Kamuoyunda 'Yenidoğan Çetesi' davası olarak bilinen bebek hastaları önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edip ölümlerine neden oldukları ve haksız kazanç sağladıkları öne sürülen 10'u tutuklu 62 sanığın yargılandığı davanın 9’uncu duruşması bugün görüldü. Duruşma, sanık avukatlarının savunmalarının alınması ile yarın devam edecek.
Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nin adliyenin konferans salonunda saat 11.00'de başlayan duruşmada, organize suç örgütü elebaşı olduğu iddia edilen tutuklu doktor Fırat Sarı, bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları hazır bulundu. Bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Bugün görülen 9'uncu duruşmada sanık avukatlarının savunmaları alındı.
"Soruşturma savcısı diğer bebeklerden otopsi raporu almadı"
Tutuklu sanık doktor Fırat Sarı'nın avukatı Aydın Mantar, "Serdorava bebek ve 7 bebek yönünden yaşayamayacaklarına dair rapor hazırlandı. Soruşturma savcısı sadece 1 bebekten otopsi raporu almıştır. Diğer bebeklerden otopsi raporu almadı. Bir bebeğin açlıktan öldüğüne dair illiyet bağı bulunabilecek bir husus raporda belirtilmemiştir. Olayların SGK’dan para almak amacıyla gerçekleştiği iddia edilmektedir, ancak yabancı uyruklu aileler bakımından SGK’dan para alınması söz konusu değildir. Raporda Kırçiçek bebeğin ölümünde illiyet bağı bulunduğu belirtilirken, ilacın dozunun düşük verilmesinin tıbbi hata olduğu ifade edilmekte, ancak bebeğin bu nedenle öldüğü yönünde kesin bir değerlendirmeye yer verilmemektedir. Ayrıca raporda 34 doktorun imzası bulunmasına rağmen tek bir neonatoloji uzmanının imzası yer almamaktadır. Müvekkilimin tahliyesini talep ediyorum" dedi.
"Raporda Ali Dirik yönünden bir doktor hatasından bahsedilmemiştir"
Tutuklu sanık doktor Ali Dirik'in avukatı Nurşen Genç Erdem, "500 gram doğan Kaya bebeğin yaşama ihtimali olanaksız olarak görülmektedir. Adli Tıp Kurumu da bu duruma dikkat çekmiştir. Bu vaka, başından itibaren çok yüksek mortalite riskine sahiptir. Kaya bebeğin sevk sürecinin 4 saat gibi uzun bir süreyi bulması da bebeğin ölümünde önemli bir etkendir. Doktorların iddiası, bu bebeklerin ölümünün önlenemeyeceği yönündedir. Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu raporunda Ali Dirik yönünden herhangi bir doktor hatasından bahsedilmemiştir. Kaya bebeğin ölümünü annenin durumundan ayrı değerlendiremeyiz. Müvekkilim 19 aydır özgürlüğünden mahrum bırakılmıştır. Müvekkilimin tutukluluğunun devamına ilişkin kararın gerekçesini öğrenmek istiyoruz. Müvekkilimin tutukluluk haline son verilmesini talep ediyoruz" dedi.
Duruşma yarın devam edecek
Duruşma, sanık avukatlarının savunmalarının alınması ile yarın görülmeye devam edecek.
Ne olmuştu?
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 1399 sayfalık iddianamede sanık doktor Fırat Sarı'nın elebaşı olduğu suç örgütünün sevk ve idaresini sanık doktor İlker Gönen ile 112 Acil Çağrı Merkezi ambulans şoförü Gıyasettin Mert Özdemir'in yaptığı belirtiliyor.
İddianamede, suç örgütünün esas amacının, işletmesini devraldıkları yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin 112 sevk sistemini bertaraf edip doluluğunu sağlamak, hastaların basamaklarıyla oynama yapıp Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) üst sınırda ödeme almak olduğu kaydediliyor.
Sanıklarca hasta bebeklerin durumunun olduğundan daha ağır gösterildiği, olması gerekenden daha uzun süre yatışlarının sağlandığı belirtilen iddianamede, bu şekilde SGK'den yüksek ücret tahsil edildiği ve bazı hasta yakınlarından fazla para alındığı anlatılıyor.
Bebek hastaların, uygun sağlık hizmeti almasını sağlayacak hastanelere sevki yerine sanıkların seçtiği, örgüt adına karlı görünen hastanelere yatırıldığına işaret edilen iddianamede, karın büyük kısmının sağlık çalışanı olan örgüt üyesi sanıklarla paylaşıldığı vurgulanıyor.
Esas amacın, bebeklerin sağlık durumunun iyileştirilmesi yerine maddi açıdan en fazla kazancın elde edilmesi olduğu da iddianamede yer alıyor.
Ceza istemleri
İddianamede, sanıklar Fırat Sarı ve İlker Gönen için 10 bebeğin ölümü nedeniyle "kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" suçlarından 10'ar kez, "resmi belgede sahtecilik" suçundan da 11'er kez uygulanmak üzere toplam 177 yıl 6'şar aydan 582 yıl dokuzar aya kadar hapis cezası talep ediliyor.
Sanık Gıyasettin Mert Özdemir'in ise "kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi", "kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından 180 yıldan 589 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İddianamede, 8'i kadın 44 sanık hakkında da benzer suçlardan hapis cezaları öngörülüyor.
Soruşturma kapsamında İstanbul'da 9, Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde 1 hastanenin ruhsatı iptal edilmiş, tedavi gören bebekler ve hastalar, ambulanslarla kamu hastanelerine sevk edilmişti.
Öte yandan "yenidoğan çetesi"ne ilişkin soruşturmayı yürüten Büyükçekmece Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin'i makamında ölümle tehdit edenler de tutuklanmıştı.
Davanın sanıklarından İlker Gönen, Antalya'da tutuklu bulunduğu cezaevinde 1 Şubat'ta intihar etmişti.
İddianame ana dosyayla birleşti
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca "yenidoğan çetesi"ne yönelik Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının fezlekesi doğrultusunda hazırlanan 57 sayfalık farklı bir iddianamede de 13 kişi "sanık", Sosyal Güvenlik Kurumu ise "suçtan zarar gören" olarak yer almıştı.
Firari hemşire Serenay Şenkalaycı'nın iki dosyada da sanık olarak yer aldığı iddianame, "yenidoğan çetesi"ne ilişkin Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılama süreci devam eden ana dosyayla birleştirilmişti.
Öte yandan mahkeme heyeti, cumhuriyet savcısını tehdit eden sanık Mustafa Kemal Zengin'in dosyasını ayırmış, ölen sanık İlker Gönen'in dosyasını düşürmüş, sanık sayısı 57 olmuştu.
Ayrıca birleştirilen iki iddianame kapsamında davada yargılanan sanık sayısı 63'e çıkmıştı.
Sanıklardan Cafer Akdur'un dosyasının ayrılmasıyla davadaki sanık sayısı 62'ye düşmüştü. (AA)


