25 Ocak 2011

Çin, Asya’da ABD’nin askeri üstünlüğüne de meydan okuyor!

Hu’nun ziyaretinden on gün önce ABD Savunma Bakanı Robert Gates Çin’i ziyaret etmişti...


Çin Devlet Başkanı Jintao Hu’nun ABD'yi ziyaretinden on  gün önce ABD Savunma Bakanı Robert Gates Çin’i ziyaret etmişti. Bu ziyaretin amacı, iki lider arasındaki büyük zirve öncesinde kalıcı ve güvenilir bir askeri diyaloğun önem ve aciliyetinin altını çizmekti.
Biliyoruz ki iki ülke de asker askere, politik gelişmelerden etkilenmeyen güçlü ilişkiler ve sağlıklı bir diyalog ortamı istiyor. Yanlış diyaloğu, yanlış algılamayı ve yanlış hesabı iki taraf da tehlikeli buluyor.
Malum, 2007 yılında iki ülke arasında bir kırmızı hat kurulmuştu. Bu hat acil konularda üst düzey görüşmeler içindi. Ancak pek kullanılamadı! Bu konuda Çin sorumlu tutuluyor ve deniyor ki, sorun varsa Çin tarafı telefonu açmıyor.

Radara yakalanmayan uçak yaptılar

Gates’in ziyareti sırasında ilginçtir, hem de Gates Hu’nun ofisindeyken, J-20 dedikleri radara yakalanmayan savaş uçaklarını ilk kez test ettiler. Bu uçak ABD’nin rakipsiz diye bilinen ilk radara yakalanmayan F-22’lerinin emsali. Yani ABD’ye en iddialı olduğu konulardan birinde rakip var artık.
Çin’de de güçlü bir ordu var. Hatta ilginçtir “bu test uçuşu Hu’dan habersiz yapıldı” deniyor. Malum Çin’de de güçlü bir vesayet rejimi ve siyasilerden oldukça bağımsız bir ordu var.

Tayvan’a yardım edersen Kuzey Kore’ye yardım ederim

Hatırlarsınız, geçen yıl Kuzey Kore’nin Güney Kore’ye ait bir gemiyi batırması (46 kişi ölmüştü) ve bir adayı bombalaması nedeniyle başlayan savaş ihtimali herkesi çok ürkütmüştü. ABD’nin en az İran kadar nükleer silah geliştirme çalışmalarından rahatsızlık duyduğu Kuzey Kore’nin yeryüzündeki tek müttefiki ve destekçisi Çin. Biraz da Rusya desteği var arkalarında. ABD bu konuda Çin’in daha aktif davranmasını istiyor.
Hatırlarsanız konuyla ilgili olarak 6 ülkeli bir müzakere grubu kurulmuştu. ABD, Güney Kore ve Japonya bir tarafta; Çin, Rusya ve Kuzey Kore diğer tarafta.

Obama dış politikada devlete teslim oldu


Obama, seçim propagandası sırasında Bush yönetimini İran ve Kuzey Kore ile müzakereleri keserek bu iki ülkeyi nükleer silah geliştirme çalışmalarından caydıramamakla suçlamış ve kendisi başkan seçilirse doğrudan müzakere ederek ABD halkının ve uluslararası toplumun beklentilerini doğrudan yüzlerine söyleyerek sorunu çözeceğini iddia etmişti. Takipçi okur, bu konuyu daha önce “Obama’nın ekseni kaydı” şeklinde eleştirdiğimizi hatırlayacaktır. Malum, ABD Kuzey Kore ile müzakere masasına oturmuyor ve geçen yılki saldırıları müzakere masasına oturmak için kışkırtma olarak değerlendiriyor. Çin ise ABD’nin doğrudan Kuzey Kore ile masaya oturmasının daha etkili olacağını vurguluyor.
Öte yandan Çin de ABD’nin Tayvan’a desteğinden ve silah satışından rahatsız. Malum, geçen yıl Obama hükümeti Tayvan’a 6,5 milyar dolarlık silah satışı yapmak istedi. Ancak Pekin bu planı şiddetle protesto etti.
Çin, ABD’nin Çin Denizi yakınlarında askeri tatbikat yapmasından da rahatsız. Tibet konusu da Çin’in rahatsız olduğu konulardan. İnsan hakları ihlallerinin sürekli batı tarafından kaşınması da Çin’i rahatsız ediyor. Malum, bu yıl da Nobel Barış Ödülü Çinli bir yazara gitti. Hatırlarsanız ödüle layık görülen Liu bir makale nedeniyle 11 yıl hapse mahkûm edilmişti ve halen hapishanede. Bu makalede Liu tek parti yönetiminden demokrasiye geçişi savunuyordu.
ABD, ayrıca Çin’den İran konusunda da destek istiyor.

