14 Mart 2016

Yerin dibine batsın!

Bir kan deryasına dönüştürdüğünüz ülke bizim ülkemiz! Bir rakamdan ibaret görüp sayısını dakika dakika arttırdığınız ölüler bizim ölülerimiz

Beş ay içinde üç kez patlamanın yaşandığı bir kentten hem de ülkenin başkentinden bir adam ekrandan bağırıyor...

"Yerin dibine batsın!"

Bir hastanenin önünde…

Çaresiz, öfkeli…

25 hastanenin önünde bekleyen binlerce insandan biri…

"Dininiz de, iktidarınız da, başkanlığınız da, paranız da bir genç kızın hayatı etmez!"

Yüzlerce yaralıdan kendi yakınını bulmaya çalışıyor. Nerede bilmiyor. Yaralı mı, sağ mı…

“Yerin dibine batsın!”

Bir pazar günü insanlara hastane kapılarında yakınlarını aratan iktidarınız yerin dibine batsın!

Bir umut yakınını arayan adamın çaresizliğinden, öfkesinden, sesindeki feryattan soluksuz kalıyor insan...

Bakanlar açıklama yapalı birkaç dakika oldu. Üçü de bir arada. Anladık ki hepsi ‘Güven içinde’ yüzlerce insan yaralı onlarca ölü var…

Sekiz ay içinde tam beş kez bakanlar kameralar karşısına geçip ‘istikrarlı’ bir şekilde 'terör' saldırısını lanetleyip prim vermeyeceklerini söyledi.

İstikrarınız yerin dibine batsın!

Sosyal medya yasak, yayın yasağı var...

İnsanlar yakınlarına ulaşamıyor. Bir umut diye sosyal medyadan yakınlarını görenlere ulaşmaya çalışanlar var.

Bombalar için güvenlik önlemi alamayanlar, sosyal medya için ‘güvenlik’ önlemi almış

Yasağınız yerin dibine batsın!

Beş ay içinde tam üç kez Ankara'daki yakınlarımızı "iyi misin" diye sormak için aradık.

Tam üç kez o telefon sesi sonsuza kadar sürdü…

Tam üç kez o telefonlar açılana kadar soluğumuz kesildi…

Tam üç kez karşımızdakinin "ben iyiyim" deme ezikliğine şahit olduk…

Tam üç kez ilk önce aklımıza yakınlarımız geldiği için utandık.

Yerde yatan insanların sevdiği, annesi, babası yerine koyduk kendimizi. Kalbimizin nasıl hala durmadığına şaşıyoruz. Ve bizden hala soğukkanlı olmamızı istiyorlar…

Yerin dibine batsın!

8 ay içinde binlerce insan öldü, ölüyor.

Ve her ölümün ardından ‘terörle mücadele devam edecek’ açıklaması yapılıyor.

Savaşınız yerin dibine batsın!

Tek bir canın, tek bir insanın kalbi kadar değerli değil hiç birinizin koltuğu. Hesabınızdaki para bir gencin hayalleri kadar kıymetli değil. Hiçbir bayrak bir çocuğun hayatından daha kutsal değil.

Bir kan deryasına dönüştürdüğünüz ülke bizim ülkemiz! Bir rakamdan ibaret görüp sayısını  dakika dakika arttırdığınız ölüler bizim ölülerimiz...

İktidarınız yerin bin kat dibine batsın!

Yazarın Diğer Yazıları

Atiye’yi biliyoruz Gülistan Doku nerede?

Biz bu ülkede bir kadın 'intihar mektubu' bıraktığında gerçekten kendini öldürmüş olabileceğine inanamayız

Yaşlı erkeklerden neden kurtulmalıyız?

Bu dünyayı kadınlar ve gençler yönetiyor olsaydı yaptıkları en büyük hatalar bile yürümekte zorlandıkları halde oturmakta ısrar ettikleri koltuklar için harp etmekten çekinmeyen yaşlı erkeklerin yaptıkları kadar olmayacaktı…

Ve nihayet Şule için adalet… 

Şule'nin tüm hayatını didik didik edip dalga geçer gibi savunmalar yapan sanıklara verilen 'iyi hal' uygulanması mahkemenin ayıbı olmakla birlikte bu dava inadın, ısrarın ve cesaretin kazandığının resmidir