“Tarihin doğru tarafı”: Kemal Kılıçdaroğlu nerede?
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

“Tarihin doğru tarafı”: Kemal Kılıçdaroğlu nerede?

Kılıçdaroğlu’nun yayınladığı son videoda bir doğru cümle var: “Tarihin doğru tarafında yer almak çoğu zaman cesaret ve kararlılık gerektirir.” Bunu Meclis’teki komisyonun İmralı’ya gönderdiği heyete CHP’nin katılmayışına eleştiri olarak söylüyor. Sorun burada başlıyor. Bu düşüncesini komisyon toplantısından önce CHP yetkilileri ile paylaşmayı aklından geçirmiş midir?

“Tarihin doğru tarafı”: Kemal Kılıçdaroğlu nerede?
Kemal Kılıçdaroğlu

Uzun süredir sessiz kalan CHP’nin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu herkeste soru işaretleri yaratan açıklamalarına bir yenisini ekliyor.

Genel başkanlıktan düştüğü günden itibaren, on üç yıl yönettiği CHP ile ilgili ağzından tek bir olumlu söz çıkmıyor. Bekliyor bekliyor, kendisine göre bir zamanlama ile CHP’yi hedef alıyor.

Türkiye’de bunca hukuksuzluk, adaletsizlik, yoksulluk, her türlü sosyal huzursuzluk, gelecek kaygısı ayyuka çıkmış, bulunduğumuz coğrafya pek çok siyasi risk altında ama...

“Eski CHP Genel Başkanı” CHP’yi topa tutmayı asli mesleği haline getiriyor.

İktidar sahipleri ve yandaşları zevkten dört köşe, “ana muhalefet partisi eski genel başkanına” sabahtan akşama kadar kendi TV’lerinde övgüler düzüyor, gazetelerinde alkışlarla karşılık veriyor.

Yeni parti kurmak

Dünya siyasetinde olduğu gibi, bizim siyasi tarihimizde çok örnekleri var.

Bizde çok partili düzene geçildikten sonra, liberal, muhafazakâr, sosyal demokrat ve sosyalist partilerin tamamında “parti içi anlaşmazlıklar” yaşanıyor.

Bunların bir bölümü “ideolojik ayrışmadan” bir bölümü “siyaset yapma tarzından” bir bölümü “kişisel çatışmadan” kaynaklanıyor.

Örnek bol, böyle durumlarda...

Siyasete devam etmek isteyenler partilerinden istifa ediyor ve yeni bir parti kuruyor.

En büyük kopmalardan biri siyasi tarihimizde “Dörtlü Takrir” olarak anılan, dört önemli siyasetçinin 1945’te verdiği önerge. CHP milletvekilleri Celal Bayar, Adnan Menderes, Refik Koraltan ve Fuat Köprülü CHP’nin toprak reformu yasasına karşı takrir (önerge) veriyor. Menderes ve Köprülü CHP’den ihraç ediliyor, Bayar ve Koraltan istifa ediyor, sonra da Demokrat Parti’yi kuruyorlar.

Çok partili hayatımızda 1950’lerden başlayarak günümüze kadar partisiyle siyasi ya da kişisel anlaşmazlığa düşerek, yeni parti kuran pek çok kişi ve ekip var.

Uzağa gitmeye gerek yok, 2001 yılında AKP de, Saadet Partisi’nden istifa edenler tarafından kuruluyor.

Kılıçdaroğlu genel başkanlığı kaybettikten sonra, CHP ile pek çok konuda anlaşamıyor. CHP’ye karşı açıktan sürekli cephe almakla meşgul. Kendisini destekleyen küçük bir grupla birlikte.

O şimdilik CHP’de kalmayı tercih ediyor. CHP de, eleştirilere şimdilik dikkatli cevaplar veriyor.

İmralı heyeti

Kılıçdaroğlu’nun yayınladığı son videoda bir doğru cümle var:

“Tarihin doğru tarafında yer almak çoğu zaman cesaret ve kararlılık gerektirir.”

Burası doğru.

Bunu Meclis’teki komisyonun İmralı’ya gönderdiği heyete CHP’nin katılmayışına eleştiri olarak söylüyor. CHP’nin “kardeşlik sürecinde öncü rol oynaması ve sürece istikamet çizmesi” gerektiğini vurguluyor.

Sorun burada başlıyor.

CHP’nin İmralı’ya giden heyette yer alması gerektiğini savunduğuna göre...

Bu düşüncesini komisyon toplantısından önce CHP yetkilileri ile paylaşmayı aklından geçirmiş midir?..

Eski genel başkan sorumluluğu çerçevesinde parti disiplini gereği, düşüncelerini parti yöneticilerine dile getirmek gibi düzgün bir yol varken.

Ele güne şikayet etmek yerine, inancı doğrultusunda “tarihin doğru yanında yer almak” adına!..

Ne var ki, içerde iktidarın yol açtığı ağır sorunlar, partisinin kuşatma altında bulunduğu bir dönemde...

O partisini ele güne şikayet etmekten, parti içi huzursuzluğu tahrik etmekten vazgeçmiyor. Şikayet ederek, iktidarın ekmeğine yağ sürmekten çekinmiyor.

Israrla tarihin yanlış tarafında durarak!..

İsmet Paşa-Bülent Ecevit

Aklıma CHP Tarihi’nden bir siyasi duruş, bir nezaket, bir parti içi disiplin örneği olmak üzere bir fotoğraf geliyor.

Bülent Ecevit 1972 CHP Kurultayı’nda otuz dört yıllık CHP Genel Başkanı İsmet İnönü’ye karşı seçimi kazanıyor.

Ecevit “yeni genel başkan” kimliği ile kurultay salonuna girdiğinde...

Kurtuluş Savaşı Garp Cephesi Komutanı, Lozan Fatihi, İkinci Cumhurbaşkanı, en uzun Başbakanlık yapmış İsmet Paşa ayağa kalkıyor, düğmesini ilikliyor, yeni genel başkanı Ecevit’i selamlıyor.

“Tarihin doğru yanında yer almak” adına, unutulmaz bir saygı örneği!..

Ecevit’le anlaşamayacağını gördüğü için belli süre sonra “CHP kurucularından biri olmasına rağmen, yarım asırlık parti üyeliğine son veriyor, CHP’den istifa ediyor.

İlgili İçerikler