Çin, ordusunu modernize etmek ve küçültmek istiyor

Çin (halkın özgürlük) ordusunun modernizasyonu konusunda da ABD’den destek ve işbirliği istiyor. Çin daha küçük ve daha aktif bir ordu istiyor. En azından siyasilerin fikri böyle.
Herkes krizden çıkış önlemi olarak savunma harcamalarını kısarken Çin, 2010 yılında savunma harcamalarını yüzde 7.5 artırmıştı. Bu da en az 80 milyar dolarlık bir bütçe demek.
Çin, askeri uçak taşıyan gemi inşa ediyor, radara yakalanmayan uçak üretti, savaş gemilerine yönelik olarak balistik füze yapıyor vs… Bu anlamda ABD bölgesel dengelerin geleceğiyle ilgili olarak Çin’i yakından takip ediyor. ABD’nin müttefikleri de bu gelişmeyi kaygıyla izliyor. Geçen yıl bir balıkçının Japonya ve Çin arasında nasıl bir gerilime neden olduğunu hatırlayın.
Çin ayrıca ABD’yle uzay araştırmaları konusunda işbirliği istiyor. Ancak Cumhuriyetçiler NASA’nın Çin’le işbirliği yapmasına karşı. Çin ise bu konuda çok ısrarlı ve işbirliği istiyor. Belki ABD nezaketen bir astronotu uzay üslerinde misafir edebilir, yorumları yapılıyor. (Aklınıza ne geldiğini biliyorum. Bir yurttaş olarak ben de mahcup olmuştum).
ABD ve Rusya’dan sonra Çin de 2008 yılında uzayda (Ay yüzeyinde değil) yürüyüş yapan astronot göndermişti. Ayrıca Çin insansız uzay aracıyla 2012 yılında aya iniş planlıyor.

İki liderin de gövde gösterisine ve dış politikada başarıya ihtiyacı var

Geçen Cuma son bulan ziyaret iki taraf için de bir gövde gösterisi niteliği taşıyordu. Obama geçen yıl Kasım ayında yapılan seçimlerde Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu Cumhuriyetçilere kaptırmıştı. Ayrıca 2009 yılında Çin ziyareti sırasında zayıf kaldı eleştirileri vardı.
Obama’nın 2012 yılında yapılacak seçimlerdeki başarısı bu yıl “büyük bir işe” imza atmasına bağlı. O nedenle 2011 yılında dış politikada daha aktif bir Obama bekleyebiliriz. Ancak şu ana kadar Afganistan ve Pakistan sorununda bir ilerleme kaydedilemedi. ABD askeri bu yıl Irak’tan çekilecek. Bu çekilme belki durumu kurtarabilir, şeklinde yorumlar yapılıyor. İran ve Kuzey Kore konusunda Çin’in desteği de önemli olabilir. Bu çerçevede 2011 Kasım ayında yapılacak 21 üyeli APEC zirvesi de önemli. Çünkü ABD bu zirveye ev sahipliği yapacak ve bir Transatlantik Paktı imzalayacak deniyor.
Obama, Mayıs ayında Fransa’da yapılacak G8 toplantısından da medet umuyor olabilir. Ayrıca bu yıl Rusya Dünya Ticaret Örgütü'ne katılacak. Bu da önemli bir gelişme olacak. Bu anlamda eski düşmanla normal ticareti de Obama önemsiyor olabilir. 2011 yılında daha fazla serbest ticaret isteyen ABD’den Doha görüşmelerini hızlandırması da beklenebilir.
2012 yılında Hu da başkanlığı yardımcısına bırakacak. ABD’ye karşı dirayetli durmak ve ülkesinin çıkarlarını iyi savunmak Çin’de çok takdir görüyor.

Sonuç malum

Biz yorum katmadan sadece mealen çevirelim. David Rothkopf, “Running the World: The Inside Story of the National Security Council and the Architects of American Power”; yani Dünyayı Yönetmek: Ulusal Güvenlik Konseyi’nin ve Amerikan Gücünün Mimarlarının Gizli Hikâyesi” adlı kitabın yazarıdır. Diyor ki:
“Biz halen savaş sonrası tek kutuplu dünyadan kalmışlıkla mücadele ediyoruz. Halen Amerikalılar dünyanın süper gücü olduğumuzu sanıyor ve dış politikamızın amacının muktedir (severeign) ülkelerin onlardan istediğimizi yapmaları olduğunu sanıyor ve dünyaya bakış açımız ve küresel liderliğimizle ilgili rüya görüyorlar. ABD için ne Avrupalı müttefikler, ne Brezilya, Çin ve Hindistan gibi giderek bağımsızlaşan ve güçlenen ülkeler güvenilir; ne de artık kendi ulusal çıkarları peşinde koşan bu ülkeler ABD tarafından etki altında bırakılabilir.”
Yazımızın ilk gününde alıntıladığımız Hu’nun görüşüyle bitirelim:
“ABD tarafından kurulmuş olan ve ABD Doları'na dayalı uluslararası para sistemi soğuk savaşın ürünüdür. Soğuk savaş döneminin sıfır toplamlı oyun zihniyetini bırakmanın zamanı gelmiştir.”
Yazı dizimiz burada sona erdi.

Yazarın Diğer Yazıları

2015 ve T24’e veda yazısı

2016; insanlığa, ülkemize, T24 okuruna, yazarına, çalışanına ve T24’e şans getirsin

ABD 14 yıldır terörle savaşıyor, sonuç: Terör saldırıları yüzde 6 bin 500 arttı!

“ABD işgalinden önce Irak’ta hiç intihar saldırısı olması ama, 2003 yılından bu yana 1892 intihar saldırısı oldu"

Rusya, Batı’nın yaptırımlarına daha ne kadar dayanabilecek?

Gazprom biterse Putin biter. Sonra sıra Çin’e gelir. Çin karışırsa dünyayı dolarsızlaştırma ittifakı, yani BRICS tamamen biter