AK Parti yaşatır!
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

AK Parti yaşatır!

Kötü niyetli kişi ve kurumlar tarafından düzmece intihar girişimlerini önleyerek şov yaptıkları iddia edilse de AK Parti üst düzey yöneticileri Hızır gibiler. İstatistik kurumu intihar verilerini 2019 yılından bu yana yayımlamıyor ama "kurtarılanlar" diye yeni bir başlık açsa gerçekler ortaya çıkacaktır

Önceki gün televizyonda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ı, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na giderken şahit olduğu kazada yaralanan motosikletli kuryeye kolonya dökmek suretiyle yardımcı olurken seyrettim. Bir anlığına AK Parti'den hoşlanmama derecemin abartılı olduğunu düşündüm. Hafızamı biraz zorladığımda, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan dahil, bütün yöneticilerinin politikaları dışında da ne çok insanın hayatını kurtardığını fark ettim.

14 Ağustos 2001'de, yani 21 yıl önce bugün kurulan AK Parti yöneticilerinin diğer parti yöneticilerinden en ciddi farkı -bana göre- intiharın eşiğine gelmiş insanlara, Hızır gibi yetişmeleri. Aklıma takılan tek şey, bu intihar etmek üzere olanlara yetişme halinin 25 Aralık 2015'te başlaması. O tarihte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Boğaziçi Köprüsü'nde intihar girişiminde bulunan kişinin bu eyleminden vazgeçmesini sağlamıştı. Ailevi sorunları olan gencin durumunu da takip eden Erdoğan, genç adamın bir işe yerleştirilmesini de sağlamıştı.

Erdoğan'ın ardından bu kez İçişleri Bakanı Süleyman Soylu 25 Ağustos 2017'de İçişleri Bakanlığı yakınlarındaki bir köprünün üzerine çıkarak intihar girişiminde bulunan gencin yanına gelip konuşarak intihardan vazgeçirdi. Yoğun çalışma temposu içinde bir gencin hayatını kurtarmaya zaman ayırması Soylu'ya duyulan sevgiyi daha da artırmıştı.

Bu olaydan yaklaşık bir yıl sonra bu kez Başbakan Binali Yıldırım, 8 Temmuz 2018'de yine Boğaziçi Köprüsü'nden atlayarak intihar etmek üzere olan bir gencin hayatını kurtardı. Erdoğan'dan farlı olarak Yıldırım, genci ikna etmek üzere yardımcısını göndermemiş, konuyla bizzat kendisi ilgilenmişti. Hatta olaydan sonra Yıldırım, genci arabasına alıp, davetli olduğu düğüne de götürmüştü.

14 Ağustos 2019'da ise bu kez Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu, Haliç Köprüsü'nde intihar girişiminde bulunan bir kişiyi ikna ederek intihardan vazgeçirmişti. Daha sonra genci aracına alan Kasapoğlu, AK Parti İstanbul İl Başkanlığına gitmişti.

Bu arada bir parantez açıp, eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu'nun 1 Mayıs 2019'daki Boğaziçi Köprüsü'nde önlediği intihardan söz etmek gerekiyor. Polisin iki saat boyunca uğraşarak intihardan vazgeçiremediği, üzerinde AK Pati tişörtü ve Türk bayrağı olan genç adamı ancak Davutoğlu ikna edebilmişti. Henüz Gelecek Partisi'ni kurmamış ama kuracağı söylentileri ortada dolaşan Davutoğlu'nun kurtarma işini reklam için yaptığı söylendiğinde basın bürosu zehir zemberek bir cevap vermişti.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 25 Aralık 2015'te parti içinde köklü bir gelenek başlattı.

Anlayışsız CHP!

