2025-2026 sonbahar-kış sezonu koleksiyonlarının sunulduğu Paris Haute Couture moda haftasında, Dior, Fendi, Valentino ve Jean Paul Gaultier gibi ağır topların yaşamlarında ilk kez defile gerçekleştirememeleri tasarımcı krizinin bir sonucu şüphesiz.
Dior’un kadın, erkek, aksesuar dahil tüm koleksiyonlarının, artistik yönetmen koltuğuna oturtulan Jonathan Anderson’ın adaptasyon sürecini rahat yaşayabilmesi için olsa gerek, ilk Haute Couture koleksiyonu ocak ayında gerçekleştirecek.
Anderson, “Acele işe şeytan karışır” misali, moda dünyasında kendisinden beklenen performans ölçüsünün bilinci ile doğru bir karar vermiş kanımca.
LWMH ve Kering gibi tröstlerin dev markaları bölüştükten sonra başlattıkları “star tasarımcı” yaratma stratejileri, zamanla tıkanıklığa uğrayarak sorun olmaya başladı.
Dev şirket yöneticileri, kreatif direktör koltuğuna oturan yeni bir yeteneğin başarı kazanması halinde, bünyelerinde bulunan ticari hacmi daha büyük olan başka bir markaya transfer taktiğini kullanmaya başladılar.
İlk dönemlerde işe yarayan bu strateji, zamanla marka kimliklerinin zedelenmesine ve lüks tüketicisinde algı karmaşasına yol açmaya başladı.
7-10 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşen Paris Haute Couture moda haftasında bu stratejik hamlelerin yeni örneklerine tanık olduk.
Köklü bir Fransız markası olan Balenciaga’yı yeniden canlandırarak modaya olan hâkimiyetini kabul ettiren Gürcü tasarımcı Demna, son Haute Couture defilesini imzalamış oldu.
Klasik dikiş tekniği bilgesini modern teknolojiye adapte ederek yarattığı tarzla ünlenen Gürcü tasarımcı, Balenciaga için hazırladığı son koleksiyonda yine döktürmüş dersek yalan olmaz! Kırk yıllık gipür dantele 3D tekniği kullanıp havada asılı duruyormuş algısı vererek tasarladığı fildişi rengi elbise, gerçekten Haute Couture geleneğinin 2025 yılı versiyonuna güzel bir örnek.
Balenciaga
“Vetements” adlı markası ile moda dünyasına adım atarak dikkat toplayan ve 2015 yılından beri Balenciaga’nın tasarımcılığını üstlenen Demna, çantasını toplayıp grubun bir diğer markası olan Gucci’yi yönetmeye gidiyor.
İtalya’nın en köklü markalarından biri olan Gucci, Teksaslı tasarımcı Tom Ford’un ayrılmasından bu yana belini bir türlü doğrultamadı diyebiliriz. Lüks tüketici kitlesini kaybederek satış grafiği düşen bu dev markayı bakalım Demna kurtarabilecek mi?
Sezonun ilgi ile beklenen bir diğer koleksiyonu ise Glenn Martens’in ilk imzasını attığı Maison Margiela defilesi oldu.
Moda dünyasında “Anvers Ekolü” olarak adlandırılan Belçikalı tasarımcıların son temsilcilerinden biri olan Martens, Jean Paul Gaultier ile yaptığı iş birliği ile kabiliyetinin fark edilmesini sağlamıştı.
Artisanal değerleri, marka kimliği olarak benimsemiş olan Maison Margiela’nın John Galliano’dan boşalan koltuğuna oturan Gleens, 25 metre metalik kumaşı bilgisayar telleri ile birleştirerek tasarladığı elbise ile ilgi gördü.
Maison Margiela
Bazı tasarımcıların doğaya saygı duyarak geri dönüşüm felsefesini benimsemesi ve hassasiyet duyması son yıllarda uygulanan bir yöntem.
Paris Haute Couture Sendikası’nın listesinde yer almayan İtalyan markası Dolce&Gabanna ise 2012 yılından beri gerçekleştirdiği özel bir etkinlikle “Haute Couture’cülere” taş çıkarıyor.
Yılda bir kez çok özel koşullarla hazırlanan koleksiyonlar, İtalya’nın değişik bölgelerindeki kültür mirasından esinlenerek tasarlanıyor. Belirli bir sayıyı geçmeyen özel konukların katıldığı görkemli defile sonrasında kişiye özel siparişler alınıyor.
Paris’teki prestijli moda haftasının hemen ardından Roma’da düzenlenen ve “Alta Sartoria” (Yüksek Terzilik, Yüksek Tasarım) olarak adlandırılan Dolce&Gabanna erkek defilesi dünya basının ilgi odağı oldu.
Dolce&Gabanna
Vatkan’ın ihtişamından etkilenerek tasarlanan erkek koleksiyonunda kardinallerin kullandığı özel dini kostümlerin podyuma yansıması bir hayli ses getirmiş durumda.
Dolce&Gabanna
Domenico ve Stefano çifti, 1985 yılında soyadlarını kullanarak kurdukları markayı dev bir moda imparatorluğuna dönüştürdüler. İçlerinde uhde kalan yüksek terzilik geleneğinin bir parçası olma arzularını ise bu şekilde tatmin ediyorlar da diyebiliriz.
Mutlu hafta sonları...


