02 Şubat 2020

Yanlış hesap Panama Kanalı'ndan döndü

Son yüzyılın mühendislik şaheserlerinden olan Panama Kanalının yapılış öyküsü içinde insanlığın yaşadığı en büyük trajedilerden bir demet de var; umut, kararlılık, sevinç ve başarı da…

Gerek Süveyş, gerekse de Panama kanal projeleri, "Kanal İstanbul" gibi inat uğruna ortaya çıkarak kişiselleştirilmiş ve "yaparım", "yapacağım" diyerek toplumu geren projeler olmamış. Düşünebiliyor musunuz, Süveyş Kanalı, Hamburg- Bombay arasındaki deniz yolunu neredeyse 8.000 km, Panama da Güney-Kuzey Amerika arasını tam 5.000 km kısaltmakta.

Geçen yazımda bahsettiğim yoksul Nikaragua'nın 50 milyar dolarlık akılcı ve doğayla uyumlu olmayan projesi gibi de değiller yani! Her ikisi de bizimki gibi inadım inat diyerek Katarlılar ya da yandaş cenaha akan olanaklarla katana gibi olmuşlar faydalansın diye yapılmamış.

Son yüzyılın mühendislik şaheserlerinden olan Panama Kanalının ardında binlerce kişinin ölümüne mal olan inşaat süreci, ortaya çıkan beklenmedik bulgulardan dolayı karşılaşılan belirsizlik ve büyük ülkelerin sarsılan prestiji var. Ama yaşananlar bir yana, o da Süveyş gibi ihtiyaçtan doğmuş, şartlar dahilinde olabildiğince akılcı bir şekilde planlanmış ve maddi manevi arkasında durulmuş.

Süveyş Kanalının kahramanı Ferdinand de Lesseps'in adı, Panama kanalı için çıkartılan hisse senetlerinin kısa sürede yoğun talep görmesine yol açmış

Süveyş kanalının kahramanı Vicomte Ferdinand de Lesseps'i bekleyen sürpriz

Fransa Devletinin Mısır temsilcisi Vicomte Ferdinand de Lesseps, ardında büyük bir mücadelenin olduğu parlak fikri Süveyş kanalının açılması ve aynı zamanda akrabası olan 3. Napolyon'un eşi İmparatoriçe Eugenie'nin İstanbul ziyaretinden sonra Fransa imparatorluk yatı "L'aigle" ile törenle inşaatı tamamlanmış kanaldan geçmesiyle hayal projeye veda etmiş. Tören geçişleri sonrasında, ilk ticari geçiş 8 Ocak 1870 tarihinde Fransız Fraissinet şirketinin Asya isimli gemisi ile gerçekleşince, Süveyş kanalının işleyişi rutine dönmüş ve Lesseps'e de emekliliğini yaşayacağı şekilde evinin yolu gözükmüş.

Lesseps 64 yaşın verdiği hazla ve bitirdiği projenin yorgunluğuyla dinlenmek üzere Fransa'ya dönmüş. Süveyş Kanalı gibi sadece çağının değil, geleceğin de görkemli projelerinden biri olarak tarihe iz düşümü olan projesinin gerçekleşmesinin verdiği güçle hayatının baharını yaşayan 20 yaşındaki Madelaine D' Alambert ile evlenmiş. Önlerindeki 10 yıla yakın huzurlu bir zaman aralığı sonrasında Ferdinand de Lesseps dinlenmek şöyle dursun, kendisini çok daha büyük bir projenin içinde bulmuş ve Fransa Devleti tarafından yardımı istenmiş.

Panama Kanalı, modern dünyanın 7. harikası

Okyanuslar arası Panama Kanal Kumpanyası onu işin başına davet edince genç eşine ve oğluna veda ederek yeni rüyasını gerçekleştirmek için yollara düşmüş. Kendisine güvenen Fransa devletinin ve halkının sıcak desteğini arkasında hisseden Lesseps'in inancı piyasaya çıkan hisse senetlerinin de kapışılmasıyla tazelenmiş ve tümüyle proje üzerinde yoğunlaşmış.

Kazıyı yapacak olan ekibin önünde, korkunç bataklıklar, balta girmemiş ormanlar, kayalıklarla dolu 81 km'lik çok zorlu bir parkur varmış ve bu hayalin gerekleşmesi adına 1879 yılında ilk kazma vurulmuş.


Balta girmemiş ormanların açılmasıyla ortaya çıkan bataklıklardan yayılan sivrisinekler, binlerce kişinin sıtmadan ölümüne yol açtı

Kanal inşaatında 20 bin Fransız işçi ölmüş

Böylesine çok büyük bir inşaat projesinde, çok şey önceden düşünülmüş, kılı kırk yaparak planlamalar yapılmış ama unutulan küçük bir detay kazma-kürek sallayarak çalışan işçileri, yatırımcıları ve teknik adamları korku filminde sahne aldırırcasına hazırda bekliyormuş; sivrisinekler...

