16 Nisan 2022

Bütçe verilerinde ne görünüyor?

Gelir 155.9 milyar, harcama 224.9 milyar TL

Mart ayı merkezi yönetim bütçe sonuçlarının ana kalemlerine bakılırsa bütçe açığı 68.9 milyar TL açık vermiş. Gelir 155.9 milyar, harcama 224.9 milyar TL.

Üç aylık toplamda ise 602.5 milyar TL gelire karşılık, 571.7 milyar TL harcamayla nette 30.8 milyar TL bütçe fazlası oluşmuş.

İşin doğrusu, bazı kalemler var ki bunlar bütçe gelirlerini de bütçe fazlasını da şişiren kalemler. Birincisi, Merkez Bankası’nın kârından geliyor. (*)

Merkez Bankası’nın 45 milyar kârı ile önceki yıldan 4.3 milyar ihtiyat akçesi olmak üzere 49.3 milyar TL bütçeye aktarıldı. İktidar bunu alışkanlık haline getirdi; kâr yoksa yaratılıyor. Merkez Bankası hükümetin banknot matbaası olarak görülüyor.

İkinci şişirme kalem, Hazine borçlanmalarında daha önce ihracı yapılmış ama yeniden piyasaya satılan tahvillerin üzerinde bulunan kuponların gelir olarak bütçeye yazılması. Başta TÜFE’ye endeksli tahviller, ilk ihraç edildiklerinde değeri 100 iken, zamanla enflasyona endeksinden değeri artıyor; Hazine aynı tahvili yeniden ihraç ettiğinde diyelim ki 160’a ulaşmış şişmiş fiyatla bankalara satarken, 100’lük ilk ihraç fiyatına göre aradaki farkı ‘gelir’ olarak yazıyor. 100 ana para borçlanma, 60 ‘faiz geliri’ olarak. Oysa nakit olarak borç alınan bir tutar bu.

Bu kalemde 3 aylık toplam ‘gelir’, 21.8 milyar TL olmuş. İhraç tarihinde ‘gelir’ yazılan bu kuponlar vadede gelecekte ödenecek bir gider olacak. Bu iki kalemden üç aylık dönemde şişirme biçimde 70 milyarlık gelir bütçeyi fazlaya çeviriyor.

Kur Korumalı Mevduat

‘Kur Korumalı Mevduat’a (KKM) kur farkı olarak bütçeden 11.7 milyar TL ödeme yapıldığı görülüyor. Aslında bu gider kaleminin başka bir kalem altında saklanmamış olması şaşırtıcı. Zira köprü, otoyol ve şehir hastanelerine yapılan ‘katkı payı’ ödemeleri şeffaf bir harcama kalemi olarak gösterilmiyor.

KKM’de mart ayının son 10 gününde vadesi gelen hesaplara ödenen 11.7 milyar TL henüz bir şey değil. (Benim şeffaf olmayan bilgiler üzerinden hesabım; Mart sonuna kadar 14 milyar TL, Nisan sonuna kadar toplam 25 milyar TL idi. Bütçeden ödenen yanında Merkez Bankası’nın da yaptığı kur farkı ödemesi de var. Dolayısıyla hesap tutuyor)

Bir karşılaştırma için şuna bakalım; bütçeden tarım ve hayvancılığa yapılan cari transferlerin üç aylık toplamı, KKM için sadece martta ödenen 11.7 milyarı bulmuyor.

Ankara’yı yönetenler gıda fiyat artışlarını ‘birtakım fırsatçılara’ zimmetlemeye çalışırken, tarım ve hayvancılığa 3 ayda çeşitli kalemlerden ödedikleri destek, yanlış politikaları örtülemek için ‘icat edilen’ bir aylık KKM kur farkı etmiyor.

Sübvansiyonun anası

Enerji uzmanlarına bakılırsa Türkiye vadesi gelen doğal gaz kontratlarını risk alarak yenilemediği için spot piyasadaki fiyatlardan almak zorunda kaldı. Buna bir de son 6 ayda ve de Şubat’taki Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ile ortaya çıkan fiyat patlaması eklenince Türkiye’nin enerji faturası da patladı.

Bunun bütçedeki izleri, BOTAŞ’a ‘borç verme’ olarak yer alan kalemlerde izleniyor. Açıklanan bütçe gider verilerine göre; Mart ayında 37 milyar aktarılmış. Böylece yılın ilk üç ayında BOTAŞ’a toplam 52.4 milyar fon aktarılmış. Son 1 yılda ise bu tutar 102.7 milyar TL’ye ulaşmış. Buna 24 milyar TL’lik görev zararı transferi de eklenince BOTAŞ’a aktarılan bütçe ödeneği 126.7 milyar TL’yi buluyor.

Uluslararası piyasalarda yaklaşık 200 dolar olan doğal gaz fiyatı 1000-1500 dolara patlayınca bu sonuç kaçınılmaz ama, döviz kurunu ‘nevi şahsına münhasır faiz takıntısı’ ile patlatmanın bedeli de bu bütçe patlamasının içinde.


(*) Malum yıl sonunda muhasebe ‘taklasıyla’ zarardaki hesapların kâra dönmesi bir günde oluşmuş, Merkez Bankası da bu konuda açıklama yapmamış, şeffaf yaklaşmamıştı. Sadece 29 Mart’ta yapılan Genel Kurul sonrası yayımlanan Yıllık Rapor’da yer alan küçük bir not var. Bu notta hangi ihtiyaçtan yöntem değişikliği yapıldığı anlatılmıyor. Bu notu okuyunca Merkez Bankası’na sordum yanıt vermediler. Ayrıca Merkez Bankası’nın Bağımsız Denetçi Raporu’nu hazırlayıp uygunluk imzası atan EY üyesi Güney Bağımsız Denetim ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Anonim Şirketi denetçisi Damla Harman’a da yolladığım yazılı soruya yanıt gelmedi.

Yazarın Diğer Yazıları

4 ayda 30 milyar dolara ne oldu?

Arka kapıdan rezerv satışı, kötü yönetimin, riskli 'icadın' hasarının, bir içi boş teorinin yanlışlığının üstünü örtmek için yapılıyor artık

En pahalı 'manda edebiyatı'

5 buçuk ay önce ‘Enflasyonu patlatırsınız' uyarısı yapan iktisatçıları ‘mandacı’ diye etiketleyen Ankara siyasetinin, hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısına düşen halka manda yoğurdu tavsiye etmesinden daha büyük bir kara mizah olabilir mi?

Şarabın güdük ekonomisi

Tarım ve ticaret politikasını yürütenler halâ “sofralık üzümü kurut, sat” basamağında kalmış durumda. Ancak hamasi konuşmalarda ‘katma değerli ihracat’ söylemiyle şampiyonluğu ise kimseye bırakmıyorlar