16 Eylül 2013

Beyaz Türk duası: Gül Başbakan, Erdoğan Cumhurbaşkanı olsun!

İş dünyasının önemli isimlerinden biri… Sadece kendi şirketinde değil “patronların etkin örgütlerinde de aktif..." İki hafta önce siyaset ve ekonomi üzerine hazırladığım bir çalışma için uzun bir görüşme yaptık. Sıkıntılı ve stresliydi.

İş dünyasının önemli isimlerinden biri…
Sadece kendi şirketinde değil “patronların etkin örgütlerinde de aktif..."
İki hafta önce siyaset ve ekonomi üzerine hazırladığım bir çalışma için uzun bir görüşme yaptık.
Sıkıntılı ve stresliydi.
Hükümetin insanların yaşam alanına müdahale ettiğini, başta Suriye, Ortadoğu politikasında Türkiye'yi riske atacak hamleler yaptığını, çözüm süreci ile ilgili kaygıların arttığını bütün bunların ekonomi için de tehlike yaratmaya başladığını düşündüğünü söyledi.
Sonra da ekledi:
“Sana yakın çevremle de paylaştığım bir görüşümü aktarayım. Daha doğrusu bir Beyaz Türk duası. Erdoğan cumhurbaşkanı, Gül başbakan olsun. O zaman ülke rahatlar.”

Açıkçası bu kadar eleştiriden sonra böyle bir final beklemiyordum.
“Muhalefete niye şans tanımıyorsunuz?” diye sordum.
Burada adını yazmayacağım özellikle ekonomi kökenli birkaç isim saydı “Onlara mı emanet edeceğiz geleceğimizi yani” diye yanıt verdi.

Bir başka görüşme…
Bu kez “renkli gece hayatının parlak isimlerinden” biriyle…
O da sıkıntılı…
Ama muhalefetle ilgili derin bir endişesi var.
AK Parti içinden farklı isimlerin liderliğiyle ilgili beyin fırtınası yapıyor.
Galatasaray – Antalyaspor maçı öncesi Ali Sami Yen Arena…
Önemli bir holdingin CEO'su…
Önce şikayet, özellikle sokak olaylarından duyduğu derin endişe…
Sonra ilerleyen cümlelerde “İyi de kim gelecek?” sorusu..
Uzun bir Ali Babacan övgüsü…
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile ilgili olumlu görüş…
Diğer işadamına benzer bir şekilde Gül”ün başbakan olması ihtimali üzerine birkaç cümle…

2007 yılında cumhurbaşkanlığı yolunda, üzerinde neredeyse darbe gerginliği yaratan Gül'ün ismi (27 nisan e muhtıra) bugün “gerilen ülkenin rahatlaması için” çıkış olarak görülüyor.

Yaptığım çalışmayla ilgili olarak onlarca görüşmeyi anlamlandırmak için bu kez kamuoyunun önemli araştırma şirketlerinden birinin yöneticisiyle görüştüm…
Rakamlardan bahsetti bana: Kararsızlarla AK Parti arasındaki değişim ayna gibidir.
Seçmen mevcut partiden rahatsız, ama o zaman şu partiye oy veririm diyebileceği bir güveni hissedemiyor. Çözümü yine mevcut iktidar içindeki değişik isimlerde arıyor.
Partileri ve siyaseti yakından izleyen bu isme göre toplumun önemli bir kısmı “tırnakları törpülenmiş bir AK Parti iktidarına fit..."
Tabii oy kaybetmeleri, hatta seçim kaybetmeleri de mümkün. Ancak aynı analist, toplum büyük bir şoka girmezse önümüzdeki seçimlerde de Erdoğan liderliğindeki partinin başarılı çıkacağını düşünüyor.

Peki nedir şoklar?
Hükümet için en büyük risk Suriye'deki olayların daha geniş bir şekilde Türkiye'ye yayılması…Yayılmada kasıt “Alevi-Sünni” gerginliği…
Sokakların karışması ve özellikle çözüm sürecinin yarı yolda kalma ihtimali…
 
Önümüzdeki mart ayında yapılacak seçimlerin, her ne kadar yerel seçim dahi olsa, oy verirken siyasi hesaplaşmanın da gündemde olacağı açık.

Şu anda AK Parti Hükümeti'ne kendi içinden çıkacak isimlerden başka rakip olarak görülen bir parti yok. Ancak son dönemde Mustafa Sarıgül'ün adı öne çıkıyor. Siyaseti iyi izleyen bir eski politikacı “Çare Sarıgül değil ama çaresizlikten Sarıgül” diye bir tanımlamada bulundu.

Bu yaklaşımı Sarıgül'ün Türkiye Değişim Hareketi'ni ilk kurduğu günlerdeki çabası ve kimi fikirlerini bilen birisi olarak “fazla hakkaniyetli bulmadığımı” söyleyeyim. Mustafa Sarıgül'ün CHP”den en geç kasım başında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı gösterileceği kesin gibi. Ama kendisinin yakınlarına çok net ifade ettiği gibi, esas hedefi CHP Genel Başkanlığı. İstanbul kilit şehir. Burayı kazanan önemli bir mesafe katetmiş oluyor. Sarıgül'ün kazanamasa da koyduğu çıpa halen partinin genel başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu'nun İstanbul”da aldığı oyun bir puan üzeri.

Sarıgül"ün çıktığı yurt gezileri, bu gezilerde yaptığı konuşmalar “İstanbul adaylığını yarı final olarak tanımlaması” onu AK Parti”nin karşısında henüz yerini tam bulamamış da olsa (CHP mi, TDH' mi) ismi üzerinde tartışılan yeni bir siyasi rakip olarak konumluyor.

Bitirirken…
Beyaz Türklerin dua ettiği gibi Başbakan Erdoğan cumhurbaşkanı olup  Gül başbakan bile olsa, Erdoğan bulunduğu yerde de etkisini gösterecektir. Önümüzdeki aylar önemli gelişmelere-değişimlere gebe…

Yazarın Diğer Yazıları

Enerjiden, ülke savunmasına Türkiye ‘Rusya kampına’ mı geçiyor?

Savunma Bakanı Akar ve tabii iktidar umalım ki hazırlıkları sağlam yapıyorlardır

AKP’yi iktidara taşıyan 3Y İmamoğlu’na rüzgâr olacak

Yasaklardan yoksulluğa AKP’yi iktidara taşıyan ne varsa şimdi hepsi memlekette fazlasıyla var

100. yılda baş tacı edeceğini hapiste yerde yatırana dönen ülke

19 Mayıs 1919’da özgürlük ve bağımsızlık ateşini yakanlara, bu ülkeye Cumhuriyet’i armağan edenlere selam olsun…