18 Ocak 2020

Kore tarihi dizileri: Yozlaşarak yıkılan devletler

Kore dizilerindeki kılıç ustalarını izlerken, "Artık Malkoçoğlu ile dalga geçmeyelim" diye de düşünüyorsunuz...

Kore tarihi dizilerini yazacağız demiştik. Kore tarihi dizilerini seyretmeye başlamama "Mr. Sunshine" filmi neden oldu. Tamamen "neymiş bir bakalım" diye açtığımız bir filmdi. Dizi Joseon Krallığı'nın son günlerini, bir aşk hikâyesi perspektifinde anlatıyordu. Tesadüf bu ya, arkasından seyrettiğimiz film "6 Flying Dragons" da bir önceki krallığın son günlerini anlatıyordu. Bu sefer daha önceki Goryeo Krallığı'nın yıkılmasına ve Joseon'un kurulmasına dair kayıtları izledik. Her iki krallığın da "yozlaşma" sonucu yıkıldığını gördük. Bu yazıda size temelde bu iki diziyi anlatacağım. Ama ilgili birkaç diziden daha bahsedeceğim.

Burayı tıklayarak ulaşabileceğiniz bir önceki bölümde kısaca Kore tarihine ait bilgi vermiştim ama kopuk olmasın, burada da anlatalım.

Kore yarımadasında kayda değer krallıklar MS. 932-1392 arasındaki Goryeo Krallığı ve takip eden 1392-1910 arasındaki Joseon Krallığı. Goryeo öncesinde yarımada üç devletten müteşekkil; Silla, Koguryo, Baekje. Bunlar Goryeo zamanında birleşiyorlar. Goryeo sonrasında da Joseon var.

Bu dönem boyunca Koreliler Buda'ya inanıyor ve Konfüçyüs öğretilerini uyguluyorlar. 18. yüzyıldan sonra Kore'ye Hristiyan misyonerler geliyor. Bugün bu nedenle bir katolik cemaat de bulunuyor[1]. Bir başka ilginç bilgi de şu; Kore'de temeli Hristiyanlık olan ve kendilerini "Unification Church" adıyla tanımlayan bir dini tarikat var. Aynen Gülen cemaati (FETÖ) gibi bu tarikat da Pensilvanya'da yaşayan çok zengin bir lider olan rahip Sun Myun-moon tarafından yönetiliyor. Moon tarikatı adı ile de bilinen bu tarikat hakkında, aynen FETÖ'de olduğu gibi CIA tarafından yönlendirildiği iddiaları mevcut. Moon tarikatının siyasete karıştığını görüyoruz. Yani aynen FETÖ gibi bir yapı [2].

Şimdi filmlerimize geçelim: Her iki dizideki oyuncuların hepsinin, rollerinin hakkını verdiklerini de kaydedelim.

İlk dizi: Joseon, Erdemliler Ordusu ve 5 ihanetçi bakan

Joseon Krallığı 1392'de Bilge Sambong'un desteğiyle General Yi Seong-gye tarafından kuruluyor ve 1910'a kadar geliyor [3]. İlk seyrettiğimiz dizi olan "Mr. Sunshine" da tam bu yıkılış dönemini anlatan kurgusal bir film. 1905 civarını gösteriyor.

Bir önceki bölümde söylemiştik, coğrafi konumu nedeniyle Kore yarımadası tarih boyunca Çin, Moğollar, Mançuryalılar ve Japonlar tarafından saldırıya ve hatta işgale uğramış. 20. yüzyılın başında bunlara Thedore Roosvelt'in başkanlığı sırasında ABD'de eklenmiş.

Orjinal bir Netflix dizisi olan Mr. Sunshine filmi ABD-Japonya-Joseon üçgenini anlatıyor. 24 bölümlük dizinin başrollerinde köle ailesi öldürüldükten sonra şans eseri ABD'ye giderek canını kurtaran ve sonra ülkesine Amerikan askeri ataşesi olarak dönen bir köle Koreli, benzer şekilde Japonlarla savaşarak ölen ailesinden gelen genlerle, ülkesini kurtarma sorumluluğu alan ve bir gerillaya dönüşen asil aile kızı, ona âşık Japonların yetiştirmesi (ve Kore'nin işgalinde kullanılmak istenen gerçek tarihi bir kişilik) bir çapulcu çete lideri, Japonya'dan hukuk eğitimini yarıda bırakarak dönen ve gazeteci olmayan çalışan nişanlı ve bir genelev kraliçesi var. Fotoğrafta bunları görebilirsiniz.

