İBB iddianamesi ardından ilk grup toplantısı | CHP lideri Özel: Yarından tezi yok herkes tutuksuz yargılanmalı, bu haysiyet cellatlığı son bulmalı!
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

İBB iddianamesi ardından ilk grup toplantısı | CHP lideri Özel: Yarından tezi yok herkes tutuksuz yargılanmalı, bu haysiyet cellatlığı son bulmalı!

özgür özel grup

T24 Haber Merkezi 

CHP lideri Özgür Özel, İBB iddianamesi ardından partisinin ilk grup toplantısında yaptığı açıklamada yargılamaların tutuksuz yapılması gerektiğini vurgulayarak; "Cesareti olan bu iddianamenin 40 sayfalık özetini çıkarsın, milletin önüne koysun. Desin ki 'Bunların suçu bu.' Laf kalabalığına pabuç bırakmayız. 560 milyar diyeceksin, 56 kuruşu ispat edemeyeceksin! Yarından tezi yok bu iddianamenin kabulü ile birlikte tutuksuz yargılamalar yapılmalıdır. Herkes çıkmalı, iftiraya karşı kendisini korumalıdır. Bu haysiyet cellatlığı son bulmalıdır" dedi. 

"Erdoğan, Karadüzen Anonim Şirketi'ni (KADAŞ) kurdu" diyen Özel, Siyasi Ahlak Kanunu çağrısı yaparak; "Benim bir tane Manisa İş Bankası'nda hesabım var. Bir tane de burada Meclisin Halk diye hesap. Didik didik edilsin. Nereden para gelmiş nereye gitmiş? Özgür Özel araba almış. Ödemeyi nereden yapmış? Ev almış. Nereden yapmış? Siyasi ahlak yasası gelsin. Bu denetim online olsun, dijital olsun, her an olsun. Geçmişe dönük güvenin varsa Erdoğan siyasete girdiğinden bugüne kadar sen de hepsinin hesabını ver. Ben de vereyim. Sayın Bahçeli de versin. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu da verecek" ifadelerini kullandı. 

Özgür Özel duyurdu: Selim İmamoğlu'nun banka hesabına bloke konuldu!

Gelecek Partisi'nden istifa eden bağımsız milletvekili Doğan Demir, CHP'ye katıldı. Demir'in rozetini CHP Genel Başkanı Özgür Özel taktı. 

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısındaki konuşmasında Rojin Kabaiş ve Ayşe Tokyaz'ı anarak başladı. İktidarın İstanbul Sözleşmesi'nden çekilerek 'kadının arkasından devleti çektiğini' vurguladı. 

Van'da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in dosyasında tutuklu yargılanan kimsenin olmamasına dikkat çeken Özel, şunları söyledi:

"Bir yas ülkesi haline geldi Türkiye. Her gün bir başka acı haber. Rojin Kabaiş'in değerli ailesi, aramızda. Rojin üniversiteye gitmişti, kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulundu. Dosyada tek bir tutuklu yok. Ailenin mücadelesi devam ediyor.

İstanbul Sözleşmesi için söz verdi 

Ayşe Tokyaz'ın annesi ve ikizi burada. nihayet dün iddianame kabul edildi. Hem bu davada haksız indirimler yapılmamasını hem de Rojin'in dosyasında titizlikle çalışılmasını ve sorumluların bulunmasını talep ediyoruz. AKP'nin bir çalışmasına nazar boncuğu takacak olsam İstanbul Sözleşmesi için takardım. Polisinden yüksek yargıya kadar bir farklılaşma umut veriyordu. Maalesef bir seçim öncesinde bir grubun siyasetin üzerine kurmaya çalıştığı baskıya oradan gelecek 3-5 bin oya tamah eden biri Meclis'in çıkardığı istanbul Sözleşmesi'ni bir gecede bir imzayla oldu bittiye getirdi. Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla sözleşmeden çıkıldı. Bu sözleşmeye göre çıkarılmış yasalar var onlar duruyor hala. O zaman da dedim sözleşmeden çekilip kadının arkasından devleti çektiniz. Hiç hamaset yapmaya gerek yok. Bir samimiyet göstermesi lazım siyasetin. O sandık gelecek, CHP Meclis'te çoğunluğu sağlayacak. Bizim cumhurbaşkanımızın atacağı ilk imzalardan biri İstanbul Sözleşmesi'ni bu Meclis'e tekrar onaylanmak üzere yollamak olacak. Söz veriyorum."

