
Karanlık ama berrak bir gecede, gökyüzünde boydan boya uzanan ışıltılı yapı, bizim evrendeki galaktik evimiz.
Gökyüzüne saçılmış bir saman yığınının parlaklığını andıran görünümünden dolayı biz ona "Samanyolu" diyoruz. Yunan mitolojisinde ise, bu görüntü gecenin karanlığında tanrıça Hera'nın gökyüzüne saçılan sütüne benzetilir ve bu nedenle "Milky way" olarak adlandırılır. Çin'de "gümüş nehir", Güney Afrika'da "gecenin omurgası" da ona yakıştırılan isimler arasında.
13,6 milyar yaşında olan Samanyolu, evrende var olduğu öngörülen 100 milyar- belki daha fazla- galaksiden biri ve kendine ait 100 milyar dolayında yıldıza sahip.
İşte, geceleri gökyüzüne baktığımızda, nefesimizi kesen görüntü, bu galaktik yapının yandan görüntüsüdür.
Galaktik disk
Galaktik diskler özellikle sarmal yapılı galaksilerin bir bileşenidir.
Kozmik malzeme dışarı doğru çok büyük kuvvetle püskürtülürken, onu içe doğru çekmeye çalışan yerçekimi kuvvetinin bu diski oluşturduğu düşünülüyor.
Bizim galaksimiz Samanyolu, yaklaşık 100.000 ışıkyılı çapında ve 1000 ışıkyılı kalınlığı olan bir diske sahip: 100 milyardan fazla yıldız bu disk içinde bulunan toz ve gaz bulutları içine dağılmış durumdadır.
Ve hep birlikte ortak bir merkez etrafında, neredeyse dairesel yörüngelerde hareket ederler.
Galaksinin merkezinde, Güneş'ten dört milyon kat daha büyük olduğu tahmin edilen süper kütleli bir kara delik bulunuyor. Galaktik disk içine dağılmış yıldızlar, galaktik merkezin etrafında dönerken eliptik bir çıkıntı oluştururlar.
Bu dönüş nedeniyle galaksi, spiral bir yapı sergiler ve merkezinden çıkar gibi görünen dört ana sarmal kola sahiptir. Bunlardan ikisi Perseus ve Scutum-Centaurus; daha az belirgin olan Sagittarius (Yay) kolu ve yerel kol Orion.
Gaia misyonu
1900 doğumlu Hollandalı astronom Jan Oort, Samanyolu'nun hareketsiz olmadığını, döndüğünü fark eden ilk bilim insanı. Güneş'ten uzakta, trilyonlarca kuyruklu yıldıza ev sahipliği yapan Oort Bulutu da onun keşifleri arasındadır.
Jan Oort, Güneş dahil galaksi içinde çeşitli mesafelerdeki yıldızların konumlarını ve galaktik merkez etrafında dönme hızlarını da hesaplayan ilk bilim insanıdır.
1990'lı yıllarda, daha teknolojik ve gelişmiş uzay teleskoplarının kullanımı ile gökbilimciler önce en yakın galaksileri incelediler; bazılarının şeklini ve yapısını belirleyebildiler. Ancak içinde bulunduğumuz kendi galaksimizin yapısını belirlemek o kadar kolay değildi. Yıldızların konumları ve Dünya'dan ne kadar uzakta olduklarının belirlenmesi ve bir haritaya dönüştürülmesi çok zaman alıcı ve zahmetli bir işti.
2013 yılında Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Gaia misyonunu devreye soktuğunda çalışmalar hız kazandı. Şimdilerde bilim insanları, Gaia verilerini kullanarak galaksinin kollarının tam konumunu ve şeklini belirlemeye çalışıyorlar.
Bu verilere göre Samanyolu diski dönerken, sallanan bir topaç gibi hareket ettiği, daha doğrusu yalpaladığı görüldü. Gökbilimciler, bu dalgalanmanın geçmişte başka bir galaksiyle çarpışmanın bir sonucu olabileceğini düşünüyorlar.
Öte yandan tüm galaksilerin karanlık madde içine gömülü olduğu da öngörüler arasında. Bunun elbette nedenleri var.