Kesilen ağaçların, yarılan ormanların ardından beliren bataklıklardan yükselen sivrisinek bulutları gece - gündüz demeden işçilere saldırmış ve bölgedeki tüm ekibin kabusu olmuş. Sıtma, her gün yüzlerce çalışanın canını alırken yaşanan çaresizlik projeyi yürüten ekibi güçsüz bırakmış.

Ferdinand de Lesseps, acımasız kanal çarkının dönen dişlileri içinde yaşama veda eden zavallı işçilerin yerine her daim yenilerini sevk etmiş ama sonuç hep ölümün soğuk yüzüyle karşılaşmış. Üstüne üstlük, işin bütçesindeki inşaat payının öngürüleni aşmasıyla zor duruma düşen Fransa, her geçen gün artan bir şekilde prestijini kaybetmiş.  

De Lesseps, tüm gücünü toplayarak, dört bir yana saldırmış ve tümüyle kendi saygınlığını kullanarak yeni kredi imkanları aramış, yaşanan zorlukları aşma adına çok çalışmış. Gerekli ilave destekleri bulmuş ve tünelin ucundaki ışığı görmeye yaklaşmış da.

Yıllar geçmiş, on binlerce işçinin alın teri ve mezarıyla ilerleyen proje, dağların arasından Pasifik Okyanusuna yaklaşmış ama o ana kadar kimsenin tahmin edemediği en büyük olumsuzluk onları bekliyormuş. Fark edilen şey o ana kadar gözlerden kaçan, projenin hesaplamalarında dikkate alınmayan ve belki de yaşanan olumsuzlukların üstüne çıkan doğanın bir gerçekliği olmuş; Okyanuslar arasındaki seviye farkı…

Ortaya çıkan bu gerçek, Ferdinand de Lesseps'in yaşamında aldığı en büyük darbe olmuş. Başında olduğu şirket adına iflasını istemiş ve maddi desteğini aldığı on binlerce Fransız vatandaşına hayal kırıklığı yaşatmış.


Panama Kanalı deniz yolu yolculuğunu tam 5.000 km kısaltan bir proje

İnşaatın başlamasından 10 yıl sonra proje tümüyle durdurulmuş

Ferdinand de Lesseps'i Süveyş kanalının açılmasından sonra kazandığı şan-şöhret içindeki yaşam renklerini örtecek şekilde puslu renkler, soruşturmalar, suçlamalar ve hakim karşısında yapacağı savunmalar bekliyormuş. 88 yaşına bastığı günlerde onu bekleyen iltifatlar ve kutlamalar değil, mahkemelerden gelen çağrı kağıtları olmuş.

Kanallar açan adam, bozulan sağlığından dolayı mahkemeye gidip kendisini savunamamış ama 5 yıllık hapis cezasına mahkûm olmaktan da yakasını kurtaramamış. Devletine yaşattığı önceki başarıları dikkate alınarak yaşı nedeniyle cezası affedilmiş ama başarısızlıkla biten bu ikinci hayalinden uygun bir şekilde ayrılamamış. La Chesnale'deki villasında, eşinin ihtimamlı ellerinde 7 Aralık 1894 tarihinde 90 yaşında olarak hayata veda etmiş.

Panama Kanalının yarım kalan inşaatına yıllar sonra tekrar başlanmasının ve bilimsel aklın doğal engelleri nasıl aştığını haftaya anlatacağım.

Güzellikleri biriktirmenizi dilerim.

Yazarın Diğer Yazıları

Sevgisiz dünyanın Sevgililer Günü

Sevgililer Günü'nün dev bir "sektöre" dönüştüğü Japonya'da kadınların bu günde iş arkadaşlarına çikolata alma geleneği artık kabak tadı vermiş. Kamuoyu yoklamaları, kadınların "giri choco" (mecburi çikolata) olarak bilinen bu âdeti, gücün kötüye kullanılması ve bir tür taciz olarak gördüklerine işaret ediyormuş

Panama Kanalı inatla değil, bilimsel bilginin ışığıyla açıldı

Dünya tarihinde, bilimsel verilerle desteklenen, doğayla uyumlu kanal projeleri de var, Kanal İstanbul gibi, rantın, siyasal beklentilerin ve kişisel hırsın gücüyle düşünülmüş olanlar da…

Kanal İstanbul’a karşı Nikaragua örneği

Yoksul ülkelerin çılgın projeleridir bunlar… Atlantik'in öte ucunda Nikaragua Kanalı, Avrupa’nın Asya’yla buluştuğu noktada Kanal İstanbul