İBB iddianamesi 

Özel, yaklaşık 4 bin sayfalık İBB iddianamesine ilişkin olarak ise şöyle konuştu:

"19 Mart iddianamesi nihayet yayınlandı. Büyük bir iletişim kampanyasına dönüştürülmüş bir süreçteyiz. Mağdurum diye iktidara gelenlerin nasıl zalimleştiğini, kendisine yapılanın yüz mislini nasıl yaptığını, o dönemin FETÖ'cü savcılarının yaptığı gibi bu işlerin nasıl yapıldığını, yandaş gazetecilerin nasıl kullanıldığını ve o yalanların şu anda ne hale geldiğini bir kısaca hatırlatmak istiyorum. ne demiştik? İddianame istiyoruz. Yargılanmak için değil, yargılamak için demiştik.

AKP döneminde halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak diye bir suç çıkardılar. içeride olması gereken birini gazeteci sokakta görmüş, teyitlemiş haber yapmış. Efendim salınmamış da izinli çıkmışmış... Yanlış bilgi yaymaktan 4 yıl hapsini istiyorlar. Bu gazetecileri de alın içeri atın diye demiyorum da yaz boyunca her akşam başta TGRT, A Haber ıvır zıvır ne kadar kanal varsa yaptıkları haberler ne olacak? Kürsüden kendisi de söyledi valizde para var diye, yalan! Gözümüzün içine bakın deyin ki biz de yanıldık. N oldu şimdi bu gazetecilere? Size arkanızda mı duruyorlar? Hayır. Algı için sizi kullandılar! Bütün yaz sizi kullandılar! Alınan o maaşla gazetecilik, yorumculuk, hamallık yapılır da bu yapılır mı? Bir özür, öz eleştiri duyacak mıyız? Nasıl Zekeriya Öz kaçtıysa bu da kaçar iftiracılar kalır. Daha kaçmadı çifter çifter maaşıyla, dünyanın orasında burasında meraklı olduğu yatlarla sefa sürüyor.

Siz evlatlarınıza miras olarak geçen yaz 8 ay boyunca yaptığınız bu yayınları, bu iftiraları, bu haysiyet cellatlarını mı bırakacaksınız? Torununuz Torununuz Benim dedem Benim dedem 19 Mart darbesinin iftiracıları arasındaydı. Benim dedem, benim ninem 19 Mart darbe sürecinde haysiyet cellatıydı mı diyecekler? Bu mu kalacak torunlara? Recep Tayyip Erdoğan sana soruyorum. Şuradaki grup kürsüsünden konuşuyorsun. 'Göreceksiniz, bırakın insan içine çıkmayı, yakınlarının yüzüne bakamayacaklar' demiştin.  Aha bak benim yakınlarım burada. Türk milleti burada. Gözümün içine baka baka söylüyorum. İftira, iftira, iftira. O yüzden bu kadar iftiraya karşı o tuğla gibi iddianame sayfa sayısının bile iletişimini yaptılar. Açın bakın bakalım iddianameyi. Arattırdım işte 969 kez 'miş,muş' diyormuş. Duyduğum kadarıyla da tutuklamalar yapılıyor içeride insanlar duruyor.

"Yarından tezi yok bu iddianamenin kabulü ile birlikte tutuksuz yargılamalar yapılmalı"

CHP Genel Başkanı Özel, Meclis Grup Toplantısı'nda İBB iddianamesi videosu izletti.

Özel, videonun ardından iddianamede geçen isimlerle ve şirketlerle ilgili detaylara değinerek şu şekilde devam etti:

"Cesareti olan bu iddianamenin 40 sayfalık özetini çıkarsın, milletin önüne koysun. Desin ki 'Bunların suçu bu.' Laf kalabalığına pabuç bırakmayız. 560 milyar diyeceksin, 56 kuruşu ispat edemeyeceksin! Yarından tezi yok bu iddianamenin kabulü ile birlikte tutuksuz yargılamalar yapılmalıdır. Herkes çıkmalı, iftiraya karşı kendisini korumalıdır. Bu haysiyet cellatlığı son bulmalıdır.

Bahçeli'nin sözlerine destek: Kanunu çıkaralım, duruşma TRT'den verilsin!

Sayın Bahçeli'nin ifadesi. Biz 9 Mayıs 2025'te... Yani olaylar en sıcak olduğu anda duruşmaların TRT'de bir kanaldan tamamıyla ve isteyen tüm kanalların yayınlaması için kanun teklifi verdik. Canlı yayında iftirayı duyalım, cevabını verelim. Hodri meydan, kanunu bu hafta çıkaralım.

