29 Nisan 2011

Merkez Bankası’nda “bekle-gör” dönemi

Merkez Bankası dün yayımladığı üç aylık enflasyon raporunda, 2011 enflasyon...


Merkez Bankası dün yayımladığı üç aylık enflasyon raporunda, 2011 enflasyon tahmininde bir puanlık beklenmeyen bir revizyona gitti. Oysa, geçen haftaki faiz toplantısı sonrası yayımladığı notta, yıl sonu enflasyonunu % 5,5’lik hedefin bir miktar üzerinde olacağı tahmininde bulunmuştu.  Dünkü raporunda ise % 6,9 olarak açıkladı. 
Bizim tahminimiz de uzun bir süredir % 6,8 seviyesinde bulunuyor.
Merkez Bankası’nın son anketlerinde de, ortalama piyasa beklentisi % 6,9 seviyesini gösteriyordu. Böylece Merkez Bankası’nın projeksiyonlarında, piyasa beklentilerine yaklaşmayı tercih  görülüyor.
Enflasyon tahminindeki revizyon, petrol ve diğer ithalat fiyatlarındaki artışlardan kaynaklanıyor.
Petrol fiyatlarının bu yıla ait tahmini 95 dolardan 115 dolara çekilmiş.
Enflasyon tarafındaki yukarı yönlü revizyona karşın, toplam talep koşullarının fiyat istikrarı açısından bir tehdit oluşturduğu düşünülmüyor. Zayıf dış talep, ekonominin aşırı ısınmadığının düşünülmesinde en önemli etken. Kapasite kullanım seviyelerinin hala kriz öncesi seviyelerin altında olduğuna dikkat çekiliyor.
Ayrıca, para politikasında alınan önlemlerin ikinci çeyrekten itibaren daha belirgin gözleneceği beklentisi korunuyor. 
Ancak, bunun gerçekleşmemesi durumunda yeni önlemlerin alınacağı da ifade ediliyor. 
Yeni önlemler konusunda yılın ikinci yarısına kadar bekleneceği anlaşılıyor. 

Enflasyon tahminlerinde temel alınan faiz politikası varsayımında, “yılın ikinci yarısında sınırlı ölçüde ilave parasal sıkılaşma” ifadesi yer alıyor. 
 
Ayrıca, kredilerdeki genişlemenin % 20-25 bandına inmesi varsayımının da, enflasyon projeksiyonlarına girmesi bu konudaki kararlılığı açık bir şekilde gösteriyor.
Bankalar tarafından talep edilen munzamlara faiz ödenmesinin kısa vadede gündemde olmadığını anlıyoruz. 
 
Merkez Bankası, munzamlara faiz ödenmemesinin önlemlerin etkinliğini artırdığını düşünüyor. Ancak, ileride koşullar elverdiğinde, faiz ödenmesinin düşünülebileceği dile getiriliyor.
Sonuç olarak, enflasyondaki yukarı yönlü revizyon, mevcut önlemlerin işe yarayıp yaramadığına yönelik “bekle-gör” dönemi ve ek önlemlerin gerektiğinde açıklanmasındaki kararlılık gibi unsurlar iç piyasalar üzerinde baskı yaratmaya devam edebilir.
Diğer taraftan, iç talep ve kredilerde gözlenebilecek yavaşlama, bu baskı unsurunu ani bir rahatlamaya da dönüştürebilir.


Yazarın Diğer Yazıları

Altın fiyatları baskı altında

Almanya ve Fransa’nın 2 trilyon Euro’luk fonda anlaştıkları haberi küresel...

Altında güçlü bir hareket beklenmiyor

Küresel piyasalar büyüme endişeleri, Avrupa borç krizi ve Yunanistan

Altında 1500 dolar eşiği kritik

Bu ayın başlarında 1,920.30 $/ons ile rekor seviyeleri gören altın bu...