Filmin hikâyesinde "kölelik" kavramının Kore'de uzunca süre ne kadar önemli olduğunu görüyorsunuz. Diğer filmlerde de benzer sahneler var. Efendileri kölelere canı ne isterse yapabiliyor.

Diğer dikkati çeken bir husus, kadınların Osmanlı toplumundan farklı olarak daha rahat hareket edebildikleri ve daha çok hakka sahip oldukları. Özellikle de asil iseler.

Ama bence filmin en ilginç noktası, Korelilerin ülkelerini savunma içgüdüleri. Filmin hemen başında Amerikalıların saldırısına karşı, ilerideki bölümlerde de Japonya'ya karşı savunmayı görüyoruz. Ancak Japonya 1910 yılında, 5 bakanı para ile satın alarak ülkeyi işgal etmiş ve 1945 yılına, yani II. Dünya Savaşı'nda yenilene kadar da orada kalmış.

1907'de bir İngiliz gazeteci tarafından çekilmiş, "Erdemliler Ordusu"nun tek fotoğrafı var. Filmde bu fotoğrafın çekilmesine dair bir sahne de yer alıyor.

Ülkeyi 1500'lerde işgal etmeye gelen Japonlara karşı dağlarda kurulan Erdemliler Ordusu (Righteous army), 1900'lerde yeniden ortaya çıkıyor. Bu orduyu Kuva-i Milliye gibi tanımlayabiliriz. Ülkeyi satan bakanlara karşı, halk ülkesini korumaya çalışıyor. Filmdeki kurgusal Ko Ae-shin, yani gerillaya dönen asil aile kızı da bu Erdemliler Ordusu'nun bir ferdi olarak savaşıyor.

Bu arada dizi acaba gerçek hayatla ne kadar uyuşuyor diye de merak ettim tabii ki. Kore JoongAng Daily isimli site "Kurguya Karşı Tarih" analizi yapıyor[6]. Buradaki analize bakılırsa, tarihsel anlamda uygunluk var ama kronolojik hatalar mevcut. Örneğin, çete reisi olan Koo Dong-mae konusunda bir tartışma yaşanmış. Onun terk edilmiş çocukluğu nedeniyle Japonların adamı olarak Korelilere kötü davranışını Koreliler uygun görmemiş. Başkanlığa dilekçe vererek, Japonların zulmüne bir bahane üretilmemesi istenmiş. Dizi de buna göre revize edilmiş.

Bütün bunların dışında film güzel bir aşk hikâyesi. Üstelik romantizm duygusunu sadece el sıkışma ile bile verebilecek başarıyı yakalıyor.

5 ihanetçi bakan / 5 eulsa traitor

Buna ayrı yer ayırmak lazım. Çünkü çok ilginç. 1910'da ülkeyi para karşılığı Japonlara satan 5 bakan, yani Eğitim, Ordu, İçişleri, Dışişleri ile Ziraat, Ticaret ve Endüstri bakanları, 2005 yılında Kore Ulusal Araştırma Merkezi tarafından resmi anlamda "5 Eulsa İhanetçisi" olarak ilan ediliyorlar[5] [6].

Filmden ilginç bir sahne şu şekilde; başroldeki Koreli Amerikan askeri ataşesi, İmparator'un talebiyle, askeri okul öğrencilerine savaşmayı öğretiyor. Bu arada onlara şunu tembihliyor; "Eğer okulun resmen kapatıldığı kararını öğrenirseniz, derhal dağlara kaçın. Çünkü arkasından sizi öldürmeye gelecekler."
Öyle de oluyor. Önce Savunma Bakanı askeri okulların kapatılması kararı alıyor. Arkasından da Japonlar askeri okulu basıp öğrencileri öldürüyor. İki öğrenci kaçmayı başarıyor ve onlar Erdemliler Ordusu'na katılıyorlar.

Battleship Island / Savaş Gemisi Adası

"Japonlar Kore'yi 1910'da zapt ettikten sonra ne olmuş" konusunu, tarihçilere bırakalım ama o dönemden bir filmi de hatırlatalım. Japonların 1930'dan itibaren çok sayıda Koreli işçiyi Hashima Adası'nda kömür çıkarsınlar diye esir ettiği kaydediliyor. Film ise bunun son dönemini gösteriyor. Özellikle Japon zulmünü görüyorsunuz. Bu film Netflix’te yok.

