Kapitalist enternasyonal
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Kapitalist enternasyonal

"Değer"in "fiyat" karşısında bu kadar ezildiği bir dönem herhalde görülmemiştir

Hani bir deyim vardır: "Dikensiz gül bahçesi" derler, belirli ortamlara. Egemen düzene itiraz eden, muhalefet eden kimseler yoktur; egemenlik asasını elinde tutan kimse onun dediği olur.

Berlin Duvarı'nın çökmesiyle başlayan süreç işi fazla uzatmadan, kapitalizm açısından böyle bir ortam yarattı. Şimdi kapitalizm "dikensiz gül bahçesi"nde geziniyor. İsterse lale, isterse kaktüs dikiyor o bahçede. İsterse de salıncak kuruyor. Kimsenin çıtı çıkmıyor.

"Berlin Duvarı'nın çökmesi" olayını sosyalizmin sahneden çekilme kararına varışının tarihi olarak yazdım, ama bu da çok doğru değildi. Daha Berlin'de duvar muvar yokken bu çöküntü başlamıştı. Bu şimdi ayrı konu ve üç beş cümleyle açıklanıp geçilecek bir konu da değil. Bugünlük oraya yoğunlaşmayalım. 

Ama "kapitalizmin zaferi" diyebileceğimiz olay yeterince kesin. Kapitalizm rakipsiz!

Peki, böylece güllük gülistanlık bir dünyaya adım attık mı? Bana sorarsanız, hayır. Bugün içinde yaşadığımız dünyanın "güllük gülistanlık" denecek bir yanı yok. İnsanlığın sorunları büyüyerek var olmaya devam ediyor. Kapitalist ekonominin bunalımları hep vardı, gene var.

Örneğin şu sıralarda gene "kriz"den söz ediliyor. Bir zamanlar yaşanmış büyük krizler kadar ölümcül değil ama öylelerinin tekrarlanmayacağının garantisi yok. "Gelişmiş", "az gelişmiş" ya da "gelişmekte olan" ayrımları dünyayı "varsıl" ve "yoksul" olarak bölmeyi sürdürüyor. Ekonomik nedenlerle göç, yoksul ülkelerden "Ya Allah!" deyip kendini dışarı atanlar, entipüften teknelerde denizleri aşmaya çalışanlar, yolda alabora olup boğulanlar eksik değil.

İki rakip sistem (bunlar birbirinin zaafını kollar, fırsatını bulunca vurur v.b.) sürekli bir gerilim kaynağıydı. Nükleer silaha başvurma ihtimali ve tehdidi hepimizi endişeye sevkediyordu. İki sistemden biri ortadan kalktı, dünya kapitalizme kaldı, bu gibi tehditleri düşünmeden yaşayabiliriz artık—demeye imkan var mı? Yok! Daha üç gün önce Putin nükleer silah kullanımından dem vurdu. Ukrayna savaşı bütün şiddetiyle sürüp gidiyor ve "yok etme" enerjisinin bir kere önü açıldı mı nasıl durmak bilmez bir canavar olduğunu sergiliyor. Daha uzak ufuklarda Çin ile Amerika'nın sürekli sorunu Tayvan'ın bir patlamaya hazırlandığının sinyalleri görülüyor.

Berlin'de duvarın yıkılışını gecikmeden izleyen olaylar, Yugoslavya'nın intiharı, Kafkasya'da hala devam etmekte olan savaş ruhu, sosyalizmin tasfiyesinin dünyaya "barış" getirmek gibi bir yükümlülüğü olmadığını göstermişti. O zamandan bu yana sorunlarını barış içinde çözen bir dünya vizyonumuz üst üste yaralar aldı. Bir yandan da "sağ popülizm" batağına saplandık, Trump'ların, Bolsonaro'ların biçimlendirdiği bir dünyada yönümüzü bulmaya çalışıyoruz.

"Değer"in "fiyat" karşısında bu kadar ezildiği bir dönem herhalde görülmemiştir.

İki kutuplu dünyada yaşarken temellerini atmaya başladığımız global sorunlar şimdi elle tutulur hale geldi. "Ekonomi" adına doğaya yaptıklarımızdan söz ediyorum. Bu alanda "gerçekte varolan sosyalizm"in yaptıkları da unutulmaz; ama zafer kazanmış kapitalizm onun yarıştan çekilmesinin yarattığı boşluğu doldurmakta gecikmedi. Doğayı metaya çevirme yarışında bir yavaşlama söz konusu değil. Sanayi Devriminden bu yana akıl almaz şeyler icat ettik, ürettik, günlük hayatın sıradan nesneleri haline getirdik. Yüz yıl kadar yakın sayılabilecek zamanlarda, zamanı çerçevesinde akıllara durgunluk verecek buluşlar, şimdi müzelik antikalar arasına karışabildi. İyi, güzel, ama bütün bunların sonuçları var. İnsanın "güçlenmesi" ve eriştiği gücü ucunun nereye varacağını düşünmeden kullanması doğayı incitiyor. Ürettiği etkilerin birçoğu geri dönülmez cinsten. Bu iklim değişikliğiyle, bu global ısınma ile ne yapacağız? Ozon deliği nerelere varacak? Benim kuşağım, benim yaşıtlarım herhalde bilmemenin huzuru içinde ömrünü tamamlayacak ama yaşamaya devam edenler sözgelişi su altında kalmış bir Venedik tanımaktan mutlu olacaklar mı?

