En son ekran başında ağladığım günü çok iyi hatırlıyorum, Uğur Mumcu, karlı bir Ankara sabahında öldürülmüş, o anların ilk görüntüleri gelmeye başlamıştı ekranlara.
Yalnızdım evde, hiç görmediğim tanışmadığım ama o kadar yakın olduğum birini kaybettiğimi öylesine hissediyordum ki; tutamıyordum gözyaşlarımı...
Kimsenin olmadığını bildiğim evde, önce sakınmak istediğim gözyaşlarımı, kaçırdım bir süre kendimden ancak başaramadım.
Uğur Mumcu’nun kaybı, haberi dinleyip sonra ekran başından ayrılıp hayata kaldığın yerden devam edebileceğin bir kayıp değildi.
Bir ekran karşısında, hayata veda edişini duyup kalakaldığım sevgili Gülşah Durbay’ı da hiç tanımadım, karşılaşmadık, muhtemelen aynı ortamlarda bulunduğumuz zamanlar olmuştu.
Ve o zamanlar, son yıllarda sıkça tekrarlanan CHP kurultaylarıydı büyük olasılıkla.
Ferdi başkanla da öyle.
Yaklaşık altı ay arayla Manisa’nın yaşadığı; bu iki büyük kaybı düşündükçe, hayatın anlaşılmazlığı üzerine konuşabilecek ne çok şey bulabiliyorum kendimce.
İnsan hayatta karşılaştığı böylesi durumlara bir şekilde anlam yüklemeye çalışıyor, en çok da ‘neden’ diye sorarak başlıyor bunu yapmaya.
Hiçbir ölüm erken sayılmaz elbet; fakat Ferdi Zeyrek ve Gülşah Durbay’ın gidişleri gerçekten çok erken oldu.
“Gülüm çok acıklı bir hikaye yazdık değil mi?”
Türkiye’de hiç tanışmadıkları, onları hiç bilmeyen her düşünceden insan, iki kaybı da ‘bir yakınlarının ölümü gibi’ karşıladı.
Böyle ölümler çok sarsıcı oluyor, bu sarsıntıda, Gülşah’ın son sözlerini cenazede binlerce kişiye aktarırken ekran başında dinlediğim Lal Denizli’nin konuşmasıyla başlayan gözyaşlarım, Özgür Özel’le devam etti.
Yine yalnızdım evde. Fakat bu sefer sakınmadım kendimi ağlamaktan. Tanımamış, karşılaşmamış ama öylesine yakındım ki Gülşah’a.
CHP lideri Özgür Özel, bu ülkenin insan yanını, büyük bir sınavla hatırlatıyor gibi geliyor artık.
Mesela onun Ferdi Zeyrek ve Gülşah Durbay’ın ardından söyledikleri, sadece Manisa’lı olmak ve yol arkadaşlığı yapmanın ötesine geçiyor, söylendiği yer ve zamanın ötesine…
Bunu düşünüyorum ekranda işittiğim sözler üzerine; Özel ile karşılıklı döktüğümüz gözyaşları sırasında.
Gülşah Durbay, bir seçim kazanana kadar bir ömür verdiği Manisa’da, önceki kazanılamayan seçimlerden sonra ‘Bir hikayemiz yoktu, ondan kazanamadık’ diye söylermiş, öyle anlatıyor CHP Genel Başkanı Özgür Özel.
Böyle de düşününce insan artık acıklı hikayelerini bağrına basıp; güzel, ümitli hikayeler yazmak ve yaşamak için can atıyor bu ülkede.
Eyvallah.


