Dikkat ayı çıkabilir!
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Dikkat ayı çıkabilir!

Change Org’daki “Giresun'da ayılar için verilen av izni iptal edilsin” kampanyası, yıllar önce dinlediğim bir hikâyeyi hatırlattı

Dikkat ayı çıkabilir!
Desen: Aydan Çelik

Change Org’da “Giresun'da ayılar için verilen av izni iptal edilsin” kampanyasını görünce  yıllar önce dinlediğim bir hikâye aklıma geldi.

Önce kampanyanın metnini paylaşayım:

“Giresun’da Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü  ‘Mücadele Amaçlı Yerli Avcılar İçin Özel Avlanma’ izni çıkardı. 

Bu izinle birlikte avcılar bölgedeki 3 bozayıyı sürek avıyla öldürecek. Kararın güvenlik gerekçesiyle alındığı belirtiliyor. Peki yaban hayvanlarının güvenliği? Başka bir canlının yaşam hakkını elinden almanın hiçbir haklı açıklaması olamaz.

Verilen av izni iptal edilsin.”

Gelelim bizim hikâyeye. Yıllar evvel dostum Metin Solmaz aracılığıyla tanıştığım İrma Yıldırım anlatmıştı.

Hikâye seksenlerin başında İrma’nın memleketi Gürcistan’da geçiyor.

Bir Suudi prensi, ülkeye diplomatik bir ziyaret yapıyor. Kuş sütünün bile eksik olmadığı sofralarda ağırlanıyor. Halinden memnun prens, her şey için teşekkür ettikten sonra bir istekte bulunuyor. Kendisinin avcı olduğunu, bugüne kadar her çeşit hayvanı vurduğunu ama hiç kara ayı vuramadığını, eğer bu konuda bir imkân sağlanırsa Arabistan- Sovyet dostluğunun daha da pekişeceğini söylüyor.

Ruslar konuyu halletmek için hemen devreye giriyor. (İrma’nın anlattığına göre, o dönemde Ruslar karar veriyor, Gürcüler uyguluyor.)

Lakin mevsim kış... Bütün ayılar derin uykuda. Ortalıkta avlayacak ayı filan yok. Bir bürokrat anında çözüm üretiyor: Sirkten alınan bir ayı ormana salınacak, Suudi prens onu avlayacak ve Suudi-Sovyet dostluğu daha da pekişecektir.

Aynen söylediği gibi yapılıyor. Sirkten bir ayı bulunup ormana salınıyor. Prens ormana götürülüyor ve uygun bir yerde pusuya yatırılıyor.

Ayı ormanda özgür özgür gezinirken önünden bisikletiyle geçen bir köylüye rastlıyor. Köylü korkuyla bisikleti yere atıp kaçıyor. Sirk ayısı bisikleti yerden kaldırıyor, seleye oturuyor ve pedal çevirmeye başlıyor.

Önünden bisikletle geçen ayıyı gören avcı prens, kelimenin tam anlamıyla bir şok geçiriyor ve tabanları yağlıyor.

Ülkesine döndükten sonra anlattıklarına kimse inanmıyor. Uzun süre psikolojik tedavi gördüğü gibi, iki ülke arasında diplomatik bir kriz yaşanmasına sebep oluyor.

* * *

Giresun’daki hadisenin mizahi bir tonla anlatılmayacağının farkındayım. Mevzu şakaya vurulacak gibi değil, biliyorum. Keşke hayat, muktediri böyle ters köşeye yatıran hikayelerden ibaret olsa...

Diyeyim ve kampanyanın linkini şuraya bırakayım

İlgili İçerikler