07 Şubat 2021

Moda sektöründe yeni bir açılım sinyali: "Erişilebilir lüks"

14 yıl boyunca oturduğu Lanvin'in "Artistik Yönetmen" koltuğu altından alındıktan sonra köşesine çekilen Alber Elbaz, kendi markasını yaratıp bomba gibi bir koleksiyonla moda arenasına dönüş yaptı. "AZ Factory" olarak isimlendirilen markanın hedefi, fiyat politikasında özveride bulunarak geniş kitlelere ulaşmak ve XXXS'den XXXL'ye kadar dağıtılmış beden yelpazesi ile tüm kadınlara göz kırpmak

Moda, dünyası, küresel pandemiye ayak uydurmak için gece gündüz kafa patlatırken, İsrail asıllı Fransız tasarımcı Alber Elbaz, dijital ortamda gerçekleştirdiği bir sunumla çiçeği burnunda markasını ve koleksiyonunu tanıttı.

Lanvin'deki görevi sürecinde yarattığı sofistike ve kadınsı tarzla Hollywood yıldızlarının gözdesi haline gelen tasarımcı, kendi tabiri ile "demokratik bir koleksiyon"la dönüş yaptı.

Haute-Couture (Yüksek terzilik) kodlarının teknoloji ile birleştirilmesi ile yaratılan marka kimliği, şık-spor bir tarz içeriyor.

Van Cleef Arpeels, Cartier gibi köklü mücevher markalarını bünyesinde barındıran İsviçre şirketi Richemont, Dunhill ve Chloé'den sonra Elbaz'la da işbirliğine giderek marka portföyünü genişletme politikasına sadık kalmış oldu.

Pandemi nedeni ile zor günler geçiren lüks sektörü arenasına yeni bir marka ile girmek cesaretini gösteren Elbaz'ın dengeli kalite-fiyat açılımı ile kısıtlı olan lüks müşteri kitlesini aşması öngörülüyor.

Giysilere uygulanan önden fermuar, elbiseyi daha dik tutmak için sırt tarafına uygulanan balen çalışması gibi detaylar kadar, daha çok spor markaları tarafından kullanılan teknik kumaşlar üzerinde yapılan AR-GE çalışması da lüks dünyasında manevra niteliği taşıyor.

Lüks markaların hazır giyim koleksiyonlarının astronomik rakamlara satılması, ancak belirli bir zümrenin ilgi odağına giriyor.

Kanımca, Elbaz, kalite-fiyat dengesinde uygulamak istediği yöntemle lüks sektöründe yeni bir sayfa açmış olacak... 230-1200 Euro fiyat aralığındaki ürünler, ilk etapta Farfetch ve Net-A-Porter portallerinde satışa sunuldu. Ricemont, kısa sürede Paris, Londra, New York gibi moda merkezlerinde mağaza açılışlarının gerçekleşeceğini ilan etti.

Markanın bir diğer yaratıcı kararı ise tüm modellerin XXXS ve XXXL beden skalasında üretilecek olması. Japonya, Çin gibi Uzakdoğu ülke kadınlarının ufak tefek olmasını önemsenmesi kadar, giysi bulmakta zorlanan büyük beden kadınların da yaratıcı fikirlerden dışlanmamış olması hedeflenen geniş yelpazeye ulaşma yönünde kurgulanmış akıllıca bir karar.

Pandemi nedeni ile yaşamakta olduğumuz bu depresif dönemde, yeni markasını tanıtmak için kamera karşısına geçen 59 yaşındaki Alber Elbaz, optimist duygularını moda severlere yansıtmak yoluna gitti.

İspanyol gribi bittiğinde Paris'te başlayıp tüm dünyaya yayılan "Çılgın Yıllar" dönemine değinmesi ise bir hayli ilginç. Fransızca "Les Années Folles" olarak nitelenen süreçte sosyal, kültürel ve sanatsal alanlarda büyük bir patlama yaşanmış, Ernest Hemingway, Salvador Dali, Jean Cocteau, Charlie Chaplin gibi sanatçılar yeni bir dönemin başlamışa neden olmuşlardı. ABD'de doğan Caz müziği ise bu coşkunun bir ifadesi olarak tüm dünyaya yayılmıştı.

Aynı dönemde, Coco Chanel'in öncülüğünde gerçekleşen ve devrim niteliği taşıyan moda dalgalanması ise bugünkü anlamda trend anlayışının doğmasına neden olmuştu.

Mutlu Pazarlar.

Yazarın Diğer Yazıları

Müzayedede rekor tablo satışı

Pop Art'ın Kralı Andy Warhol'un Marilyn Monroe Portresi, 195 milyon dolara satılarak 20. yüzyılın en pahalı sanat eseri unvanına sahip oldu. Christie's Müzayede'nin New York'ta düzenlediği açık arttırmada sadece 4 dakikada satılan eserin yeni sahibinin adı ise sır gibi saklanıyor. Warhol'un, 1964 yılında Monroe'nün ölümünden iki yıl sonra yarattığı "Shot Sage Bleu Marilyn'' tablosu, bir dönemin aynası niteliğini taşıyor

2022 yaz sezonunda çingene pembesi giyinmeye hazır mısınız?

Enerji ve neşe kodlarını taşıyan fuşya pembesi rengi, iki yıllık pandemi kâbusu sonrasında altın çağını yaşayacak. Lüks markalardan hızlı moda devlerine, tüm koleksiyonlar başta fuşya olmak üzere canlı renklerden oluşan koleksiyonlarla optimizm mesajları veriyor.

Yarı çıplak poz vermiş erkek görsellerinden doğan moda imparatorluğu

Netflix'te yayına giren "İşin Rengi" adlı belgesel film, bir Amerikan markası olan Abercombie&Fitch'in sıra dışı kimlik yaratma öyküsünü ve başarısının temelini oluşturan "dışlayıcılık" taktiğinin yarattığı skandalları ele alıyor. Alison Klayman yönetmenliğinde gerçekleştirilen film, 1990'lı yıllarda Mike Jeffries'in CEO koltuğuna oturması ile tekrar canlandırılan markanın, elitist ve seks odaklı imaj çalışmalarının ABD gençliğinde yaratmış olduğu etkiyi anlatıyor