23 Eylül 2009

Dansın Coşkulu Buluşmasından Notlar

18 Eylül’de başlayan altı günlük dans festivali bugün (23 Eylül 2009) sona eriyor.


                                                                       (Fotoğraflar: GÖKAY GENÇ)

18 Eylül’de başlayan altı günlük dans festivali bugün (23 Eylül 2009) sona eriyor. İzmir’den Caliente Dans Okulu ve Tekirdağ’dan Tekirdans’ın organize ettiği TR Dans Festivali Lübnan, Fransa, Hindistan, Amerika, Portekiz, Yunanistan, Almanya, Rusya ve İspanya’dan katılımcılarıyla dansseverlere bayram boyunca büyük bir fırsat sundu.

Dans okulları arasında olan rekabetin yumuşadığını, sektörü geliştirmek ve ilerletmek için güç birliği yaptıklarını görmek sevindirici. Sanatta olması gereken destek ve yardımlaşma ile ortaya çıkan kolektif projeler Türkiye’nin uluslar arası alanlarda daha görünür olmasını sağlayacaktır.

Oryantal dansı eski popülaritesini kaybetmiş. Dansözlüğünün yanı sıra uzun süredir eğitmenliği ile de sanatını geniş kitlelere yayma misyonu üstlenen Tanyeli’nin atölyesi beklediğim izdihamı yaşamadı. Ama Tanyeli’nin oryantal dansını tanımlaması ve egzersizler katılımcıları memnun etti. Oryantale merak salanların gözdesi Shakira kemerleri ise çok rağbet görmedi.

Aytunç Bentürk’ün salsa atölyesi yoğun katılım gösterilen bir çalışmaydı. Aytunç’un eğitim sırasındaki disiplini öğrencilerine sıcaklığının ve mütevazı yaklaşımının önüne geçmiyor. Bahadır Efe’nin hip hop ve R&B atölyesi, taşıdığı enerji ve dinamizmle izlenmeye değer kılıyordu.

Erkek katılımcılar kostümlü partiye giderken bile bir kostüm giymenin kendisini bozacağını düşünüyor. Bazı katılımcıların “herkes maske takmamışsa ben de takmayı düşünmüyorum” mazereti de ilginçti. Partilerin giyim kodlarına uymak bir kültürdür esasında. Dansa tutkun gençlerin bu konudaki muhafazakârlıklarını kırması gerek.

Dans sanatında bedenin performansı ve koreografi kadar giyilen kostüm de ortaya çıkan eseri etkiliyor. O nedenle özellikle uluslararası yarışmalarda dansçılar özenle çizilmiş ve tasarlanmış kostümleriyle de dikkat çekiyor. Usta mizah yazarı rahmetli Suavi Süalp’in kızı Merih’in tasarladığı dans kostümleri yabancı konukları büyüledi. Merih Süalp’in Cihangir Firuzağa kahvesinin arkasındaki atölyesini ziyaret etmekte fayda var.

Konseptli partilerle, atölye çalışmalarıyla ve dostluk ortamıyla dansın kucakladığı insanlar bayramı gönüllerince yaşama imkânı buldular. Görünen o ki bir sonraki buluşmalar dört gözle beklenecek.


Yazarın Diğer Yazıları

Bir Avuç Gökyüzüne Bakış

Bir avuç insan; iki bin de olsak beş bin de… Yanında, yamacında, arkasında değil resmen karşısında ise sayıyla ifade edilemeyecek ölçüde bir büyüklük; bir zihniyet…

'Deliler gösteriyor körlere yolu'

Geçen Cumartesi akşamı Kocaeli Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun davetlisi olarak az sayıda eleştirmen dostumuzla İzmit’e Kral Lear’ın galasına gittik

Sanatçı muhafız olmaz

Klasik müzik dünyasında besteciliği ve konser piyanistliğiyle haklı bir üne sahip bir sanatçımız Fazıl Say