28 Mart 2021

Sisli, kötü hava şartlarında pilotlar pisti nasıl bulur?

Böyle havalarda etrafı görmeden yaptığım tüm inişler beni korkutuyor!

Pilotların ve uçakların havada yolunu nasıl bulduğunu ve pisti görmeden nasıl iniş yaptıklarını açıklamadan önce iki önemli uçuş standardını açıklayalım.

VFR-Visual Flight Rules-Görerek Uçuş Kuralları

Pilotların görerek uçmasının zorunlu olduğu sistem. Sahip olduğu uçuş lisansı gereği elektronik navigasyon cihazlarını kullanarak uçma yetkisi olmayan pilotun, uçuşu etrafındaki her unsuru görerek gerçekleştirdiği durumdur. Pilot, uçağını sisli havalarda uçuramayacağı gibi bulutlu bir hava içinde de uçuramaz. Bulunduğu yüksekliğe ve uçağın bulutlara olan uzaklığına bağlı olarak, pilotun ve uçağın uçuş imkanları kısıtlanır. Bunun sonucu olarak, pisti, hava trafiğini görmeden herhangi bir uçuş gerçekleştirilemez. Aynı durum pilotun lisansı bile olsa, uçurduğu uçağın elektronik navigasyon sistemlerine sahip olmadığı durumlarda da geçerlidir.

IFR-Instrument Flight Rules-Aletli Uçuş Kuralları

Elektronik navigasyon cihazlarını kullanarak uçma yetkisine sahip pilotun, uçağın aletlerinden faydalanarak, görüş olmadığı durumlarda da uçuş yapabildiği kurallar bütünüdür. Bu durumda pilot rotasını uçağın elektronik aletleri üzerinden takip ederek uçuşu gerçekleştirir. Günümüzde havayollarında görev yapan tüm pilotlar uçuşlarını bu şekilde yapabilecek lisanlara sahiptir. Pilotun bu lisansa sahip olduğu ancak uçuracağı uçağın elektronik navigasyon sistemlerinin olmadığı durumlarda gene VFR geçerli olacaktır.

Peki uçaklar, pilotlar pisti nasıl bulur?

Yukarıda IFR ile ilgili olarak yaptığımız açıklamalar ise bu sorunun cevabını vermeyi kolaylaştırıyor.

Çok uzun zamandır kötü hava koşullarında uçuş esnasında kullanılacak olan ILS (Instrumental Landing System-Aletli İniş Sistemi) sistemleri standart prosedür haline gelmiştir.

Bu imkana sahip uçaklar, yerdeki radarlardan kendisine yatay ve dikey olarak gönderilen iki farklı sinyali takip eder. Yatay ve dikey sinyallerin kesiştiği nokta uçak için tünele benzer bir alan oluşturur, Bu tüneli takip eden pilot, uçağını istenen yüksekliğe kadar getirir. Aynı zamanda karar yüksekliği denen bu seviyede pilot için iki alternatif vardır. Pisti gördüyse ve şartlar uygunsa alçalmaya devam eder ve inişi tamamlar. Ancak pisti göremiyorsa uçuştan vazgeçer, pisti pas geçerek tekrar havalanır. Karar yüksekliği de aşağıda değineceğimiz teknik imkanlara göre farklılıklar gösterir.

Günümüz havacılığında, yoğun hava trafiğindeki olası çarpışma risklerinin önüne geçilmesi amacıyla hava şartları görüşe engel olmadığı durumda bile, “hava trafik kontrol” (kule diyelim) uçakları ILS sistemlerini kullanarak iniş yapmaya yönlendirir.

Pilotların sahip olduğu lisans, uçağın sahip olduğu elektronik sistemler kadar önemli bir üçüncü faktör ise iniş ya da kalkış yapılacak havalimanının gerekli elektronik sistemlere sahip olup olmadığıdır. Üç kategoride sınıflandırılmış olan ILS sistemi havalimanın da standartlarını belirleyecektir.

CAT I, CAT II, CAT III (3. Kategori CAT IIIa-CAT IIIb-CAT IIIc olarak üç alt sisteme de sahiptir) olarak adlandırılan bu sistemler, uçaklara farklı görüş imkanlarında elektronik aletleri kullanarak iniş ve kalkış yapma olanağı verir.

Karar yüksekliği, pist görüş mesafesi ve genel görüş gibi üç farklı kriteri dikkate almak zorunda olan pilotlar, ILS sistemlerinden faydalanarak istenen yüksekliğe kadar alçalmaya devam ederler.

CAT I için karar yüksekliği 60 metre iken, CAT II’de 30-60 metre arasında ve e CAT IIIa’da ise 30 metre altına kadar inebilmektedir. Karar yüksekliğinde pisti göremeyen pilot, inişten vazgeçmek zorunda kalır.

Tüm standartlarda belli bir karar yüksekliği sınırı varken CAT IIIc ekipmanına sahip pistlerde, gerekli eğitime sahip pilotlar hiç görüş olmadan da iniş kalkış gerçekleştirebilir

CAT I standart bir ekipmanken, CAT II ve CAT III ender bulunan elektronik sistemlerdir. Bu da havalimanın ve pistinin operasyon kabiliyeti üzerine doğrudan etkilidir.

Her pist için farklı olan bu standartlar, uçuş öncesinde uçuş ekibi tarafından planlanır. Gerekli tüm bilgi havalimanını ve pisti detaylı olarak tanımlayan haritalarda bulunur.

Dünyada az sayıda olan CAT III sistemine sahip pistler, hava koşullarının her zaman zorlu olduğu havalimanlarında etkin olarak kullanılmaktadır.

Ülkemizde, Ankara Esenboğa ve Yeni İstanbul havalimanları CAT III seviyesinde elektronik sistemlere sahipler. Genel havacılığa kapatılan Atatürk havalimanı da bu sistemle uçuşlara imkan veriyordu. Bu iki havalimanına doğru sis ya da bulut içinde alçalmaya devam ederken de, uçuşun emniyetli bir şekilde son bulacağından emin olabiliriz.

Yazarın Diğer Yazıları

Uçakların başrolde olduğu filmler

Bugün 7. sanata uzanalım; havacılığın merak unsuru olması, uçakların sinemadaki rolünü artırıyor

Uçaklardaki kara kutu nedir, ne için kullanılır?

Uçaklarda uçuş verilerini kaydetmek için kullanılan cihazlara kara kutu adı verilir. Ancak ironik olarak bu kutular siyah değil, parlak turuncu renktedir

En ölümcül sivil havacılık kazaları!

Yanlış kalkış, havada çarpışma, yetersiz İngilizce; farklı kriterlerle genel havacılığın en önemli kazalarının listesi…