06 Aralık 2011

Kazananların kaybı, beklediklerinden de fazla

Rusya’da 12 yıldır iktidardaki Vladimir Putin, ilk kez halktan ciddi bir uyarı aldı: 4 Aralık Duma seçimlerinde...

Rusya’da 12 yıldır iktidardaki Vladimir Putin, ilk kez halktan ciddi bir uyarı aldı: 4 Aralık Duma seçimlerinde liderliğini Başbakan Putin’in ve Devlet Başkanı Dmitriy Medvedev’in yaptığı Birleşik Rusya Partisi, bir önceki seçimlere göre yüzde 15 civarında oy kaybetti. Bu, tahminen 12 milyon seçmen demek (Toplam seçmen sayısının 109 milyon olduğunu, seçimlere katılımın yüzde 60 olarak açıklandığını, Birleşik Rusya’nın yaklaşık yüzde 50 oranıyla 33 milyon oy kadar aldığını vurgulayalım. 2007 Duma seçimlerinde aynı parti yüzde 64 oranla 45 milyon oy almıştı).

Sonuçta Birleşik Rusya, hukukî olarak oyların yarısını kazanarak Avrupa’da pek çok iktidarı imrendirecek bir zafere ulaşırken, moral açıdan “üçte ikilik” oy oranı yerine “yarı yarıya” düzeyine düşerek - bir yenilgi değilse bile - seçmenden önemli bir uyarı almış oldu. Oy oranlarında “az da olsa bir düşüş” öngören iktidar partisi, beklediğinden daha güçlü bir darbe yemiş oldu.
Belki de böylece halk, yıllardır kendisine önerilen “istikrar modeli”ni, azalmak yerine artan yolsuzlukları (Rusya, Transparency International örgütü verilerine göre, yolsuzlukla mücadelede 183 ülke arasında 143. sırada), kendisinin hep siyasi süreçlerin dışında kalmasını ve her şeyin Kremlin’de kararlaştırılmasını (özellikle Putin ve Medvedev’in başkanlık ve başbakanlık koltuklarında tekrar yer değiştireceklerini açıklamasını ve Putin’in “Bunun yeni bir şey sayılamayacağını, Medvedev’le 4 yıl önce böyle anlaştıklarını” söylemesini) protesto etmiş ve değişim isteğini dile getirmiş oldu. Bir başka deyişle bunu halkın 12 yıldır süren “Putin dönemi”nden yorulmaya başladığının bir işareti olarak yorumlayabiliriz.

Ancak bu seçim sonuçları, ne “Rusya’da devrimin başlangıcı” anlamına geliyor, ne Putin’in 3 ay sonraki devlet başkanlığı seçimleri kaybedeceğini gösteriyor, ne de Rusya iktidarının artık Duma’dan yasa geçirmekte zorlanacağını ortaya koyuyor. Siyasi iktidar hâlâ çok güçlü. Putin’in kamuoyu desteği, Birleşik Rusya’dan daha fazla. Muhalefetin önemli bölümü Kremlin’le “iyi ilişkiler içinde”; yani iktidar istediği yasaları parlamentodan geçirmekte zorluk yaşamayacak; belki sadece Duma’da (ve bir ihtimal, hükümette) muhaliflere birkaç koltuk vermesi yeterli olacak.
Parlamentoya giren üç muhalif parti arasında Gennadiy Zyuganov’un Komünist Partisi ve Vladimir Jirinovski’nin Rusya Liberal Demokrat Partisi (RLDP), ülkenin 20 yıllık tarihinde dinamik bir muhalefet sergileyemediler. Kritik konularda komünistler bazen, Rus milliyetçisi RLDP ise her zaman Kremlin’e destek vermekten kaçınmadı. Sergey Mironov’un sol seçmeni etkilemek için Kremlin’in katkısı ile kurulan Adaletli Rusya Partisi da RLDP’den çok farklı bir çizgi izleyeceğe benzemiyor.
Oy oranlarını arttıran bu partilerin yönetimleri bugünlerde sevinç içinde. Ama ben yine de seçimlere damgasını vuranın, “üç muhalif partinin başarısı ile değil, iktidarın başarısızlığı” olduğunu düşünüyorum.
Muhalefet demişken, iki şeyi ekleyeyim: Birincisi, liberal sağ ve Batı yanlısı muhalefet bir kez daha hezimete uğradı. İkincisi, bazı siyasi uzmanların Rusya’da – şu an tanımlanması pek kolay olmayan – yeni bir muhalif gücün doğduğuna ilişkin tahminini-analizini aktarayım: 50 milyondan fazla internet kullanıcısının bulunduğu Rusya’da önemli bir kitle açısından haber ve yorum kaynağı artık televizyonlar ve gazeteler değil, muhalif siteler. Seçim arifesinde birkaç internet sitesine yönelik siber saldırılar gerçekleştirilmesi rastlantı olmasa gerek.

Son bir ek: Rusya’da demokratikleşme alanında önemli sorunlar var ve bunlar seçim sürecine de yansıdı. Çok sayıda hile, kural ve yasa ihlali, antidemokratik baskı haberi ve iddiası gündeme geldi. Birleşik Rusya’nın, iktidarın imkânlarını bonkörce kullandığından da kimsenin kuşkusu yok. Ancak bununla birlikte Rusya’da sonucunu iktidarın belirlemediğinin aşikâr olduğu (bunun sonuçlara da yansıdığı) bir seçim yaşandı. Ülke ağır ve aksak da olsa demokrasi yolundan ilerliyor. Böyle olmasaydı dört yıl önce Putin başkanlık koltuğundan kalkmazdı. Böyle olmasaydı Birleşik Rusya’nın oy oranı bu kadar düşük çıkmazdı.
İşte bu nedenle, Rusya’da önümüzdeki dönem ilginç siyasi gelişmelere açık olabilir.