"Kapki'nin mallarını geçirdiği kişiye dokunan yok çünkü Erdoğan'a yakın"

Ben, Murat Kapki'yi tanımam. Bir kez gördüm gittiğimiz cezaevinde. 6 kişi yatıyor, 5'i bizim. 'Bir de Murat Kapki yatıyor' dediler. 'Bizden usulsüz bir şey istenmedi, bunların hepsi AK Parti döneminde yapılırdı' diye söyleyen kişi. Mallarını başkasına geçirmiş, şimdi görüyoruz. Geçirdiği kişiye dokunan yok, neden? Recep Tayyip Erdoğan'a son derece yakın bir kişi...

Erdoğan'a seslendi: İddianamenin hesabını ver!

Bu güzel ülkede niye bu kadar fakirliği yoksulluğu çekiyoruz dersek ülkeyi yönetenler menfaatleri için Türkiye'nin huzurunu, refahını feda ediyorlar. Bakın iktidarı rahatsız eden bir hesabımız var. Diyor ki, "Ey, Sayın Özel... Şehir şehir geziyorsun, sarraf sarraf dolaşıyorsun, elinde bir hesap makinesi, dönüp dönüp altın hesabı yapıyorsun." Onu bırak. İddianamenin hesabını ver. Bak iddianamenin hesabını verdim defterini düreceğim. Ama sen şunun hesabını ver.

O kızdığın hesap şu; 2002 yılında güya bunlar geldi, Türkiye çok iyi oldu ya. 2002 yılında emekli aldığı maaşla 8 çeyrek altın alıyordu. İnanmayan benim gibi girsin sarrafa, Ekim-Kasım 2002 altın fiyatını sorsun, açsın Google'dan em düşük emekli maaşını sorsun, 8 çeyrek altın. 2 yıldır, 1.5 yıldır her meydanda söylüyorum. Bir tane bu hesaba itiraz eden var mı? Soruyorum altın hesabı şaşar mı? Şaşmaz! Asgari ücret geldiğinde 7 çeyrek altın, şimdi 2 çeyrek altın. Bunlara diyor ki, "Onu bırak. Bunun hesabını ver." Tamam dedim. Bugün aramızda pamuk üreticileri var. Dün Denizli'de eylem yaptılar. Hepimiz izledik. Pamuk üreticileri. Bana da bana da çiçek yaptırmışlar pamuk yapmışlar getirmişler. Ben bu beyaz altının para ettiği zamanlarda Manisa Ovası'nda, Hacıaliler köyünde çok ilk önce toprak tava gelsin diye bekledi dayılarım. Pamuğu ektiler.

Arada yağmur yağmasın diye o 10 gün, 8-10 gün kritik sürede beklediler. Çimlendi, büyüdü. Çok kültüvatör çektim ben traktörle, kültüvatör çektim. Pamuk topladık, pamuk ara çapası yaptık, el el pamuk topladık. Bunun 1. eli, 2. eli, 3. elinin, 4. elinin para ettiği olur. Son kalan 4. elinin altındı bu, altın. Bakın, o günlerde 1 kilo pamuk 2,5 litre mazot alıyormuş. 2,5 litre. Bugün mazotun litresi 60 lira oldu. 2,5 litre mazot 150 lira. Bugün 2,5 kilo pamuk 1 litre mazot alıyor. 25-30 lira arası pamuk satılıyor. 2,5 litre pamuk satıyorsun, 1 litre mazot alıyorsun.