Muzaffer kapitalizm bu sorunların doğmasında, büyümesinde çok önemli rol oynadı. Şimdi bunlar, yani kendi ürünleri, çözülmesi gerekli sorunlar olarak karşısında duruyor. "Çözülmesi gerekli", çünkü lamı cimi yok, ölümcül sorunlar bunlar. Giderme yolunda gerçekten etkili tedbirler almayı beceremezsek kurduğumuz için kıvanç duyduğumuz medeniyeti yok edebilecek kadar ciddi sorunlar. Bildiğimiz hayatı yok edebilecek sorunlar.

"Sosyalizm" olmayı başaramayıp "gerçekte varolan sosyalizm" olabilen hareket tasfiye oldu; durduk yerde mesele çıkaran, hır çıkaran sosyalistler terbiyelerini takınıp kenara çekildiler. Ama kapitalizmin bu zaferi olup biten olumsuzluklarda kapitalizmin payının ne kadar büyük olduğunu da gösterdi. Bu rakipsiz saltanatın (bu kategoriye giren her şey gibi) ne kadar tehlikeli olduğunu da göz önüne serdi.

Olumsuzlukların panzehirinin "sosyalizm" olduğunu söylemeyeceğim —en azından, bugüne kadar tanıdığımız, bildiğimiz sosyalizmin... On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından bugüne varolmuş sosyalizmden alınacak derslerimiz elbette var (dile getirdiği doğrular kadar yaptığı yanlışlardan da). Ancak, yirmi birinci yüzyılda yaşamakta olduğumuzu da unutmamalıyız.

Murat Belge kimdir?

Prof. Dr. Murat Belge, 16 Mart 1943'te Ankara'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi.

12 Mart 1971 muhtırasıyla başlayan darbe döneminde iki yıl cezaevinde kaldıktan sonra 1974'te üniversiteye döndü. 1981'de doçentken istifa etti.

Halkın Dostları, Birikim, Yeni Dergi, Yeni Gündem, Milliyet Sanat, Papirüs dergilerinde ve Cumhuriyet, Demokrat, Milliyet, Radikal, Taraf gazetelerinde yazdı.

1983'te İletişim Yayınları'nı kurdu. 1997'de profesör olan Murat Belge, başkanlığını da üstlendiği Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü'nde devam ettiği akademik çalışmalarını sürdürüyor.

Türkiye'nin en üretken yazarları arasında ön sıralarda yer alan Murat Belge, çok sayıda kitapta yer alan makalelerinin yanı sıra 23 kitap yazdı; William Faulkner, James Joyce ve John Berger'den eserler de dâhil olmak üzere 15 çeviri kitabı yayımladı.

1957 seçimlerinde Demokrat Parti Muğla Milletvekili olarak parlamentoya giren gazeteci-yazar Burhan Asaf Belge'nin oğlu olan Murat Belge, aktris Hale Soygazi ile evli.

Kitapları

- Tarihten Güncelliğe (Alan, 1983; İletişim, 1997)

- Sosyalizm, Türkiye ve Gelecek (Birikim, 1989)

- Marksist Estetik (BFS, 1989; Birikim, 1997)

- The Blue Cruise (Boyut, 1991)

- Türkiye Dünyanın Neresinde (Birikim, 1992)

- 12 Yıl Sonra 12 Eylül (Birikim, 1992)

- İstanbul Gezi Rehberi (Tarih Vakfı, 1993; İletişim, 2007)

- Türkler ve Kürtler: Nereden Nereye? (Birikim, 1995)

- Boğaziçi'nde Yalılar ve İnsanlar (İletişim, 1997)

- Edebiyat Üstüne Yazılar (YKY, 1994; İletişim, 1998)

- Tarih Boyunca Yemek Kültürü (İletişim, 2001),

- Başka Kentler, Başka Denizler 1 (İletişim, 2002)

- Yaklaştıkça Uzaklaşıyor mu: Türkiye ve Avrupa Birliği (Birikim, 2003)

- Osmanlı: Kurumlar ve Kültür (Bilgi Üniversitesi, 2006)

- Başka Kentler Başka Denizler 2 (İletişim, 2007)

- Genesis: "Büyük Ulusal Anlatı" ve Türklerin Kökeni (İletişim, 2008)

- Sanat ve Edebiyat Yazıları (İletişim, 2009)

- Başka Kentler, Başka Denizler 3 (İletişim, 2011)

- Edebiyatta Ermeniler (İletişim, 2013)

- Başka Kentler, Başka Denizler 4 (İletişim, 2014)

- Militarist Modernleşme-Almanya, Japonya ve Türkiye (İletişim, 2014)

- Linç Kültürünün Tarihsel Kökeni: Milliyetçilik (Agora, 2006; Berat Günçıkan ile söyleşi)

- Şairaneden Şiirsele / Türkiye'de Modern Şiir (İletişim, 2018)

Çevirileri

- Hegel Üstüne: W.T. Stace

- Martin Chuzlewitt: Charles Dickens

- Döşeğimde Ölürken, Ağustos Işığı, Ayı: William Faulkner

- Dublinliler, Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi: James Joyce

- 1844 Elyazmaları: Karl Marx

- Bir Zamanlar Europa'da, Leylak ve Bayrak: John Berger

- Feodal Toplumdan Yirminci Yüzyıla: Leo Huberman

- Yazıcı Bartleby: Herman Melville

- Kayıp Kız: David Herbert Lawrence

- Yurtsuzların Ülkesi: Dugmore Boetıe

- Lenin ve Felsefe: Louis Althusser (Bülent Aksoy ve Erol Tulpar ile birlikte)

İlgili İçerikler