09 Mayıs 2021

"Toksik Yönetici" ile nasıl başa çıkılır?

Toksik yöneticinin vereceği zararı engellemek için erken uyarı sinyalleri görebilmek, sadece insan kaynakları bölümünün değil, tüm şirket yönetimin sorumluğu olmalı

Şirketler, uzun süredir “toksik çalışan” tanımlamasını kullanmasına rağmen, “toksik yönetici” ve “toksik kültür” kavramlarına hala uzak. Bu kavram, ilk olarak Dr. Marcia Lynn Whicker tarafından 1986 yılında kullanıldı. 

Toksik kelimesi hücrelere ve yaşayan dokulara kimyasal, biyokimyasal ya da radyoaktif nitelikte zararlar veren her türlü madde demek. Bu sıfatı yönetici kelimesinin önüne koyduğumuz zaman, zararlı davranışları ile çalışanları ve iş yerini zehirleyen bir potansiyeli tanımlıyoruz. 

Gallup tarafından bir araştırma, çalışanların %50sinin, çalışma hayatlarının herhangi bir döneminde, hayatlarını iyileştirmek amacıyla, yöneticilerinden kaynaklı sebeplerle işinden ayrılmak zorunda kaldığını söylüyor.

New York Mount Sinai Tıp Fakültesi Duygusal ve Sosyal Zekâ araştırma merkezinden Roy Lubit toksik yöneticileri 4 başlıkta sınıflıyor.

Narsistler

Bu grup çoğunlukla sadece kendi itibarı ile ilgilenen, küstah ve kibirli davranışlar sergileyen, empati kuramayan, vicdan azabı duymadan başkalarını kendi çıkarları için kullanan yöneticilerden oluşuyor. Özgüven eksikliğinden muzdarip bu grup, çalışma arkadaşlarına karşı buyurgan davranmakta sakınca görmezler.

Agresifler

İş dünyasını yırtıcı hayvanların mücadele alanı olarak gören bu profil, yeterince yırtıcı olmazsa yem olacağı endişesi ile hareket eder. Kendi davranışlarının başkalarını nasıl etkilediğinin farkında olmadan agresif ya da pasif agresif davranışları fütursuzca sergilerler. Streslerini ve duygu durumlarını kontrol etmekte zorlandıkları açıklıkla göze çarpar.

Katılar

İşleri kendi bildikleri yoldan yapmak için ısrar eden ve tüm çalışanların kendisi gibi davranmasını bekleyen yöneticiler. “Yapmalısın” ve “yapmalıydın” kelimeleri sözlüklerinin tepesinde yer alır. Hata yapma korkusuyla kararsız ya da hareketsiz kalmaları yaygın bir durumdur.

Yetersizler

Pek çok yönetici zaman zaman depresyon, endişe bozukluğu, alkol, tükenmişlik sendromu, dikkat eksikliği gibi sorunlarla boğuşuyor olabilir. Bu durumla baş etmekte zorlanan yöneticileçalışanlar ve çalışma ortamı üzerinde olumsuz etkiler yaratır. 

Toksik yöneticiyi deşifre etmek, tanımlamak kolay.

Çalışanlara bir eşya ya da makine gibi davranmak, takım performansından çok bireysel performansa odaklanmakbireyleri yarıştırmak, nezaketsiz ve kaba olmaktan çekinmemeksürekli negatife odaklanmak, eleştirel ve iğneleyici sözleri dilinden düşürmemek, ekipte ortaya çıkan tüm başarıyı kendine mal etmekve başarısızlıklarda başkalarını suçlamakelini taşın altına sokmamakkendisine karşı ses yükseltme çabalarını gördüğünde mobbinge başvurmaen tipik davranışlar.

Toksik yönetici ile başa çıkmak için isteyen çalışanlar ne yapmalı?