Galaksilerin görünür maddesi, 100 milyar üzerinde yıldız ve onların gezegenleri, var olan yerçekimi etkisini oluşturmak için yeterli değil.
Biliyorsunuz, karanlık madde herhangi bir ışık yaymadığı için varlığı ancak dolaylı olarak belirlenebiliyor. Hesaplamalar, bu şaşırtıcı tuhaf maddenin galaksinin kütlesinin neredeyse yüzde 90'ını oluşturduğunu gösteriyor.
NASA'nın son tahminlerine göre, karanlık madde dahil Samanyolu'nun kütlesi 1,5 trilyon Güneş kütlesine eşit.
Güneş Sistemi nerede?
Dünya'nın Güneş'in yörüngesinde dönmesi gibi, Güneş Sistemi de Samanyolu'nun merkezi etrafında bir yörüngede dönüyor ve tek bir turunu tamamlaması yaklaşık 250 milyon yıl.
Bizler, evrende olası 100 milyar galaksiden biri olan Samanyolu içinde; onun da 100 milyar yıldızından biri olan Güneş Sistemi'nin minik bir gezegeni üzerinde konumlanmış uzayın derinlerinden seçilemeyecek kadar küçük, mini minnacık varlıklarız. Bu minik gezenden uzaya bakarak hem kendi galaktik evimizi, hem de evreni tanımaya ve anlamaya çalışıyoruz.
Ve son yüzyılda epey yol katettik.
Peki, gezegenimiz Dünya tam olarak Samanyolu'nun neresinde?
Güneş'imiz ve dolayısıyla bizler Samanyolu'nun merkezinden yaklaşık 26.000 ışıkyılı uzaklıkta, Yay ve Perseus Kolları arasında Orion Spur olarak bilinen yerel kol üzerinde konumlanmış durumdayız; burası galaksinin belki de en güvenli bölgesi.
Merkezde korkunç bir karadelik olduğunu düşünürseniz, bu korkunç canavardan yaklaşık 26.000 ışıkyılı uzaklıkta olmak bizim için çok büyük şans.
Kaynakça
https://solarsystem.nasa.gov/solar-system/beyond/overview/
https://www.space.com/19915-milky-way-galaxy.html
|
Nafiye Güneç Kıyak kimdir? Nafiye Güneç Kıyak, lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi (İÜ) Fizik Bölümünde ve yüksek lisans eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Nükleer Enerji Enstitüsünde tamamladı. Çalışma hayatına Türkiye Atom Enerjisi Kurumu - Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi'nde araştırma reaktörü radyasyon güvenliği sorumlusu olarak başladı. Doktora sonrası Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu bursu ile Almanya-GSF (Gesellschaft für Strahlen- und Umweltforschung-München)'de "nükleer santraller çevre analizleri, radyasyon dozimetrisi, nükleer teknikler" alanlarında çalışmalarda bulundu. Yurda dönüşünün hemen ardından doçent ve daha sonrasında da profesör oldu. 1996 yılında kurulan Işık Üniversitesi'nin kuruluş çalışmalarına katıldı ve çeşitli kademelerde görev alarak kurucu fizik bölüm başkanlığı, Fen Bilimleri Enstitüsü müdürlüğü görevlerinde bulundu. "Lüminesans Araştırma ve Arkeometri Laboratuvarı"nı kurdu modern fizik konularında lisans ve yüksek lisans dersleri verdi. 2010- 2015 yılları arasında Işık Üniversitesi Rektörü olarak görev yaptı. Rektörlük süresini tamamlamasının sonrasında Feyziye Mektepleri Vakfı okulları CEO'su görevinde bulundu. Prof. Kıyak'ın uluslararası bilimsel dergilerde yayımlanmış çok sayıda bilimsel makalesi, yurtiçi ve yurt dışında sunulmuş 200 dolayında bilimsel çalışması bulunmaktadır. Ayrıca popüler bilim alanında üç kitabın yazarıdır: Aklın bilinmeyene yolculuğu: KOZMOS; Sırlar evrenine açılan kapı: KUANTUM ve Başlangıcın ötesi: ÇOKLU EVRENLER. 2019'dan bu yana T24 Haftalık'ta popüler bilim konularında yazılar yazmaktadır. Prof. Kıyak evli ve iki çocuk sahibidir. |


