31 Mart 2014

Erdoğan demokrasi ve hukuka meydan okumaya devam ediyor!

Türkiye genelinde yüzde 44-46’lık bir oy oranı Erdoğan adına bir seçim başarısıdır. Bunun gibi, başta İstanbul olmak üzere birçok merkezi tekrar kazanması yine Erdoğan’ın artı hanesine kaydedilmelidir. Ama burada durun.

Türkiye genelinde aldığı oy oranı Erdoğan adına bir seçim başarısıdır. Bunun gibi, başta İstanbul olmak üzere birçok merkezi tekrar kazanması yine Erdoğan’ın artı hanesine kaydedilmelidir. Ama burada durun.

Bu seçim başarısı, sandıktan çıkarttığı bu çoğunluk, Erdoğan’ı aklar mı? Erdoğan’ı temize çıkarır mı? Hakkındaki yolsuzluk iddialarını yok eder mi? Erdoğan'ın dün geceki balkon konuşmasında söylediği o sözü duydunuz mu?

Seçim öncesi bu köşede yazdığım son yazının girişi şöyleydi:

“Türkiye’nin çivisi çıkmış durumda.

Memleketi bu hâle getiren malum:


Erdoğan’la kliği.

30 Martta değişir mi bu durum?

Hayır değişmez.

Tayyip Erdoğan, seçim sandığından hangi oy oranıyla çıkarsa çıksın, siyasal istikrarsızlık derinleşir, Erdoğan’ın meşruiyet sorunu büyür.

Seçim sonuçları hiç mi etkilemez bu durumu? Genel durumu etkileyeceğini sanmıyorum.

Tayyip Erdoğan yüzde 40’ın üstünde de kalsa, altına da inse, paralel yapı diyerek, Pensilvanya diyerek demokrasi ve hukuka ilişkin temel değerleri hiçe sayan büyük bir cadı avı başlatacaktır.”

Bugün, 31 Mart.

Bugün de, seçimden iki gün önceki bu satırlarımın ifade ettiği noktadayım, aynı görüşteyim.

Başbakan Erdoğan, ‘balkon konuşması’nda şaşırtmadı.

Savaş ilan eder gibiydi.

Meydan okudu.

Cumhurbaşkanlığı seçimine doğru yol almaya başlayacak olan Türkiye’yi daha beter kutuplaştıracağının tüm işaretlerini ‘balkon konuşması’nda verdi.

Evet, kesin olmayan sonuçlara göre Türkiye genelinde yüzde 44-46’lık bir oy oranı Erdoğan adına bir seçim başarısıdır.

Bunun gibi, İstanbul ve Ankara dahil birçok merkezi tekrar kazanması yine Erdoğan’ın artı hanesine kaydedilmelidir.

Ama burada durun.

 

Sandıktan çıkan çoğunluk Erdoğan'ı aklar mı?

Bu seçim başarısı, sandıktan çıkarttığı bu çoğunluk, Erdoğan’ı aklar mı?

Erdoğan’ı temize çıkarır mı?

Hakkındaki yolsuzluk iddialarını yok eder mi?

Hayır.

Temize çıkmanın yolu, bağımsız yargıdır, mahkemelerdir, seçim sandığı değildir.

Demokrasilerde bu böyledir.

Bu bir.

İkincisine gelince…

Tayyip Erdoğan özellikle 17 Aralık’tan itibaren demokrasinin özü olan yargı bağımsızlığına darbe üstüne darbe indirmiştir.

Kuvvetler ayrılığını hiçe saymıştır.

Özgür medyayı ayakları altına almıştır.

Twitter’ı, YouTube'u kapatarak ifade özgürlüğü gibi bir derdi olmadığını cümle aleme ilan eylemiştir.

Bunları yapabilen bir Tayyip Erdoğan, 30 Mart gece yarısından sonra balkona çıkıp derse ki:

Sandıkta demokrasi kazandı!”

İnandırıcı olamaz.

Kendisine gülünüp geçilir.

Sandıkta hangi çoğunluğu alırsan al, eğer demokratik hak ve özgürlükleri tanımıyorsan, o rejimin adı demokrasi olmaz.

Çoğunluk diktası olur.

Çoğunluk despotluğu olur.

Rejimin adı eğer demokrasi ise, sandıkta çoğunluğu alsan bile demokrasinin temel ilkelerine el süremezsin.

Erdoğan ve kliği bu gerçekten habersiz.

Demokrasiyi demokrasi yapan bu gerçekten habersiz olanlar, seçim sandığında hangi oy oranını yakalasalar da değişen fazla bir şey olmaz.

 

'Batı'ın özlemini duyduğu demokrasi bizde, diyebildi'

Tayyip Erdoğan kadar Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu kadar ‘yüce divan’lık suç iddiasıyla siyaset meydanında yüz yüze gelmiş bir ikinci başbakan bulmak mümkün değildir.

Bir nokta daha var.

Tayyip Erdoğan dün gece öylesine bir balkon görüntüsü sergiledi ki, o balkona çıkarttıklarını ve onların hâllerini görünce, içimden “Önümüzdeki dönem için Allah Türkiye’ye kolaylık versin” demek geldi.

Erdoğan, ‘balkon’da şunu da söyleyebildi:

Batı’nın özlemini duyduğu demokrasi bizde var, bizde…”

Aynen böyle diyebildi Erdoğan.

Erdoğan'la demokrasi ve hukuk sözcüklerini bir araya getirmek olanaksızdır.

 

Twitter: @HSNCML

 

Yazarın Diğer Yazıları

Ben 70 yaşındayım ve hapisteyim, ümitsizliğe kapılmayın

Belki siz bu yazdıklarımı okurken ben de hastalanmış olacağım…

Kürtler dün de yalnızdı, bugün de yalnız…

Hayatı boyunca acılarla beslenerek bugünlere dimdik gelmiş bir Kürt kadını...

Erdoğan'ın en büyük kâbusu...

Karşısında bir demokrasi ittifakı görmektir Erdoğan'ın en büyük korkusu...