Bizler Hashima Adası'nı birkaç sene önce sosyal medyada dolaşan ilginç resimlerle tanıdık. Nagazaki şehrine 15 km (9 mil) uzakta bulunan bu adadan 1887'den itibaren 1974 yılına kadar kömür çıkartılmış. İnternet bakarsanız bazı filmleri ve Japonya-Kore arasında Unesco Dünya Mirası kavgasını görürsünüz.

Biz de daha önce acı hikâyesini bilmiyorduk. Sadece yüksek apartmanlarla dolu bir ada olduğu ve kömürün bitmesi sonrasında terk edildiği kaydedilmişti. Ama şimdi 2017 yılında çevrilen bir film bize o adada 500-800 kişinin yaşadığını ve Japon zulmünü ve son günleri gösteriyor.

Yerli Netflix dizilerinin aksine Kore tarihi dizileri güzel senaryo ile ve para harcanarak oluşturulmuş

Filmin hemen başında Amerikalıların gemilerle saldırısını görüyoruz. Bu sahnenin tarihinin kronolojik olarak yanlış olduğu kaynaklardan görülüyor. 1871'de meydana gelen bu savaşı filmde 1905 civarı gibi görüyoruz. Bu arada Amerikalı bir generalin ağzından, Korelilerin nasıl kahramanca savaştıkları da aktarılıyor.

Filmin bu ilk savaş sahnesi de, diğer birçok sahne de başarılı ve para harcanarak çekilmiş. Bunlara bakınca "yerli Netflix dizileri" olan "Hakan: Muhafız" ve "Atiye" için üzüntü duyuyorsunuz. Her ikisi de sanki yapmış olmak için yapılan ve bizim kültürümüzle pek alakası olmayan hikâyeler. Bunları da bu Kore tarihi dizileri sonrasında, ayrıca bir bölümde değerlendireceğiz.

Neden yerli iki dizi olan Atiye ve Hakan Muhafız iyi değil derseniz, aşağıda gayet güzel anlatmışlar. Benim üstüne söyleyecek sözüm şu; "Beren Saat ve Mehmet Günsür’e yazık olmuş."

İkinci dizi: Günümüzden 600 yıl önce demokrasi planlayan bir devlet adamı

İkinci dizi "6 Flying Dragons" ismini taşıyor. Filmin adındaki ejderhalar (dragons), aşırı derecede yozlaşmış, halktan yüze 90 oranında vergi toplayan Goryeo Krallığı'nın yıkılmasına ve yepyeni bir düzenle kurulan Joseon'un oluşmasına neden olan kişiler. 6 uçan ejderha'dan 3'ü, yani Yi Bang-won, Jeong Do-jeon, Lee Seong-gye gerçekten yaşamış kişiler. Kadın karakter Boon-yi ile iki savaşçı olan Ddang-sae ve Moo-hyul ise kurgusal film için yaratılmış karakterler. 

Bunlardan görselde sağ en altta görülen "zorla kral olmaya ittirilmiş" şeklinde anlatılan General Yi Seong Gye. Başarılı bir general olmaktan başlayıp, Joseon'un Taejo adını alarak tahta geçen ilk kralı oluyor. Beşinci oğlu Yi Bang-won ise (solda ortada kılıçla resmi olan) yeni krallığın kurulmasında çok fazla katkısı olan savaşçı bir delikanlı. Aşağıda ismini vereceğim diğer bir dizide burada olduğundan çok daha acımasız ve sevgisiz gösteriliyor. Joseon'un 3 numaralı kralı ve bir sonraki bölümde anlatacağım "büyük" lakaplı Kral Sejong'un babası.

Dizi 50 bölüm ve sonuç olarak, bir krallığın nasıl yıkıldığı, bir başka krallığın nasıl kurulduğu...

Jeong do Jeon / Sambong Usta

"6 Uçan Ejderha" dizisinin iki ana kahramanı beşinci oğul Yi Bang-Won ve Sambong Usta. Asıl adı Jeong do Jeon olan yeni (neo)-konfüçyüsçü olarak adlandırılan bir bilim insanı. Bir önceki bölümde Sambong'un şu anda Kore'de bulunan heykelini de vermiştik. Çünkü Yi Bang-Won'un (spoiler olmasın nedenini anlatmayacağız) yüzünden ancak 1791 yılında yazdıkları yeniden yayınlanıyor. Bugün de büyük bilge olarak anılıyor [8].

