14 Ocak 2010

Okur Yorumları Türkiye’dir...

İtiraf edeyim ki birkaç gün öncesine kadar ben okumuyordum. Hatta T24’tekilerin bile tümünü okuduğumu söyleyemem...

Okur yorumlarını okuyor musunuz ?

Hayır, hayır, T24’ten söz etmiyorum. En azından yalnız T24’ten söz etmiyorum. Sayfalarını okurlara internet ortamında da sunan gazete ve dergilerin tümünden söz ediyorum.

İtiraf edeyim ki birkaç gün öncesine kadar ben okumuyordum. Hatta T24’tekilerin bile tümünü okuduğumu söyleyemem...

Birkaç gün önce genç bir akademisyen arkadaşım doktora konusu olarak seçtiği “okur yorumları”nın bir de gazeteci gözüyle, onun deyimiyle söylersem “içeriden bir bakışla” değerlendirilmesine ihtiyaç duydu ve aksi gibi beni yakaladı. Arkadaş hatırına birkaç gündür hemen hemen bütün günlük gazetelerin “yorum yaz” kutularına dökülenleri okumaya başladım.

Bir: Bu güne kadar niye dikkatimden kaçtığına, niye okumadığıma hayıflandım...

İki: Hepinize tavsiye edecek kadar tiryakisi oldum...

Üç: Bugünkü Tırmık’ı hiç duraksamadan, bu konuya ayırmakta yarar gördüm...

*    *    *

En son söyleyeceğimi baştan söyleyeceğim. Zaten yazının başlığını da öyle düzenledim:

Okur yorumları Türkiye’dir...

Türkiye’nin mükemmel bir aynasıdır...

Hemen hemen tıpatıp bir cümleyi daha önce de yazdım: Türkiye Büyük Millet Meclisi Türkiye’dir, dedim.

Ardından ekledim: Cehaleti ve bilgisi ile, aklıyla ve akılsızlığıyla, ahlaksızlığı ve erdemi ile, yüzeyselliği ve derinliği ile, iki lafı üstüste getirememesi ve çarpıcı belagatıyla,  kabalığı ve zerafeti ile, çağdaşlığı ve çağdışılığı ile, tembelliği ve çalışkanlığı ile, saflığı ve düzenbazlığı ile, dürüstlüğü ve hilebazlığı ile, alçaklığı ve yüce gönüllüğüyle, birikimsizliği ve bilgeliği ile Türkiye Büyük Millet Meclisi bu ülkenin mükemmel bir aynasıdır...

Genç (dolayısıyla meslekte acemi) bir savcı o Tırmık’la ilgili soruşturma açtı. İfadeye çağırdı.

Gittim.

“Hem Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin manevi şahsiyetini tahkir etmişsiniz, hem Türklüğe hakaret etmişsiniz Engin bey” dedi.

“Galiba böyle bir soruşturma açarak Meclis'in manevi şahsiyetini ve Türklüğü asıl siz tahkir ediyorsunuz Savcı bey” diye cevapladım.

Hemen teslim olmadı.  Sordu: “Bu cehalet, akılsızlık, ahlaksızlık, kabalık, tembellik, düzenbazlık, hilebazlık, alçaklık kelimeleri ne anlama geliyor peki?”

Soruya hazırlıklıydım. Cevapladım: Türkiye halkı ne kadar cahil, akılsız, kaba, tembel, düzenbaz, hilebaz, alçak ise TBMM de o kadar öyledir bence. Peki sizce savcı bey, Türkiye halkı ne kadar cahil, akılsız, kaba, tembel, düzenbaz, hilebaz, alçaktır?

Bitişik masada başka bir işle uğraşan, yaşlı (yani deneyimli), eh daha önceki ziyaretlerimden aşinalığımız da olan bir başka savcı dayanamadı söze karıştı; genç meslektaşına latife yollu sataştı. “Aşağı tükürseniz sakal, yukarı tükürseniz bıyık Savcı bey” dedi, “Siz en iyisi, ifadesi alındı, soruşturmaya mahal olmadığına karar verildi, deyip çıkın işin içinden. Engin bey basın sanıklığında epey kıdemlidir...”

Genç savcı deneyimli meslektaşının öğüdünü tuttu. Bir çay ısmarlayıp beni yolcu etti.

*    *    *

Kıssadan hisse:

Gazetelerin “yorum yaz” kutusuna yazan okurlar Türkiye’dir. Türkiye’nin birebir aynasıdır.
İtirazı olan var mı?

Not: T24 okurları öteki gazetelerin yorum yazanları arasında sütten çıkmış kaşıktır. Yazara sövmezler; övmek gerekirse de överler. Onlar yazara sataşmaktansa birbirleriyle tartışmayı, hatta bazan sert tartışmayı pek severler. Yazarlar da ellerini oğuşturup aradan çekilir ve kıs kıs gülerek T24 yorumlarını okurlar...

Keh keh...


Yazarın Diğer Yazıları

Bitirilmeyen bir Tırmık ve bir kişisel not

Hiç günü kurtarmak için yazmadım. Bundan sonra da yazmam

Reis boşa koysa dolmaz, doluya koysa almaz

Reis'in derdi büyük. Eğer "Seçim zamanında yapılacak" sözünü ve iddiasını yalayıp yutmayacaksa Anayasa'yı değiştirmek zorunda. Anayasayı değiştirmeye ise Meclis'teki AKP ve MHP milletvekillerinin sayısı yetmiyor. O zaman geriye tek seçenek kalıyor. Erken seçim

Bir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden

MHP Başbuğu partisinin Kızılcahamam kampının kapanışında konuştu. Valla kampa katılan MHP yiğitleri ne düşündüler bilemem. Zaten düşündükleri olumsuzsa dile getirmek MHP çatısı altında pek mümkün değildir. Parti disiplini değil, Başbuğ disiplini olsa gerek. Ama ben elbette her türüyle milliyetçiliğe, dolayısıyla MHP’ye de, onun Başbuğ’una da çok ama pek çok uzağım, öyleyse Başbuğ’un sözleri üstüne düşündüklerimi dile getirebilirim