dönük çağrısı ortada. Adıyaman'dan Bursa'ya, Muğla'dan Urfa'ya, Mersin'e, Diyarbakır'dan Manisa, Kütahya'ya kadar...

Böyle büyükelçi olursa, macera bitmez

Avusturya medyası, tahmin edersiniz, Ozan Ceyhun’un "geçmişteki zikzaklı, birbirine yüz seksen derece ters siyasi maceralarını" diline dolamış durumda

"Günbatımı kasabaları"... Siyahi Şoförün El Kitabı hâlâ satılıyor

Siyah şoförler nerelere giremez, nerelerde yemek yiyemez, hangi tuvaletleri kullanamaz, nerelerden sigara ya da koka kola alamaz gibi liste içeren bir kitap