  • • Mümkünse hemen kaçın; bölüm veya şirket değiştirmek hızlı çözümMaalesef yenisinin daha iyi olacağının garantisi yok.
    • Daha çok çalışın. Fark yaratacağınız iş sonuçları insan odaklı olmayan yöneticinin dikkatini çekecektir. Yöneticiniz sizi kaybetmekten çekinebileceği gibi, onunla kaçınılmaz çatışma durumlarında şirketinizin sizi koruma olasılığı artar.
    • Tüm çalışmalarınızı açık, net ve yazılı getirin. Özellikle e-posta kullanımını artırarak tüm talimatların, yönlendirmelerin, yorumların, fikirlerin, kararların belgelenmesini sağlayın. Böylece çatışma durumlarında eliniz güçlenmiş olur. İnkâr, suçlama, sorumluluk almama gibi yaygın davranışlar sergilediklerini unutmayın.
    • Toksik davranışlardan ötürü, özgüveninizin ve motivasyonunuzun düşmesine izin vermeyin. Düşük motivasyonun performansınıza negatif etki yapacağını ve kariyerinize zarar vereceğini farkında olun. Gerekirse psikolojik destek alın. 
    • Değişmesini beklemeyin.
    • Şirket kültürünüzün olanak verdiği ölçüde, işe yarama olasılığı düşük olsa da kişinin kendisine ve insan kaynakları bölümüne geri bildirimler vermeyi deneyin.

Konuyu ciddiye alan şirketlere düşen sorumluluk ne?

1. İnsan kaynakları bölümü olarak bu tip yöneticilerin kolay gözlemlenmesini sağlayacak süreçler kurun. Biraz merak ve detektiflik işe yarar.
2. Çalışan bağlılığı, çalışan motivasyonu, çalışan turn-over oranı, çalışanların işten çıkış sebepleri gibi kolay ölçülebilir göstergeleri yakından ve ciddiyetle takip edin. Müşterilerinize gösterdiğiniz özenden fazlasını çalışanlarınıza gösterin. Hastanın kalp krizinden ölmesinden önce düzenli check-up yapılmasını sağlayın. 
3. Şirket kültürünü değiştirin. Şirketlerde toksik yöneticilerin ortaya çıkmasının en önemli nedeni, şirket kültürünün bu duruma tolerans göstermesidir. Toksik yöneticinin finansal verilere katkısı yüksekse, bıçak kemiğe dayanana kadar hoş görü görebilir. Kültürünüzü değiştirin demek kolay, yapmak zor.
4. Toksik yöneticiyi detoksa sokun. Artık kiminle ve neyle uğraştığınızı biliyorsunuz. Yüzleşmekten çekinmeyin. Ciddi bir toplantı ile kişiye sorunu anlatın. Yönetici bir zorbaolarak algılanıyorsa, bunu açıklıkla söyleyin. Çok sert olmasanız bile, konunun ciddi olduğunu, takip edileceğini ve bu konudaki performansının not edileceğini söyleyin. Değişme ihtimalinin düşük olduğunu unutmadan değişim için bir süre koyun ve bekleyin. 
5. Gerektiğinde toksik yönetici ile vedalaşın. Sepetteki çürük elmanın tüm sepeti çürüteceğini göz önüne alarak aksiyona geçin. Çalışan bağlılığı konusunda samimi bir şirketseniz bu öneriyi hızlı ve kolay bir çözüm olarak yabana atmayın.

Çalışan bağlılığın çok düşük olduğu, gerçek yetenekleri çekebilmek için ciddi mücadele edildiği bir iş dünyasında, toksik yöneticinin vereceği zararı engellemek için erken uyarı sinyalleri görebilmek, sadece insan kaynakları bölümünün değil, tüm şirket yönetimin sorumluğu olmalı.

Yazarın Diğer Yazıları

Güney Kore mi, Türkiye mi? Aynı yolun yolcusu mu, ayrı dünyaların insanı mı?

Tarih içerisinde başa baş rekabet ettiğimiz Güney Kore, Türkiye'den 4 kat daha fazla milli geliri, dünyanın en önemli markalarını yaratmış iş dünyası, yüksek kalitede eğitim seviyesi ile çekilen sıkıntılara değen sonuçlara ulaşmış

Endüstri 4.0 tünelin ucundaki ışık mı, yoksa üstümüze gelen tren mi?

Endüstri 4.0'ın diğer devrimlerden daha yıkıcı, çarpıcı ve kalıcı etkilerinin olacağı açık bu dönemde her şey insanlara ve değerlerimize bağlı

Türkiye'de çalışma şartlarımız nasıl? Bizi nasıl bir iş hayatı bekliyor?

Çalışan haklarının yetersizliği, işsizliğin yaygın olması, ücretler genel seviyesinin düşüklüğü, gelir dağılımın dengesizliği, kadınların iş gücüne olumsuz şartlarla katılımı, coğrafyanın kader olması gibi faktörleri değerlendirdiğimizde ülkemiz çalışanlar için parlak bir tablo çizmiyor