Bu kurtarışların il başkanı, il başkanı yardımcısı, ilçe başkanı, belediye başkanı versiyonları da mevcut. Sonuç olarak, AK Partili yöneticilerin pek çok intiharı önledikleri ortadayken, önlenemeyen intiharlardan AK Parti'yi sorumlu tutmak büyük bir haksızlık gibi görünüyor. Geçtiğimiz 7 Nisan'da, CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun cevaplaması için, Türkiye'de intihar vakalarıyla ilgili bir soru önergesi vermişti. Gürer, kurtarılanları hiç dikkate almadan, son dönemde kamuoyunda yer alan haberlere göre intihar vakalarının arttığını belirterek, şu soruları soruyordu:

Son beş yılda intihar ederek hayatını kaybedenlerin sayısı kaçtır? Kadın ve erkek olarak son beş yılda intihar edenlerin ayrı ayrı sayısı kaçtır? Son beş yılda intihar edenlerin meslek gruplan üzerine bir çalışma yapılmış mıdır, yapıldı ise en çok intihar vakasının görüldüğü ilk üç meslek grubu nedir? Meslek gruplarına göre intihar vakalarının önlenmesi adına kamu kurumlarında yürütülen bir çalışma ya da proje var mıdır?

Hatırlatmakta yarar var, Soylu, pandemi başlangıcında son dakika sokağa çıkma yasağı ilan ederek kargaşaya neden olması nedeniyle olay sonrasında istifa kararını açıkladığında, Rize'de bir vatandaş beş katlı bir binanın çatısına çıkarak intihar girişiminde bulunmuştu. Polisin, "Öyle bir şey yok istifa kabul edilmedi," demesi üzerine vatandaş intihardan vazgeçmişti. İstifa etme kararı bile intiharlara neden olabilecek bir bakana sorulacak soru değil bu!

Soylu da alınmış olmalı ki, soru önergesine üç buçuk ay sonra cevap verdi:

"Yaşam hakkı, kişinin sahip olduğu ve doğuştan getirdiği, diğer tüm hal ve özgürlüklerini kullanabilmesini sağlayan en temel haktır. Bu temel hak Anayasa'nın 17'nci maddesinde, herkes yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir, şeklinde hüküm altına alınmıştır. Ayrıca yaşam hakkı, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve Avrupa insan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınmıştır. Her türlü intihar olayları, adli süreç içerisinde yürütülmekte olup intihar olaylarıyla ilgili istatistiki verilere www.tuik.gov.tr resmi internet sitesinden ulaşılabilmektedir."

Tamam internet sitesinden bakılsın da TUİK de en son 2019'da intihar istatistiklerini yayınlamış. Burada Gürer'in sorusuna cevap alamadığı için şikâyet etmesine de hak vermek lazım. Soylu, kendine yakışır biçimde, "Tamam, 2019'da 3 bin 406 intihar vakası meydana gelmiş ama bir de bizzat bizim kurtardıklarımız var, onları neden görmüyorsunuz?" diye cevap vermeliydi.

Örneklerden de görüldüğü gibi AK Parti yaşatır!

Şengün Kılıç kimdir?

Şengün Kılıç, Gazi Üniversitesi, Maliye Fakültesi'nden mezun oldu. Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Opera Anasanat Dalı'na devam etti.

1986 yılında gazeteciliğe başladı. Çeşitli gazete, dergi, radyo ve televizyonlarda muhabirlik, editörlük ve haber müdürlüğü yaptı. 

Biz ve Onlar/Türkiye'de Etnik Ayrımcılık (1992, Metis Yayınları), Beyaz Bir Düş (2004, Epsilon Yayınları), Sinemada Ulusal Tavır/Halit Refiğ Kitabı (2006, İş Kültür Yayınları), Erozyon Dede, Hayrettin Karaca Kitabı (2008, İş Kültür Yayınları), CHP'li Yıllar 1946-1992 (2010, İş Kültür Yayınları), Hayatım Mücadeleyle Geçti/Kemal Kurdaş Kitabı (2010, İş Kültür Yayınları), Çayın 90 Yılı (2014, Kesişim Yayınları), Haberde Yargı/Yargı Haberciliği Elkitabı (2019, bianet), Kadehlerdeki Dudak İzleri (2002, Overteam,) adlı kitapları yayımlandı.

İlgili İçerikler