Yeni Şafak ve Sabah'a: Manşetten yalanlasınlar hadi bakalım 

Eskiden 1 litre pamuk 2,5 litre alırken bugünkü parayla 150 lira, şimdi pamuk 25 lira. Arada 6 kat fark var. Bu dönemlerde oğlunu evlendiren Kadriye Yenge 3 gün 4 gece ilk gün dana, her gün bir koç keserek düğün yapıyordu. Şimdi gidiyor apartman altında 150 metrekare içinde 6 direkli bir yer kiralıyor düğün salonu. Bir plastik tabağın içinde kuru pasta, bir plastik bardakta yalandan bir limonata. Öyle düğün yapmaya çalışıyorlar. Çoğu onu bile yapamıyor. O yüzden bu beyaz altını Adana'da, Çukurova'da, Hatay'da, Manisa'da, Denizli'de, Aydın'da, Antalya'da bu beyaz altını yetiştirip alnının terini toprağa damlatıp oradan fışkıran bereketle çoluk çocuk bakmaya çalışanlara söylüyorum. And olsun ki hakkınızı alacaksınız. And olsun ki size sahip çıkacağız. Bu hesabı bu hesabı bu hesabı pamuğa değil buğdaya yapanlar da var. Konya'da buğday eken vatandaş 1 kilo buğdayla 1 litre mazot alıyordu geçmişte. Yalansa yarın manşetten yalanlasın beni hadi bakalım. Yeni Şafak ya da Sabah. İkisi bir yapamaz biraz ters bakıyorlar ekonomiye. 1 litre bu 1 kilo buğday satıyordun, 1 litre mazot alıyordun. Yani 1 kilo buğday bugünkü mazot parasıyla 60 liraydı. Bugün 6 kilo buğday satıyorsun, 1 litre mazot alıyorsun. Arada 6 kat fark var. O yüzden o yüzden çiftçinin bankalara borcu 1.1 trilyona yükseldi. O yüzden geçen yıla göre üretim maliyetleri %40 ila 80 arttı. Tarladaki ürünün bırakın fiyatının para etmesini ürünün para etmesini tarlada kalır oldu ürünler. Toplanamaz hale geldi.

Ama tarlada geçen sene domates 35-45 lirayken bu sene 15-20 lira. Biber salatalık 40-45 lirayken bu sene 15-20 lira. Ama markete gidince geçen seneki fiyatın 3te biri değil yine enflasyonun üstünde gıda enflasyonu. Tarlada ucuzlayan ürünün markette pahallandığı ülke tek ülke Türkiye, tek ülke. Önemli bir pazar olan Ukrayna'da domates ve salatalık ihracatımız uyguladığı vergiyi Zelensky yarın geliyor Türkiye'de olacağım. Çalışmalar yapacağım. Ama gelmeden %10'luk vergiyi çıkarmış %35'e. Bir türün gümrükleme maliyeti de arttı 2 kat, 16.000 dolara yükseldi. Domates ihracatı %24, Ukrayna'ya ihracatımız %40 gelirdi.

"iktidarın haberi var ama çözmez; fakir sevmez!"

İktidarın bundan haberi var mı? Var. Çözer mi? Çözmez. Neden? Fakir sevmez, zengin sever. Sorun bir tane yandaş müteahhidin olsa dünyanın öbür ucuna giderler o sorunu çözerler. Ama Denizlili pamuk üreticisinin, Konya'daki hububat üreticisinin Antalya'daki domates üreticisinin, narenciye üreticisinin, Maraş'taki fıstık üreticisinin, Rize'deki Trabzon'da Rize'deki çay üreticisinin, Trabzon'daki çay üreticisinin, Ordu'daki fındık üreticisinin sorunlarını çözmek akıllarının ucundan geçmez. Neden? Çünkü Tayyip Bey devlet yönetmeye talip değil ki. Tayyip Bey şirket yönetmeye talip.

Erdoğan'ın şirketi: KADAŞ

Öyle demedi mi 2018'de? 2018'de çıktı dedi ki, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle artık devleti hantal bir şekilde yönetmeyeceğiz. Şirket yönetir gibi yöneteceğiz. Şirket kurdu. Adını biliyor musunuz? KADAŞ. Kuruluş yılı 2018. Şirketin adı KADAŞ. Sermayesi yoksuldan %89 zenginden %11 vergi alarak oluşturuluyor. Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Erdoğan, Yönetim Kurulu üyeleri besledikleri, müdürler liyakate göre değil partiye sadakate göre atanıyor. İşçi 86 milyon hepimiziz. Teker teker bizi sağarak işlerine bakıyorlar. Ve lüks içinde bunlar yaşarken savcılara 48 milyon TL'ye tadilat yaptırdıkları, bugünkü parayla 56 milyon TL. 56 öğretmen 30 yıl çalışıp ikramiye diye o parayı alabiliyor. Onu verdikleri bir düzende burada bu şirkette Ticaret Bakanı kendi bakanlığına Kandaş'tan dezenfektan alır. Devletin Kızılay'ı depremzedeye çadır satar. Dilovası'nda 3ü çocuk 6 işçi ölür ve işletme meclisin imtiyazlı şirketine ait çıkar. Bu KADAŞ'ta Milli Eğitim Bakanının 2018'de kurduklarında KADAŞ'ı Milli Eğitim Bakanının özel okulu olur. Şirket ya. Turizm Bakanı'nın dünya kadar oteli ve turizm şirketleri olur. Sağlık Bakanı'nın özel hastanesi olur KADAŞ'ta. Gerçekten Tayyip Bey'i tebrik ediyorum. Bir şirkete bu kadar güzel isim konulur 2018'de Kandaş. Karadüzen Anonim Şirketi. Tayyip Erdoğan'ın, AK Parti'nin Kara düzeninin Anonim Şirketi. AK Parti'nin Kara düzeninde hayvancılıkta kendi kendine yeten Türkiye'yi sığır ithalatında dünya birincisi yaparlar. Kendisinin, bölgesinin, Ortadoğu'nun, Balkanların tahıl ambarı ülkeyi saman ithal edecek hale getirirler. Et süt kurumunu ithalat ofisine çevirirler. Kurumun genel müdürü et ithalatı yaptığı şirketin hem ortağı hem yöneticisi. Et balık kurumu ithalata izin verir kendi genel müdürüne ticarette yol verir. Bu kara düzende vatandaşın ucuza et yemesini sağlayacak kurum bugün rantın nasıl paylaşıldığının ibretlik bir kurumu haline gelir.

