Cumhuriyet’in kurulması Türkiye’ye çağ atlatmışken,
devlet, ülkenin bütünleşmesini engelledi,
‘’Vatandaş Türkçe konuş,’’ dedi,
Korku saldı, silahını çekti !
Emperyalizmden bağımsızlaşmışken, emperyalizme kucak açtı,
Onun, bunun böl yönet oyunlarında
Kuklalaştıkça kükredi, kükredikçe korktu,
Dosttan düşman, kabileden çete,
Çeteden gerillayı kaçınılmaz kıldı.
Taraflar liderlerle şekillendi,
Şehitlerle bilendi.
Yıllar geçti.
Kimliklerle köşe kapmacada
Tilkilerin kuyruğu birbirine dolanırken,
Yaşlandıkça akılları başlarına geldi.
Hoş geldin Sırrı Süreyya,
Seni bekliyormuşuz.
Uzattığı eli
Herkes sende bulurken,
Yarınla merhabalaştık.
Sonrasını bilemezsin.
Yaşama vefanla
Feda ederken günlerini,
Bir yüzyıl ağırlığında
O yürek,
Koca bir ülkenin
Acısını taşıdı,
Rüyasıyla çırpındı.
Şimdi?
Derim ki,
Sırrı Süreyya'nın yolunu döşediği buluşmalarda, ona ayrılmış bir sandalye.
Konuşmalarımıza varlığı tanıklık etsin.
Ters laf ettiğimizde, kâh onun önünde bunu nasıl diyebildik ki diye susup utanalım, kâh işte biz de senden sonra bu yoldan aynı inançla, insanımıza sevgiyle yürüyebiliyormuşuz diyebilelim.
Barışana kadar,
Dopdolu bir boş sandalye.


