First lady: Suriyeli, 28 yaşında, sanatçı
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

First lady: Suriyeli, 28 yaşında, sanatçı

New York’un yeni Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin annesi, Altın Aslan’lı, Oscar adaylı yönetmen Mira Nair Hayfa Film Festivali’nin davetini reddetmişti. 28 yaşındaki eşi Suriyeli seramik sanatçısı, illüstratör Rama Duvaji de yaptığı işlerde Gazze işgalini öne çıkarıyor

First lady: Suriyeli, 28 yaşında, sanatçı
Zohran Mamdani

Kâbus gibi bir iç siyaset, hapis, pahalılık, asık suratlılık, kavgacılık, sıkılan yumruklar, patlayan silahlar ile uğraşırken birden ağız dolusu gülüşü, sevimli suratı, zeki esprileri ile Ugandalı bir genç adam New York belediye başkanı oldu ve içimize su serpildi sanki…

Zohran Mamdani hakkında artık birçok şey biliyoruz. Üst-orta sınıf entelektüel bir aileden geliyor, babası Columbia’da profesör, annesi ünlü Hint yönetmen Mira Nair, eşi Suriye asıllı sanatçı Rama Duwaji.

Rama Duvaji, Suriyeli bir anne-babanın Teksas’ta doğan 1997 doğumlu kızı. Beş yıl önce “Klişe ama” diyerek New York’a taşınıyor. Seramik sanatçısı ve illüstratör. Birçok ünlü markaya iş yapmış, Sportify, The New Yorker, Washington Post, BBC, Apple, Tate Modern bunlar arasında.

Filistin meselesi, Gazze trajedisi, toplumsal adaletsizlik çalışmalarının temel izleği.

Mamdani ve Duwaji internet üzerinden bir arkadaşlık uygulaması ile tanışıyorlar ve birbirlerine âşık oluyorlar. Duwaji seçim kampanyasında ikincil bir rol oynasa, desteğini daha çok Instagram üzerinden övgüler yağdırarak yapsa da Mamdani onu halka “Hayatımın aşkı” diyerek tanıttı. Nitekim aşklarından emin olarak fazla beklemeden evleniyorlar. Belediye Binası’nda kıyılan nikahlarına metro ile gidiyorlar, gelin beyaz bir elbise giymiş, ayağında siyah çizmeler, elinde çiçekler.

Mamdani ve Duwaji
Mamdani ve Duwaji

Genç çift balayına Uganda’ya gidiyorlar.

28 yaşındaki Duwaji, Z kuşağının ilk first lady’si olarak Upper East Side’daki Gracie Malikanesi’nin resmi konutuna yerleşecek.

Aslında New York’un first lady’ler konusunda pek de parlak bir geçmişi yok, belediye başkanları resmi konutta genellikle tek başlarına oturdular. 1980’lerde N.Y’u yöneten Ed Koch bekardı, 1990’larda Rudy Giulianin kaotik bir evlilik hayatı vardı, Eric Adams’ın ise sevgilileri vardı ama resmi bir bağlantısı yoktu.  

Yani Rama Duwaji, New York tarihinin en isyankâr, en sanatçı, en genç first lady’si oldu.

Mamdani ve Duwaji

Altın aslan’lı, Oscar adaylı yönetmen anne

Rourkela’da 1957 yılında doğan, Delhi ve Harward’da eğitim gören Mira Nair, diasporayı toplumsal bir anlatıya dönüştüren yönetmen olarak tanınıyor.

Oğlunun belediye başkanı seçildiği gece Instagram’da kısa ve neşeli bir mesaj paylaştı: “Zohran, ne kadar harika.”

Harika gerçekten, 11 Eylül’ün gölgesine rağmen bir Müslüman olarak New York belediye başkanı seçilmesi, şehri göçmenler şehri ilan etmesi ve Trump’a “Sesi aç” demesi...

Nair’a dönersek, yönetmen olarak ilk dikkat çekişi 1988 yılında Cannes’da Altın Kamera Ödülü’nü alması ile oldu. Sonra “Salaam Bombay” ile Oscar’a aday gösterildi. Ardından 1991’de, Kızılderililerin Uganda’dan sürgününü Amerika’nın güneyindeki ırkçılık ile örtüştüren “Mississippi Masala” geldi.

2001’de Venedik’te “Muson Düğünü” ile Altın Aslan’ı almasının ardından, “Adındaki Kader”, 2012’de Venedik Film Festivali’nin açılış filmi olan “İsteksiz Köktendinci”, “Katwe Kraliçesi” ve “Doğulu Adam”ı yaptı.

Mira Nair

Mira Nair bireysel üretiminin yanında kurumsal üretim de yapan bir sanatçı, Doğu Afrikalı gençler için sinemayı öğrenebilecekleri laboratuvarlar kuruyor. “Biz hikâyelerimizi anlatmazsak, kimse anlatmaz” diyor.

Nitekim 2013’te verdiği bir söyleşide “Hindistan 100 yıl boyunca sömürge ülkesi oldu ve hikayesi hep batılılar tarafından anlatıldı. Oysa kendi hikâyelerimizi kendimiz anlatmalıyız” diye duruşunun altını çizmişti...

Yine 2013’te Hayfa Film Festivali’nin davetini reddetmiş: “İşgal bittiğinde, apartheid sona erdiğinde İsrail’e gideceğim” diyerek tavır koymuştu. Bu tavrı sinema çevrelerinde destek de gördü, öfke de yarattı.

Ender verdiği söyleşilerinden birinde, evde sadece Hindustani konuşulduğunu açıklamış ve oğlunu ‘çok zeki’ ve ‘kamusal hayata ilgi duyan biri’ olarak tanımlamıştı.

Mamdani, annesi Mira Nair ve babası Mahmood Mamdani ile...

Mira Nair köklerini koruyan, ülkeler ve diller arasında geçiş yapabilen güçlü bir kadın.  Uganda’nın başkenti Kampara’da da evi olan Nair, şehrin bir kenar mahallesinden çıkan satranç dehası bir kızın öyküsü olan “Kraliçe Katwe”yi yazıp yönetmesini ara sokakları iyi bilmesine borçlu.

Ailenin Uganda’nın ara sokaklarında başlayan öyküsü şimdilerde New York’un ana caddelerine taştı. Şehir sabaha kadar Queen’in “We are the Champions”u ile inledi, danslar edildi. Birçok yabancı yayın organından anlayabildiğim kadarı ile kıyıda köşede kalanlar, dışlananlar, küçümseneneler de ara sokaklardan ana caddelere çıkmaya başlamışlar, şimdilik biraz ürkeklermiş ama olsun…

İlgili İçerikler