"İktidara geldiğimizde KADAŞ'a çökeceğim!"

Bu kadarcık şu kadarını söyleyeyim ki 2018'de KADAŞ kurulmadan AK Parti'nin kara düzenine geçmeden etin kilosu 43 liraydı. Bugün 900 lira. Besicilere destek vermek yerine 11 milyar dolarlık et ithal etti AK Parti'nin Kara düzeni. 1 kilo dana kıymanın dünyadaki ortalama fiyatı 7 dolar. Bakın AK Parti'nin kara düzenine bakın. KADAŞ AŞ Kara düzen Anonim Şirketi gururla sunar. Dünya ortalaması 1 kilogram dana kıyma, dünya ortalaması 7 dolar, 300 lira. Bulgaristan'da 6,5 dolar. 280 lira. Yunanistan'da 7,5 dolar, 320 lira. Almanya'da 7,5 dolar, 320 lira. Macaristan'da 9 dolar, 385 lira. Türkiye'de 21 dolar, 900 lira dana kıyma. AK Parti'nin kara düzeni beyler. AK Parti'nin kara düzeni bayanlar. Ve öyle bir noktadayız ki, öyle bir noktadayız ki şuradaki Hans Türkiye'deki emeklinin aldığının 15 katı maaş alıyor ama o 7,5 dolara dana kıyma alırken Türkiye'de 16.000 lira emekli maaşı verdiğine 900 liradan dana kıyma satıyorlar. AK Parti'nin kara düzeninin sonu gelene kadar bu KADAŞ'a hani her yere söküyorlar ya iktidara gelelim ben de bir şirkete çökeceğim. İlk işimiz Cumhurbaşkanımızla birlikte AK Parti'nin Kara düzenin Anonim Şirketi KADAŞ'ı özelleştireceğiz, KADAŞ'a çökeceğiz. KADAŞ'ı milletin yapacağız.

Dünya Organize Suç Raporu: Türkiye 193 ülke arasında sonradan onuncu!

Biraz önce konuklarımız anons edildi. Uyuşturucudan uyuşturucu ile mücadele bu suçtan zarar gören insanlar, aileler var burada. Dünya Organize Suç Raporu yayınlandı. Dün burada İçişleri Bakanı vardı. Şimdi o İçişleri Bakanı'na o pişkin e, Dünya Organize Suç örgütleri ve Suç Raporu ile ilgili bir basın toplantısı yapıp bu durumu bir izah etmesini bekliyorum kendisinden. Adalet krizi, ekonomik krizin yanında Türkiye'nin en büyük çoklu krizler içindeki krizlerinden bir tanesi suç krizi. 2025 Organize Suç Endeksi Raporuna göre Türkiye 193 ülkede içinde sıkı durun. Öyle 80'inci, 90'ıncı, 100'üncü demeyeceğim. 193 ülkeden 183'üncü sırada sondan 10'uncu. Rapor diyor ki: "Türkiye İnsan Hakları ticaretinde merkez ülkedir." Rapor diyor ki: "Silah kaçakçılığında kaynak ülkedir. Geçiş ülkesidir, varış ülkesidir. Uyuşturucu madde olan Captagon ve metamfetaminde üretim geçiş hedef ülkedir. Türkiye'de iç piyasada Captagon ve metamfetaminin kullanımı patlamış durumdadır. Suç örgütleri sokakta cirit atıyor. Öyle ki suç örgütü internette açık ilanlarla suçu fiyatlandırıyor.

