Komşu ev demekti...
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Komşu ev demekti...

Evren Balta: Evini ve komşunu kaybetmek çağımızın en büyük karabasanı değil mi?

Evren Balta 

İKSV benden 15. İstanbul Bienali'nin “iyi bir komşu” teması üzerine yazmamı istediğinde aklıma ilk gelen geçtiğimiz birkaç yılda Türkiye’yi terk etmek zorunda kalan “komşularım” oldu. Türkiye’nin halleri onları evsiz, beni komşusuz bıraktı. Giden her komşumla evimden bir parça eksildi. Doğum günleri yerine, uğurlamalara gider oldum. Doğum günlerini uzaktan kutladığım komşularımın sayısı arttıkça arttı.

Oysa komşulara sahip olmak içine güvenle girebileceğin, yürüyüp kapısını açabileceğin, istemediğin insanları dışarıda bırakıp, istediklerini içeride bırakabileceğin (güvenli) bir “ev”e sahip olmak demekti. Komşu evin bir parçasıydı. Komşu tanıdıklık duygusuydu. Komşu güvende hissetmekti. Komşu vatandı.

Komşularım azaldıkça tanıdıklık duygum azalıp, eksilme duygum arttı. İhtiyacı olanın yanında olan, haksızlığa itiraz eden, her ne olursa olsun komşusunu otoriteye teslim etmeyen iyi komşularımı kaybettim. Tam da “iyi komşu” oldukları için onları kaybettim.

Komşunu Yaşatmak

 

Nancy L. Rosenblum iyi komşuluğun demokrasiyi gündelik yaşamda kuran en önemli bileşen olduğunu iddia eder. İnsanlar birlikte yaşamayı, birbirine saygı duymayı komşularından öğrenirler. Rosenblum’a göre iyi komşuluğun üç ilkesi vardır: yardımlaşmak, konuşmak ve yaşatmak.

Yardımlaşmak siyasi görüşüne, diline, dinine bakmaksızın komşuna ihtiyaç duyduğunda destek olmaktır. Ayakkabılarını kendi başına giyemeyen yaşlı komşuna yardım etmek, işe giderken hasta çocuğunu bırakacak yer bulamayan komşunun çocuğuna göz kulak olmaktır. Komşun aç iken tok yatmamaktır. İhtiyacın olduğunda komşunun sana bir benzerini yapacağını düşünmektir. Okula gidecek yaşta çocuğun olmasa bile, başka çocuklar iyi okullara gidebilsin diye kamuya katkı sunmaktır.

Konuşmak itiraz etmektir. “Herkes kendi işine baksın” diyerek kafanı kuma gömmemektir. İyi komşu aynı yerde yaşadığı insanları gördüğünde dilsiz taklidi yapmayıp, hal hatır sorandır. İyi komşu karısını döven komşusunun sesini duymamak için müziğin sesini daha çok açmak yerine, ne olduğunu sormak için gidip komşusunun kapısını çalandır. İyi komşuluk ortak yaşam kurallarına uymayan komşunu uyarmaktır. İyi komşuluk, kendi çocuğu büyümüşse bile mahalledeki çocukların oynadığı parkın otopark yapılmasına mahalleli ile birlikte sesini yükseltmektir.  İyi komşu yanı başında birileri öldürülürken, “ah ne güzel ben evimde rahat bir uyku çekiyorum” diyemeyendir. İyi komşu haksızlığa sesini yükseltendir. 

Yaşatmak her ne olursa, senden kim ne talep ederse etsin komşuna zarar vermeme ilkesidir. Yaşatmak komşunu tehdit edeceğini bildiğin durumlarda herhangi bir otoriteye onun hakkında bildiklerini açıklamayı reddetmektir. İyi komşu otoriteyi değil, her gün yüzüne baktığı, tanıdığı, çocuklarını okula giderken gördüğü komşusunu koruyandır. İyi komşu otorite kendisine bazı kişi ve grupları kimliklerinden dolayı düşman olarak gösterdiğinde dahi, otoriteye değil komşusuna inanandır. İyi komşuluk bir soykırımın ortasında bile komşuna bedeli ne olursa olsun “ben seni koruyacağım” diyebilmektir.