08 Ağustos 2019

Maraş bu defa kesinlikle açılacak. Galiba...

Maraş’ın hayata dönebileceğini gösteren en büyük işaret, bu defa girişimin arkasında Ankara’nın bulunması

KKTC Hükûmeti’nin hayalet şehir Maraş’ta bulunan taşınmazları Rum sahiplerine iade etme projesi, hem Türk hem Rum tarafında kuşku ile karşılandı.

1974’ten bu yana birçok defa pazarlık konusu olan ve açılmasına çalışılan ama açılamayan şehir, 45 yıllık komasından bu defa gerçekten kalkabilecek miydi?

Bir dönem Akdeniz’in en cazibeli turizm merkezlerinden olan, 39.000 kişinin yaşadığı Maraş’ın Rum sakinleri kaçtıktan sonra zamanın yıkımına terk edilmemiş iki bina var. İkisi de Türk askerleri tarafından kullanılan orduevleri.

Geriye kalan bütün yapılar, oteller, bankalar, lokantalar, kiliseler, dükkânlar, okullar, evler talan edilmiş ve harabedir. Altyapı çürümüş, yollar çukurlarla dolmuştur.

“Blöf yapmıyoruz. Bu iş olacak,” diye konuştu Maraş’ın hayaletlikten kurtulma planında başrol oynayan kişilerden biri.

“Maraş’ı bölge bölge, adım adım eski sahiplerine iade edeceğiz. Altyapı sorunlarını da çözeceğiz.”

Ne zaman, hangi bölgeden başlayarak diye sorduğumda, “Sabır,” cevabı aldım.

Rumlara taşınmazların geri verilmesi işini Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK) yürütecek.

TMK Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin verdiği hüküm uyarınca, 2006 yılında kuruldu. İşi Rumların kuzeyde bıraktıkları malları ile ilgili iade, tazminat ve takas taleplerini incelemektir.

Birkaç gün öncesi itibariyle Komisyon’a 6,574 adet başvuru yapılmış ve bunlardan 1,000 tanesi sonuçlandırılmış, yani Rum’a ödenen para karşılığı Türk mülkü haline getirmiştir. 

Sonuçlandırılmayan başvuruların 160 tanesi Maraş’taki mülklerle ilgilidir.

Maraş’ın açılmasının önünde birkaç büyük engel bulunmaktadır.

Bu sene 448 yaşına basmış olan Kıbrıs Vakıflar İdaresi Evkaf, Maraş’ın tamamının Evkaf mülkü olduğunu iddia etmektedir. 

Evkaf’a göre İngiliz sömürge döneminde, 1900’ların başlarında bu mallar “hukuka aykırı bir biçimde” Evkaf’ın mülkünden alınıp “yasal olmayan yollarla” Rumların ve Rum kilisesinin mülküne geçirilmiştir.

Evkaf “gasp edilen” bu malların tazminatlarının ödenmesini ve iade edilmesini istemektedir.

Bu talep tartışmalıdır. Ama Hükûmet, Evkaf’ı üzmek istemiyor. Bulduğu çare, Maraş’ta malı bulunan herkes gibi, Evkaf’ın da Taşınmaz Mal Komisyonu’na başvurmasıdır. 

Komisyon başvuruyu kabul ederse ne âlâ. Reddederse Evkaf, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurabilir. Ancak Mahkeme, tarihi bu kadar eski mülkiyet iddialarına bakmadığı için bu talebin geri çevrileceği kesindir.

İkinci engel Birleşmiş Milletler olabilir. BM Güvenlik Konseyi’nin Maraş’ın “yasal sahiplerine” iadesi ve şehrin “BM kontrolünde transfer edilmesine” dair birkaç kararı var.

Yetkililerden öğrendiğim, BM’nin Maraş’ın Türk kontrolünde eski sahiplerine geri verilmesine karşı çıkmayacağıdır.

“Çıkarsa” dedi kaynağım, “onlar da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurabilir. Ama böyle bir şey olmayacaktır çünkü Mahkeme’nin kararının menfi olacağı bellidir.”

Maraş’ın hayata dönebileceğini gösteren en büyük işaret ise bu defa girişimin arkasında Ankara’nın bulunmasıdır.

“Bize güvendiler ve Maraş’ı bize teslim ettiler,” dedi kaynağım. “Biz de gereğini yapacağız. En kısa zamanda.”

 

Yazarın Diğer Yazıları

Ev düşünceleri

Bir evde yaşayan veya yaşayanlar ayrıldı mı, evin ruhu da onlarla beraber gider

Verimli olmak istiyorsanız tatil

Türkiye’de, sadece basında değil her kurumda, sadakat ehliyetten önemlidir

Üç yüz bin ağaç, bir trilyon ağaç

Yeşillik yoksa bildiğimiz şekliyle hayat da yoktur