Ülkemi ben yönetsem…
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Ülkemi ben yönetsem…

Kendimi durduramadım. Yazdıkça yazdım...

SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği, kadınları #ÜlkemiBenYönetsem hashtag'i ile paylaşım yapmaya devam ediyor. Derneğin Kurucu Başkanı Gülseren Onanç şöyle diyor: "Kadınların kendilerini, ülkesini yöneten seçilmiş veya atanmış bir kadın olarak görmesini ve Türkiye'yi nasıl yöneteceklerini bir cümleyle paylaşmalarını istiyoruz. Eğer kadınlar ülkelerini yönetseydi Türkiye ve dünya nasıl bir yer olurdu?"*

Kendimi durduramadım. Yazdıkça yazdım. Şöyle ki, ülkemi ben yönetsem…

  • Olabildiğince çok yere ağaç dikilmesini sağlardım.
  • Bisiklet yolları tasarlardım.
  • Duvarları grafiti sanatçıları boyardı.
  • Sokaktaki tabelaları işinin ehli bir grafik tasarımcısı yapardı.
  • Sanatçılara başımızın tacı olduklarını hissettirmek için çabalardım.
  • Kadın cinayetlerini önleyici kanunlar koyardık.
  • Akademisyenleri ve yazarları dinlerdim.
  • Medyayı ve üniversiteleri bağımsızlaştırırdık.
  • Yoksulluğu nasıl yok ederiz, bunun üzerine çalışmalar yapardım.
  • İşçilerin haklarını gözetirdim.
  • Hayvanlara kötü davranmanın bedeli olurdu.
  • Televizyon programlarına eşit sayıda kadın ve erkek konuşmacı çağrılmasını şart koyardım.
  • LGBTİQA+ bireylerin haklarını yasallaştırırdık.
  • Çevremde beni pofpoflayanlar değil, gördüklerini olduğu gibi söyleyebilen ve sezgileri güçlü kişiler olurdu.
  • Özür dilenmesi gerektiğinde dilerdim.
  • Çocukların haklarını korur, yaratıcılıklarını onurlandırırdım.
  • Plastik tüketimini engellerdim.
  • Parklarda belgesel izleme günleri düzenlerdik.
  • Ezbere dayalı eğitim sistemini rafa kaldırır, korkmadan soru soran bireylerin yetiştirilmesi yönünde adımlar atardım.
  • Eğitim online devam edecekse imkânı olmayan kişilere bilgisayar ve internet erişimi sağlardım.
  • Müzik hep olurdu. Dans ettiğimi saklamayan bir lider olurdum.
  • İnsanların inancına saygı gösterirdim.
  • Kültürel mirasımıza sahip çıkar, çarçur etmezdim.
  • Tarihi sinemalardan AVM yapmazdım.
  • Heteroseksüel aileyi toplumun tek temeli olarak tanımlamazdım.
  • Engellilerin tüm işlerini başkalarına ihtiyaç duymadan görebilecekleri şehirler tasarlardım.
  • Yapay zeka çalışmalarını ve dünyanın nereye gittiğini yakından izlerdim.
  • Türkiye'ye yurt dışından bakınca "deveye biniyorlar, boşanamıyorlar" algısının devam ettiğini bilirdim ve bu algıyı kıracak sürpriz tanıtımlar yapardım.
  • Akıl hastalıklarının kanser olmak kadar ciddi sonuçları olduğunu anlatır, gerekli önlemleri alırdım.
  • İklim değişikliği listemde birinci sırada olurdu.
  • İlkokuldan itibaren cinsellik eğitimi verilirdi. Böylece ilerki yıllarda karşılaşacağımız sapık sayısı azalırdı.
  • Depresyon ve intihar tabu olmazdı. İnsana dair konuşulabilir konular olurdu. Stigmalarla mücadele ederdim.
  • İş yapıyormuş gibi görünüp atıp tutanları kovardım.
  • 65 yaş üstüne yaşlı demezdim. Kimin yaşlı olduğunun tanımını matematiksel yaşa göre yapmazdım.
  • Hafta sonu içki satışı engeli koymazdım. Bunun yerine bağımlılıkla mücadele çalışmalarını öne çıkarır, ihtiyacı olan yurttaşlarımızın katılımını teşvik ederdim.
  • Yurt dışından borç alıp durmazdım.
  • Hayat pahalılığını ve gelir dağılımı adaletsizliğini çözmeye çalışırdım ve bu esnada altın yaldızlı tabaklarımı orada burada paylaşmazdım. Zaten öyle tabaklarım olmazdı.
  • Bütün şehirleri gezer, tek tek insanlarla konuşur, sıkıntılarını dinler çözüm arardım. Ekibimin de bunu yapmasını sağlardım. Birlikte karar verirdik. 


* https://www.youtube.com/watch?v=xqBtLm1E9OA

İlgili İçerikler