Çünkü Jeong do Jean'ın yarattığı yönetim düzeni, çağı için bir hayli erken. Hatta diyebiliriz ki 500 yıl erken. Bugün hâlâ onun yarattığı düzenin etkileri (4. kral Sejong'un da sayesinde) sürüyor.

Bir önceki bölümde, kralın yanına yerleştirdiği tarihçilerle "kralı nasıl kontrol ettiğini" anlatmıştık. Bunun yüzyıllar boyu Joseon Krallığı'nı kayıt altına alan zekâ dolu bir hareket olduğunu da kaydedelim.

Ya da, Marx-Engels'den 400 yıl önce ve de dünya henüz krallıklar dışında yönetim bilmez iken,  halkın yönetimde yer almasını ve kralı sınırlamasını, toprak reformunu, vergi sistemini vs. düşünen bir büyük bilge ve devlet adamı.

Kore'nin dinini Buda'dan Konfüçyüs'e ve başkentini Hanyang'a (Bugünkü Seul) çevirmiş. Konfüçyüs (asıl neo-Konfüçyüsçü olan Zhu Xi öğretisini takip etmiş) ve Buda konusunda kitapları olmakla beraber asıl Devlet yönetimi konusundaki görüşleri hayli ilginç ve üzerine bugün de tezler yazılıyor [9].

Yazar ismi ile Sambong, 1342-1398 yılları arasında yaşamış. Buda inancını önde tutan ve yozlaşmış 500 yıllık Golyeo Krallığını yıkmış. Yerine Konfüçyüsçü temeller üzerinde, ta 1910 yılına kadar gelen 500 yıllık Joseon Krallığını kurmuş.

Yi Bang-Won / Kral Taejong

Yi Bang-Won dizide Joseon'u kurarkenki kararlılığı ve cesareti ile anlatılıyor[10]. Yukarıdaki videoda küçücük bir çocukken Sambong ile karşılaştığı ve etkilendiği sahne anlatılmış. Bu, dizinin başlarından alınma bir sahne. Yi Ban-Won önceleri general ve okçulukta büyük yeteneği olan olan babasına atfettiği "Zantgaru" kelimesini, bu sahnede "Sambong" için söylüyor. Bu aynı zamanda dönemin Moğol etkisinde olduğunu gösteren bir sahne. Çünkü kelime Moğolca.

Sambong devlet yönetimi teorisini geliştirmiş ama Joseon Krallığı, ancak Taejong adıyla üçüncü kral olan Yi Bang-Won'un gözünü budaktan sakınmaması sayesinde kurulmuş. Bu dizide babası olan generalden çok daha hırslı, kararlı ve cesur. Yi Bang-Won bu özellikleri ile bir yandan kutlanıyor ama bir yandan da kötü anılıyor.

6 Flying Dragons filmine bakarsanız, hem Sambong, hem de Yi bang-Won konusunda tarafsız kalmışlar. İkisini de dizi boyunca bazen seviyor, bazen kızıyorsunuz. Ama Yi Bang-Won'u anlayabiliyorsunuz da. Aşağıdaki kurmaca dizide babası kral çok daha kararlı gözükürken, Yi Bang-Won çok çok kötü tasvir edilmiş (Sambong'un ise ancak bir yerde adı geçiyor, kendisini ve etkisini ancak belli belirsiz görüyoruz).

16 bölümlük bu dizi "My Country" ismini taşıyor. Dizide yine aynı dönemlerdeki (Goryeo - Joseon) çekişmeler iki arkadaşın çerçevesinden anlatılıyor ve Yi Bang-Won bayağı tehlikeli ve bir nevi dengesiz sadist bir tipleme olarak aktarılmış.

Gerçi, her iki dizi de, Yi Bang-Won’un yaptıklarından duygusal olarak rahatsız olduğunu da gösteren sahnelerle dolu. Yani Makyavel doğmadan 70 yıl öncelerinde, Makyavel felsefesinin uygulamasını gösteriyor. Ya da şunu söyleyebiliriz; 6 Flying Dragons, çok sonraları Fransız Devrimi ile ilgili söylenen  "devrim önce kendi çocuklarını yer" konseptine de bir örnek taşıyor.

