28 Ocak 2014

Pırlanta’da ihracat patlaması başka bahara kaldı!

6500-7000 civarında kuyumcu atölyesi, 20 civarında büyük mücevher üretim merkezi, 100 civarında toptan mücevher satış mağazası ve 40 bin civarında kuyumcu mağazası ile önemli bir ihracat potansiyeli olan Kuyumculuk sektörü; “elmas, pırlanta ve taşlı takı” gibi katma değeri yüksek ürünler başta olmak üzere, 2023’te 12 milyar dolar ihracat hedefini tutturmak için başka düzenlemeleri beklemek zorunda kalacak gibi görünüyor.

10 Ocak’ta sizlerle paylaşmış olduğumuz yazımızda, TBMM’nin gündeminde kıymetli taşların vergilendirilmesine ilişkin önemli hükümler de içeren bir Tasarı olduğundan bahsetmiş ve Tasarı’nın kuyumculuk sektörünün mevcut ve potansiyel dinamikleri bakımından önemine işaret etmiştik. Plan Bütçe Komisyonu tarafından kabul edilip Genel Kurul’a indirilen Tasarı’nın son halinde bu hükümlere yer verilmediği görülüyor. Tasarı’dan çıkarılan bu düzenleme neydi kısaca tekrar değinelim.

 

Sektördeki vergi sıkıntısı…

Kuyumcuk sektörünün gelişiminin önünde bulunan en önemli engel Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) uygulaması olarak karşımıza çıkıyor. Mevcut ÖTV uygulamasına göre elmaslar, tabii inci veya kültür incileri ve diğer kıymetli taşlar %20 ÖTV’ye tabi tutuluyor ve Bakanlar Kurulu’nun belirlenen bu oranları sıfıra kadar indirmeye ve % 25'e kadar da artırmaya yetkisi var. Hemen belirelim, Türkiye’de “ham haldeki taşa” uygulanan bu ÖTV’nin Dünya’da örneğini bulmak da oldukça zor. 

Katma Değer Vergisi Kanunu (KDV) uygulamasına göre ise kıymetli taşlardan elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir, zebercet, inci, kübik virkonia teslimleri vergiden istisna edilmiş durumda. Yani bu taşların “oldukları gibi teslim ve ithalinde” KDV uygulanmıyorken %20’lik bir ÖTV söz konusu.

Mevcut vergi yapısı;

  • Elmas ve kıymetli taşlardan imal edilen mücevher üretimini olumsuz etkiliyor ve dolayısıyla bu alandaki ihracat da gelişemiyor.
  • Kıymetli taşların kaçak olarak yurda sokulmasına ve kaçak olarak yurttan çıkarılmasına neden oluyor.    

 

TBMM’deki Tasarı’da ne değişti?

TBMM gündeminde olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile bu alanda önemli adımlar atılacak gibi görünüyordu; ancak son Tasarı metninde bu yoldan sapıldığı anlaşılıyor. Şöyle ki;

  • Tasarı’nın önceki halinde k­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­ıymetli taşlara ilişkin KDV istisnası daraltılıyor ve istisna için yeni bir çerçeve konuluyordu. Yani külçe altın, külçe gümüş teslimleri ile Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda tanımlanan kıymetli taşlar (elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir, zebercet, inci) ve kıymetli madenlerin Sermaye Piyasası Kanununa göre Türkiye’de kurulu borsalarda işlem görmek üzere ithali, borsaya teslimi ve borsada el değiştirmesi vergiden istisna ediliyordu. Mevcut KDV uygulamasında kıymetli taşların teslimi sınırlama olmaksızın istisnadan yararlanabiliyorken; Tasarı bu haliyle yasalaşsaydı kıymetli taşlar, borsalarda işlem görmek üzere ithal edilirlerse, borsalara teslim edilirlerse ve yine borsada işlem görürlerse KDV istisnasından yararlanabileceklerdi. Özetle, Tasarı’dan bu hüküm çıkarıldı ve kıymetli taşların doğrudan KDV istisnası şemsiyesi altından kalması uygulaması devam ettirilmiş oldu.
  • Asıl önemli etki ÖTV tarafında görülüyor. Tasarı’nın önceki halinde, Bakanlar Kurulu’na kıymetli taşların da yer aldığı (IV) sayılı listedeki mallardan Borsa İstanbul A.Ş. Elmas ve Kıymetli Taş Piyasasında işlem görecek olanların ÖTV’sini (0 ila %25 arasında olmak üzere) farklı oranlarda belirleme yetkisi veriliyordu. Diğer bir anlatımla, mevcut sistemde istisna olmaksızın %20 ÖTV’ye tabi tutulan kıymetli taşlar –Tasarı’nın eski hali yasalaşsaydı- Borsa İstanbul A.Ş’de işlem görüp görmeme durumuna göre farklı ve büyük ihtimalle de düşük oranlı hatta “0”  ÖTV’ye tabi tutulabilecekti; ki bu durum kuyumculuk sektörü bakımından oldukça önemli bir adım olacaktı.   

 

İhracat patlaması başka bahara…

6500-7000 civarında kuyumcu atölyesi, 20 civarında büyük mücevher üretim merkezi, 100 civarında toptan mücevher satış mağazası ve 40 bin civarında kuyumcu mağazası ile önemli bir ihracat potansiyeli olan Kuyumculuk sektörü; “elmas, pırlanta ve taşlı takı” gibi katma değeri yüksek ürünler başta olmak üzere, 2023’te 12 milyar dolar ihracat hedefini tutturmak için başka düzenlemeleri beklemek zorunda kalacak gibi görünüyor.

 

Twitter: @AKIN_EMRAH

E-mail: eakin@KPMG.com

Yazarın Diğer Yazıları

Teşviklerde yeni dönem: Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı

Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamındaki “stratejik yatırım” teşvikleri neler ve bunlardan nasıl yararlanılacak?

Bütçenin 2018 karnesinde ÖTV ve KDV öne çıkıyor

2018’de cebimizden ne kadar vergi çıktı?

Sigara vergilemesinde ne değişti, şimdi ne olacak?

2019'da sigara üzerinden 45,7 milyar TL, ÖTV geliri bekleniyor