02 Ocak 2015

'Tut Sözünü', tutmuş sözünü

Filme gitmeden önce mesafeli ve temkinliydim, ancak filmde daha ilk sahnelerde mesafemi aştım

Salı günü Tut sözünü filminin basın gösterimindeydim. Öncelikle filmin Cinemaximum salonlarında gösterilmemesine olan büyük tepkiyi dile getirmeliyim. Sanırım Mucize salonları kapmış ama Tut Sözünü’yü bekleyenler isyanda, yetkililere belirteyim.

Filme, gitmeden önce epey düşündüm filmin nasıl olduğu konusunda, çünkü ülkemizde yapılan komedi filmlerine oldukça mesafeli ve temkinliyim, malumunuz.

Ancak filmde daha ilk sahnelerde mesafemi aştım.

Senaryo olarak komedi türünün kodlarını önümüze seriyor elbette ama çok dozunda, argoyla küfürle güldürmeliyiz arkadaş demeden… Ki hayatta da argo ve küfür olduğundan komedide de karşı değiliz ama bunu bir araç olarak kullanınca olmuyor, dizilerde ve sinema filmlerimizde genel sorun bu. Tut Sözünü bu döngüyü başarıyla aşmış…. Filmin diğer komedilerden diğer farkı da fantastik olması., efektlerin de gayet de başarılı uygulanmış olduğunu görüyoruz.

Kemal Uçar ve Giray Altınok, birbirine zıt iki dostu canlandırıyorlar ve gerçek hayatta da dost olmalarından ötürü hem oyunculuk hem yazarlık adına iyi bir iş çıkartıyorlar. Bu uyumu ve sinerjiyi izlerken hissediyorsunuz.  Giray Altınok, Yalçın olarak çok komik, onu, televizyonda da mutlaka görmeliyiz, artık komedi dizilerinde bence yapımcıların gözdesi olmalı. O şeytan tüyü var onda. Adından söz ettirecek komedyenler sınıfına girer 2015’te bence.

Kemal Uçar’ı önce Ezel’de en son da  TRT1’de Yedi Güzel Adam’da Nuri Pakdil olarak izlerken birden karşımda Tut Sözünü’deki Bahadır olarak görmenin şaşkınlığındayım. Üstelik de yazar olarak. Mizah yönü daha kuvvetliymiş. Bence artık televizyonda da komediye kayacak. Gösterim sonrası sohbetimizde de Uçar’a televizyonda da Giray ile komedi yapsanız ne güzel olur dedim, o da zaten birlikte sürekli yazdıklarını ve bu yönde de planları olduğunu söyledi.

Filmin üçüncü adamı Burak Serdar Şanal da, jönlükten çıkıp komediyi başarmış yeteneğiyle.

Demet Özdemir’e gelince, o filmin esas kızı, güzel kızı. Demet’in yeri ayrıdır bende, onun sevenleri de bilir. İlk dizisi Sana Bir Sır Vereceğim’den beri bir arkadaşlığımız var, onun hep iyi işler yapacağına inancım var. Ki bu filmde de rolünün hakkını veriyor Demet karakteriyle. Demet’e dizisi olup olmadığını sordum. Yakında bir dizi projesi olabileceğini şu an görüşme aşamasında olduğunu ve ilk bana açıklayacağını söyledi.

Filmin usta isimleri ise senaryoyu sevdikleri için gelip oynamışlar. Zafer Algöz, Erkan Can, Mehmet Özgür, Ayla Algan.

Durul Bazan, Bülent Polat, Eylül Öztürk ve Çağdaş Onur Öztürk hepsi iyi konumlanmış karakterlerle karşımızdalar. Özellikle Eylül Öztürk, histerik kadın olarak harika.

Tut Sözünü ile ilk yönetmenlik denemesiyle karşımızda olan Oğuz Çelik, aslında kurgu yönetmenliğinden geldiğinden neyi nasıl çekmesi gerektiğini planlayarak yola çıkmış, belli oluyor. Oğuz Çelik, Kemal Uçar ve Giray Altınok yakın arkadaş olduklarından ortak dil oluşturmada zorlanmamışlar.

Ayrıca filmin danışmanlarının şu an TRT 1’de Filinta’yı çeken Kudret Sabancı ve İncir Reçeli,’ni çeken Aytaç Ağırlar olduğunun altını çizeyim.

Kemal Uçar, röportajımızda amaçlarının sadece güldürmek olduğunu ve yine filmler yapma idealinde olduklarını anlattı. Yani “hadi popüler insanları toplayalım, komedi klişelerini serelim, gişeyi vuralım, paraları indirielim’in çok uzağında samimi bir filmle karşı karşıyayız.

Yani “Tut Sözünü”, tutmuş sözünü.

Yazarın Diğer Yazıları

Mimaroğlu: İki ruh, bir beden, dört intihar

Bu belgesel, son zamanlarda en sevdiğim ve ayrıksı duran belgesellerden biri oldu

Azizler, yalnızlar, parçacıklar… Bırak dağınık kalsınlar…

"Azizler'i izledikten sonra da şunu düşündüm: Acaba televizyona uzun süre üretim yapmak yaratıcılığı öldürüyor mu? Bunun da cevabı evet. Televizyon, Taylan Biraderler'in yaratıcılığını öldürmüş"

Dijital: Öldüren eğlence mi?

Dijital olan da seçtiğimize değil maruz kaldığımıza dönüştü