26 Eylül 2017

Demokrasi halkın bağırdığı şeydir

Demokrasi, sadece bir haklar ve özgürlükler düzeni değildir. Bir ortamdır. O ortam olmadan ne ilerleme, ne huzur, ne refah, ne de barış olur

Demokrasiden uzaklaşmakta rekora koşan bir ülke var. Adı Türkiye.

Türkiye geçen 10 yıl içinde, özgürlüklerin en çok aşındığı ülkeler listesinde ikinci sıraya yükseldi.

Freedom House - Özgürlük Evi - adlı kuruluşun hazırladığı listede  bir numarada Orta Afrika Cumhuriyeti var. 

Türkiye Gambiya ile (Gambiya ile!) ikinci sırayı paylaşıyor. Üçüncü sırada Mali var.

Olayı daha iyi bir perspektife oturtmak için İsveç’in puanının 100, Türkiye’nin puanının 28 olduğunu söyleyeyim.

Daha spesifike inecek olursak, özgürlükler ve siyasi hakların aşınmasında, Türkiye geçen sene Güney Sudan ve Libya’yı (Güney Sudan ve Libya!) da arkada bırakarak ve on beş puan birden düşerek birinci sıraya yükselmiş durumda.

Hikâye burada da bitmiyor.

Özgürlük Evi’nin 2016 derecelendirmesine göre, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ile Avrasya – yani Müslüman ve Türki devletlerin bulunduğu bölgeler – demokraside en kötü derecelendirmeye sahip.

Bunun nedeni açıktır. Bu ülkelerin tamamında yönetim, rant üzerine kuruludur. Rant düzeninin demokrasiye ihtiyacı yoktur. Tam tersi, o düzenin büyüyüp serpilmek için otoriter rejimlere ihtiyacı vardır.

Bilmiyorum Özgürlük Evi’nin bulguları sizde ne hissi uyandırdı.

Bende uyandırdığı his, derin bir can sıkıntısı ve bıkkınlık oldu – aklınıza gelebilecek her sahada geri olan ve olduğu yerden emin adımlarla daha da geriye giden bir ırkın üyesi olmak ruh çökertici bir şey.

Daha beteri, durumun  düzelme şansının olmaması.

Demokrasi, sadece bir haklar ve özgürlükler düzeni değildir. Bir ortamdır. O ortam olmadan ne ilerleme, ne huzur, ne refah, ne de barış olur.

Bu anlayış Türkiye’de tedavülde değil.

*

Puanı 90 ile 100 arasında otuz ülke var.

Bunlardan bir tanesini yakından tanıyoruz: 94 puan ile 19’uncu sırada olan Kıbrıs Cumhuriyeti.

Ne yazık ki tanınmamış olduğu için KKTC’yi araştırma kapsamına almamışlar. Almış olsalardı ilk 30 – hadi ilk 35-40 diyelim – ülke arasında bir de Müslüman ülke olurdu.

*

Demokrasi   olmadan ne ilerleme, ne huzur, ne refah, ne de barış olur
 

Uzun yıllardır siyasetin içinde olan ama hiçbir zaman politikacı olmamış, değerlendirmelerine saygı duyduğum bir arkadaşım var. 

“Demokrasi halkın bağırdığı şeydir,” der. “ Halkın bağırmadığı şey demokrasi değildir.”

Sanırım bu Türkiye’nin demokrasiden ricatını çok iyi anlatıyor. 

Türkiye’de halk “demokrasi” diye bağırmıyor. Yöneticilerin derdi ise bambaşka.