Dün Brezilyalı ve Türk işadamlarını buluşturan bir toplantıya katıldım. Açılış konuşmalarını Türkiye adına Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Brezilya adına Kalkınma, Sanayi ve Ticaret Bakan Yardımcısı Ivan Ramalho yapmadan önce iki ülkenin yatırım ajansları temsilcileri kısa birer sunum yaptılar.
Sunumlar her iki ülkenin de yabancı yatırımlar için ne kadar avantajlı ülkeler olduğu temeline dayandırılmıştı. Brezilya tarafı ile başlayan sunum, ülkenin tarımsal ürünler, tarıma dayalı sanayi, petrol arama ve sondaj, otomotiv ve kozmetik gibi alanlarda rekabetçi bir ekonomiye sahip olduğunu anlatıyor ve bunu ekonominin yıllardır sürdürdüğü istikrar ile süslüyordu.
Nüfusu 190 milyona ulaşan Brezilya, 8,5 milyon kilometre kare yüzölçümü ile dünyanın en büyük beşinci ülkesi. 1,9 trilyon dolara ulaşan milli geliri ile Güney Amerika’nın en büyük, dünyanın ise dokuzuncu en büyük ekonomisi. Brezilya özellikle son yıllarda yakaladığı ivme ile ekonomik olarak daha hızlı güç kazanmaya başladı. 90’lı yılların sonunda yaşadığı kriz sonucunda bozulan ekonomik dengeler, 2002 sonunda Lula de Silva’nın devlet ve hükümet başkanı seçilmesinden sonra yeniden ve hızlı bir toparlanma sürecine girdi. 2002 yılında 10 milyar dolara kadar gerileyen doğrudan yabancı yatırım girişleri, 2007 ve 2008 yıllarında 30 milyar doları üzerinde gerçekleşti. Geçen yıl 198 milyar dolar ihracat yapan ülkenin ithalatı ise 173 milyar dolar oldu.
Burada hemen bir parantez açıp, Türkiye ile kıyaslama yapalım. Veriler, Brezilya’nın ihracatının Türkiye’ye göre daha yüksek olduğunu gösteriyor (198’e karşı 132 milyar dolar) Oysa burada ihracatın milli gelire oranı açısından bir karşılaştırma yapmak performansı karşılaştırma adına daha doğru bir tercih olabilir. Bu açıdan bakıldığında Brezilya ihracatının, ülkenin milli gelirine oranı yüzde 9 düzeyinde. Aynı oran Türkiye için yüzde 17’ye yakın.
Yeniden sunuma dönelim...
Brezilya adına sunumu Ticaret ve Yatırım Destekleme Ajansı (APEX) yaptı. APEX, yetmiş sektörü destekleyen ve altı ülkedeki temsilcilikleri ile yabancı yatırım çekmeye çalışan bir örgüt. Bu örgütün Türkiye’deki muadili Yatırım Desek ve Tanıtım Ajansı. Zaten Brezilya sunumundan sonra yapılan Türkiye sunumunu da bu ajans yaptı.
Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; Türkiye adına yapılan sunum, Brezilya sunumuna göre, bir yatırımcıyı ikna edebilme kapasitesi açısından daha başarılı bir sunumdu. Enerjiden, işgücüne, ihracattan vergi sistemine, tüketimden yatırıma, inşat sektöründen turizme kadar aklınıza gelebilecek her alanda aydınlatıcı ve yol gösterici bir sunum yapan Ajans, Türkiye’ye son yıllarda, 70 milyar dolara yakın yabancı sermaye girişinin mimarlarından biri.


