Bütün mesele kendi derdine gülebilmekte

hepyek

Hepyek

SERAY ŞAHİNER

Everest Yayınları

Hepyek hem mizahı hem sinematografisi yoğun öykülerden oluşuyor. “Her şeyini kaybet ama neşeni kaybetme” mottosunu kahramanların duruşlarından görebiliyoruz. Herkes bir anlığına kendisini başka bir yerde ve başka bir koşulda düşünüyor. Sonra, sonrasını boş verelim çünkü kaybetmenin ve başarısızlığın en güzel hikâyelerimizi oluşturduğunu ancak o "sonra" ânında hatırlayabiliyoruz. Asıl mesele aslında sadece hayal kurmakta.

ADALET ÇAVDAR

Kul, Antabus, Hanımların Dikkatine, Gelin Başı, Reklamı Atla kitaplarının yazarı Seray Şahiner. Bugün baktığımız yerden yazdıkları ile hepsini yan yana yerleştirdiğimizde, bize kurduğu bir mahalleden tek tek bütün evlerin içini görme ve anlatma yeteneğine sahip bir yazar.

Hepyek Seray Şahiner’in yeni öykü kitabı. On bir öykü ve bir denemenin bulunduğu bu kitap, mahalle aralarında, küçük taşra kasabalarında, büyük şehirlerin kıyılarında köşelerinde yaşayan insanların hikâyelerine yer veriyor. Hepyek çoğunuzun bildiği gibi tavlada bir-bir zarın gelmesi demektir. Yani aslında çok denk gelmesi bir bahtsızlığın ifadesi olarak görülebilir.

Elinizde avucunuzda bir anlığına bile olsa hiçbir şeyin kalmadığını düşündüğünüz zamanı ya da zamanları düşünün, sonra o andan itibaren yüzünüzü gülümseten o ilk saniyeye dönün bakın... İşte, o anların hikâyelerini anlatmayı tercih ediyor Seray Şahiner. Örneğin, bir cenazevinde kim olduğunu bilmediğiniz iki çocuğun, vefat eden babanız için pişen tavuklu pilavı karabiberli yemeyi sevdiğini anımsatması gibi küçücük, ama aklınıza geldiğinde sadece o ânı hatırlayacağınız zamanları anlatıyor. 

Böyle yazınca, okuyana garip gelebileceğini tahmin ediyorum. Seray Şahiner yıllardır o küçücük anların peşinden koşturarak yazıyor hikâyelerini. İster bir roman olsun ister bir öykü fark etmiyor okurunda yarattığı duygu; cinsiyet ayrımı olmaksızın, köhne bir yerde tuttuğu hislerini bir şekilde karşısına çıkarıyor ya da bu insanların varlığından habersiz olan insanları bir çomakla dürtmeyi tercih ediyor. Bu, "gözünü aç ve dünyaya bak" demenin başka bir yolu.

Bütün bunların dışında, Hepyek hem mizahı hem sinematografisi yoğun öykülerden oluşuyor. “Her şeyini kaybet ama neşeni kaybetme” mottosunu kahramanların duruşlarından görebiliyoruz. Herkes bir anlığına kendisini başka bir yerde ve başka bir koşulda düşünüyor. Sonra, sonrasını boş verelim çünkü kaybetmenin ve başarısızlığın en güzel hikâyelerimizi oluşturduğunu ancak o "sonra" ânında hatırlayabiliyoruz. Asıl mesele aslında sadece hayal kurmakta.

Kendince bir sıralaması var Hepyek’in, birkaç kuşak öncesinden bir masal anlatarak başlıyor ilk öykü. Çeşitli masallar biçim değiştiriyor, mutluluk ya da mutsuzluk temel konuları olmaktan çıkıyor. Sonra yavaş yavaş taşradan şehre doğru gelmeye başlayan hikâyelerin içine televizyon, cep telefonu, reklamlar ve gelecekle ilgili bir kurgu giriyor. Öykülerin bütünlüğüne bakacak olursak, temelinde hiçbir kahramanını yalnız bırakmamaya çaba sarf ediyor Seray Şahiner. Herkesin karşısına, onun için başını belaya sokabileceği ya da bir anlık bile olsa bir ortaklık kurabileceği bir insanı bulup çıkarmayı başarıyor.

Kitabın sonunda “Hepyek” adında bir metin var. Seray Şahiner’in yazdığı ya da yazacağı bütün öykülere, romanlara ve bir sokakta yürürken bakmadan geçemediği karelere gönderdiği bir selam var. Birbirinden korkmayan insanları bir avazda döküveriyor ortaya. Hepsini ama hepsini tanıyorsunuz. Bir sarılmak arzusu doğuyor içinizde. Kim bilir belki babalarını kaybettikleri için kendi tarihini yazabilen o çocuklar, çoktan beri arkadaştırlar.