Dün gece başkentte izlediğimiz futbol değil ‘nefretin’ sahaya yansımasıydı. Karşılaşmanın bitiş düdüğü ile birlikte sahaya atlayan fanatiğin Cenk Tosun ile Salih Uçan’a ‘tekme’ atmasının ardında ne vardı? Sporun olgusu ‘dostluk, kardeşlik ve barış’ı Ankaragücü formasını giyen futbolcular ile tribünde onları destekleyen yandaş grubu niye, neden, niçin unuttu? Ya da kimler unutturdu?

AKP Türkiyesi’nde olup bitenler her ne kadar artık çoğunluğu şaşırtmıyorsa da ben dün gece tanıklık ettiklerine şaşıranlar arasındayım! Beşiktaş, Ankaragücü’nü başkentte 3-2 yeniyor ve karşılaşma sona eriyor. Önce saha içinde Ankaragücü forması giyen bir kaç futbolcu coşkularını yaşayan Beşiktaşlı oyunculara tepki gösteriyor. Hatta içlerinden birisi daha da ileri gidip Beşiktaş’ın Hollandalı forveti Wout Weghorst’a parmak sallayıp üzerine yürüyor. ‘Olur böyle şeyler zaman zaman saha içinde’ dediğimiz anda ise boynunda Ankaragücü akreditasyon kartı bulunan bir kişi, Beşiktaş yedek kulübesine gidip Gedson Fernandes'in üstüne yürüyor. Bitmiyor; Ankaragücü'nün bir personeli Wout Weghorst'a tepki gösterip tehditler savuruyor. Futbol maçı mı yoksa Ankara’nın Melih Gökçek’ten kurtuluş günü mü?
Ankaragücü Başkanı maçtan sonra Oğuzhan Akgün'ün küfrettiğini iddia edip, "Olayların bu hale gelmesinin sebebi, Oğuzhan denen genç oyuncunun, hocamıza, taraftarımıza ve yedek kulübesine ettiği küfür ve hakarettir. Verilen penaltı zorlama penaltı, hakem olayların sebebidir” açıklamasını yapıyor. Adama sorarlar, ‘Genç oyuncu Oğuzhan Akgün, hangi arada derede hem Ömer Erdoğan’a, hem taraftarlara, hem de yedek kulübesindekilere küfür etti? Çok iyi bilirim bu suçlamayı! 80’lerde bir Trabzonspor – Beşiktaş maçı sonrası polis memuru yanıma gelip “Sen ve sakallı (Bilal Meşe) sakın stattan çıkmayın taraftar sizi parçalar” uyarısında bulunmuştu. Neden? Soruma ise şu yanıtı vermişti; “Beşiktaş gol attığında siz ikiniz gülmüşsünüz!” Gülmemiştim ve 30 bin kişinin içinde benim ve de Bilal Meşe’nin güldüğü kanısına nasıl varıldığını merak etmiştim!
Nedense saha içinde olay çıkarmak için varını yoğunu ortaya koyan Atakan Çankaya’dan kimse söz etmedi maç bitiminde. Maçın ilk dakikasından itibaren tribünlerden nefret kusan yandaş grubundan da.
Kimse kandırılmasın Ankaragücü sahaya nefretle çıktı ve tribünlerin desteği ile maç boyunca ve de sonunda nefretini kustu. Olup biten bundan ibaret. Böylesi bir maçın ardından şu böyle oynadı, bu şöyle oynadı demenin ya da sahadaki oyunun kritiğini yapmanın gereksiz olacağı kanısındayım.