Derin Kökleri Olan Ağaç / Milbon

Bu arada bir sonraki bölümün adı "Derin Kökleri Olan Ağaç." Orada Yi Bang-Won'un üçüncü oğlu olan Kral Sejong'un yaptıklarını anlatacağız. "Derin Kökleri olan Ağaç",  yani "Milbon" aslında Sambong'un devlet yönetiminde yağma olursa, yoluna tekrar koysun diye kurduğu gizli bir örgüt.

Korece ismi "Milbon" yani Derin Kökler, bir yandan da Sambong'un felsefesinin tanımı. Korece "Milbon" olan bu kelime Sambong tarafından şöyle ifade ediliyor: "Kral bir ağacın çiçeğidir, halk ise kökleri. Ağaç çiçeksiz yaşar ama köksüz yaşayamaz."

Eğer kurduğu düzen bozulursa bu örgütün onu yerine getirmek için savaşmasını hedeflemiş. Bir sonraki dizide bu örgütün -Sambong'un yapmak istediklerini yapmaya çalışan- Kral Sejong'a karşı tam ters yönde savaşmasını anlatacağız. Ne de olsa "iktidar" yani "güç" önemli.

Artık Malkoçoğlu ile dalga geçmeyelim

Quentin Taratino'nun "Kill Bill" filminde, bir kılıcın üretim şeklinin bile ne kadar önemli olduğunu da anlarız.

Artık çok gerilerde kaldığı için "kılıç" konusunun farkında değiliz. Ama tarihin bir yerlerinde bu kılıç ustalarının yaptıkları çok ilginç. "6 Flying Dragons"un bir özelliği de kılıç ustalığı ve savaşları.

Ama bunları seyrederken şöyle diyorsunuz: "Artık Malkoçoğlu ile dalga geçmeyelim. Çünkü tarihte hız ve becerileri ile kayda değer ve aynı anda bilmem kaç kişi ile savaşıp, aralarından sağ çıkan kılıç ustaları var."

En azından tarihe kayıt edilmiş kılıç ustaları mevcut. Yani Malkoçoğlu'nu yaratan bir şeylerden esinlenmiş. Merak edenler için hemen bir video parçası verelim. Bu arada not edelim; bu videoda canlandırılan insanların bazıları kurgu olsa da, bazıları gerçekten yaşamış ve gerçekten üstün kılıç ustalarıymışlar.

Bu son videoda yalnız kılıç savaşı değil aynı zamanda felsefe var. Ölmekte olan kurgusal karakter Gil Tae-mi şöyle diyor:

"Zamanın başından beri zayıflar güçlüler tarafından ezilirler. Binlerce yıldır, hatta bundan sonraki bin yılda da zayıfları ezecekler. Bu dünyanın tek gerçeği zayıflar yok olurlar. Güçlüler zayıfların elinden her şeyi alır. Bu dünyanın değişmeyen tek gerçeği budur." 

[1] A Brief History of the Catholic Church in Korea

[2] Unification Church (UC)

[3] Joseon

[4] Righteous army

[5] Five Eulsa Traitors

[6] [FICTION VS. HISTORY] The fact and fiction in ‘Mr. Sunshine’ : Historical sweep is captured but some anachronisms and motivations irk viewers

[7] Wikipedia : Jeong Dojeon (Sambong)

[8] Revitalization of Ancient Institutions: The 1394 Governance Code for the Joseon Dynasty of Korea by Jeong Do-jeon

[9] Taejong of Joseon

Yazarın Diğer Yazıları

BTK asıl şimdi bakmalı: Murat Ağırel ve Batuhan Çolak'ın telefonlarına nasıl sızıldı?

Ağırel ve Çolak olayı bir SS7 açığı değilse bile yine de BTK'nın olayın üzerinde durması lazım

Depremdeki haberleşme sıkıntısı için BTK kendisine ceza kesmeli

Hepimize düşen görev, hükümetin acil durum için bir kamu haberleşme hattı yaratması için talepte bulunmak

Onursal Adıgüzel: e-Belediye zorlaması belediyelerin işleyişinde aksamalara yol açıyor

"Elektronik yolla belediyelere kayyım atama çabası olduğunu düşünüyoruz"