Uğurcan da olmasa!
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Uğurcan da olmasa!

Gürcistan’da devlet büyüklerimizi bunalıma sokan Milli Takım, İspanya’dan yarım düzine gol yedi. Pedri oyundan çıkmasa ya da Uğurcan olmasa 8-0’lik İngiltere maçları gibi olacaktı kaderimiz...

Uğurcan da olmasa!
Kerem Aktürkoğlu (Fotoğraf: Anadolu Ajansı)

Dar takvime sıkışmış, kahvaltısını etmemiş milli heyecanlara düştük bu hafta sonu. Kahvemizi içmeden Filenin Sultanları ile Japonya, oradan kafayı kaldırmadan 12 Dev Adam’la İsveç stresi... Kendimize gelemeden yine gönlümüzün sultanı kızlarla İtalya finali... Hop oynadık hop kalktık... Canımız Ebrar, Vargas Hava Yolları, Kaptan Eda, güzel gülüşlü Zehra... Olmadı. İtalya gibi bir file devini geçemedik. Olsundu. Filenin Sultanları’na helal olsundu... Ne güzel verdiler bize pazar dopaminini... Onlar dünya birincisi olmak için file üstünde uçarken bazı sivriler yine sosyal medyada mesaiye başladılar... Bla bla bla... Ya arkadaş biz çocukken buralar hayaldi. Eurovision’da Çetin Alp’ın “Opera”sını bile alkışladık biz... Puan bekledik. “Beljik ön puan” dediler bize. Hiç yüksünmedik. Hatta 8-0 yenildiğimiz İngiltere ile 0-0 berabere kalınca sokaklara düştük biz... Türk Kızı çıkmış "dünya lideri" olmak istemiş, bu mu zorunuza gitti.

Dünyanın lideri olmak isteyen kızlarla kapatmışken günü, Dünya Kupası’na Avrupa’dan katılacak 16 takımdan biri olmaya çalışan Bizim Çocuklar ile haftayı noktaladık... Karşımızda bu yollardan gitmiş, geri gelmiş İspanya ile hem de...

Zor maç oldu... En çok da defansımız ve kalecimiz Uğurcan için. Tiki taka delisi ve topun sahibi gibi davranan İspanya Milli Takımı’na karşı oynamak her takımın işi değildi elbette. Bol pas yap uzak köşeye bırak... “Oooooo saldır milli takım oooo...” Tüylerim diken diken... Neden mi? Sinirden. Milli Takım’a Türkiye demeyi öğrenemedik bir türlü. Türkiyeli mi desek de komisyon için bir dosya daha mı açsak mesela...

Neyse... Dünyanın durduramadığı Pedri’nin İspanya’sı ile boy ölçüşmek bize kim olduğumuzu hatırlattı. Benim asıl merak ettiğim Gürcistan orta sahası acaba bu Pedri için için ne yapacak? Pedri’yi izledim 67 dakika.... O oynadı ben izledim. Top kendisinde değilken bile elleriyle oynuyor, takımını yönlendiriyor yıldız futbolcu. Final pasından önce ayağına topu alıp doğru adama atıyor, doğru adam da golü atacak diğer doğru adama... 6 gol atınca Pedri oyundan çıktı biz de rahat bir nefes aldık... Peki ya Uğurcan olmasaydı... İlk yarıda o olmasa 6-0 ile içeri girerdik. İspanya'nın dışarı attıklarını saymıyorum...

O kadar yabancı kaldık ki maça? Sadece üç kez faul yapabildik ilk yarıda... Duran toplar korkusundan mı? Yooo. Bize top göstermediler de ondan. Hipnotize edecek kadar pas yapıyorlar. Yerli dizilerin o bitmeyen bakışmaları ve keman sesleri gibi. Öyle baktık biz de…

“Oooo saldır milli takım...”  Tüyler yine diken diken ama sinirden... İlk golü yiyene kadar dünyanın en güzel ıslık çalan korosu yine aynı tezahüratı yapıyor. Neden Konya diye soruyorum kendi kendime. Hadi tribünler partizanlık yapmasın mantığıyla Konya’yı seçtik. Neden Bursa değil? Neden Konya? Yanıtını bilemediğimiz sorulardan biri sadece...

Bize bir kaç gömlek üstün bir takımdan yarım düzine gol yedik. Mevlana "ne olursan ol gel” demiş ama bu kadar da gelmeyin arkadaş... Neyse harç bitti yapı paydos... Hadi kendi çöplüğümüze dönelim de “kimin transferi daha güzel” diyerek  birbirimizi kıskandıralım...

İlgili İçerikler