Yeni nesil çetelerin internet reklamları: Silahla yaralama 700 bin, mekân kurşunlama 530 bin, kol-bacak kırmak 25 bin lira; her ilde suikast ve insan kaçakçılığı yapılır!

T24 gündeme getirmişti: Yeni nesil çetelerin internet ilanlarına soruşturma!

Yazmış silahla yaralama 700 bin lira. Mekan kurşunlama 530 bin lira. Kol bacak kırma 25 bin lira şeklinde bir şiddet ve suç piyasası oluşmuş durumda. Bununla mücadele etmesi gereken İçişleri Bakanı ne yapıyor? Cumhuriyet Halk Partisi'nin İstanbul İl Başkanlığı'na 5 bin polis yolluyor. Milletvekilinin gözüne biber gazı sıkıyor. Protesto düzenleyen gençleri yaka paça alıyor. Cezaevlerinde sokaktaki suçlularla değil Erdoğan'ın siyasi rakip gördüğü masum insanlarla oluşuyor uğraşıyor. Erdoğan'ın atadıkları Rojin'i, Ayşe'yi değil milleti değil kara düzeni ve bu kara düzenin rejimini korumaya çalışıyor. Türkiye'yi 193 ülke içinde 183'üncü sıraya getiren, üzerindeki ülkelerin Texas'tan farkı yok. En güvenilmez gördüğün ülkeler Türkiye'den 20 30 sıra daha ilerdeler, daha iyi durumdalar. Dünyanın en zengin ülkeleri yine dünyanın en huzurlu ülkeleri. Suçun en az olduğu ülkeler. Bakıyorsun orada çoğunlukla sosyal demokratlar iktidarda. Olmasa bile demokratlar iktidarda.

Kuvvetler ayrılığı var. Hukukun üstünlüğü var. Yargıya güven en üst noktada. Türkiye'de yargıya güven %18'de. Suç örgütleri sıralamasında sondan 10'uncu sıradayız. Bu kara düzeni değiştirmenin bir tane yolu var. Bozuk düzende sağlam çark olmaz. Düzeni baştan aşağıya değiştirmek bu kara düzeni yıkmak, AK Parti'yi iktidardan indirmek, Cumhuriyet Halk Partisi'ni iktidar yapmak. Başka çaremiz yok. Biz bu kara düzen anonim şirketi tarafından yönetilen bir ülkede yaşamak istemiyoruz. Biz hukuk devleti olarak Türkiye Cumhuriyeti'ni istiyoruz. Mahkemede, gelirde, sosyal hayatta adalet istiyoruz. Terörsüz ama demokratik bir Türkiye istiyoruz.

"Elbette barış istiyoruz"

Terörsüz ve demokratik bir Türkiye istiyoruz. Elbette barış istiyoruz. Zulmün her türlüsünün de bitmesini istiyoruz. 19 Mart darbesi ve onun cuntası dağıtılmalıdır. İddianame yazılmış. Deliller toplanmış. Kaçma şüphesi diye bir şey yok. Zaten kaçsalar memnuniyet yaratırlar korktuklarından içeride tutuyorlar. Ama bugünden tezi yok. Artık iddianame kabul aşamasındadır. Tensip zaptı düzenlenecek mahkeme gün verecek ve bundan sonrasına bir yön verecektir. Buradan açıkça söylüyorum. Bağımsız yargıya söylüyorum. Yargıyı bağımsız kılmayan kendisine köle edenlere söylüyorum. Bu 19 Mart'tan bugüne yaşananlar evet ne bize ne size en önemlisi Türkiye'ye yaramadı. Yaramaz. Millete yaramıyor. Millet hizmet bekliyor. Millet siyasetin birbiriyle kavga etmesini değil hizmette rekabet etmesini bekliyor. Kim daha iyi yönetir? Onu duymak istiyor. Onu bilmek istiyor. Yarışmanın yargı üzerinden olmasını değil siyasi zeminde olmasını istiyor. Kararı yargının değil bizati kendinin vermesini istiyor. Gazi Mustafa Kemal'den emanet sandığı kimseye bırakmam. Burada karar benimdir. Patron benim diyor millet. Ve burada burada beklentimiz şudur. Biraz önce izlediniz.

"Erdoğan da aynı suçtan yargılandı; bir gün kapısına polis gitmedi"

Aynı suçlarla yargılandı Erdoğan. Bir gün kapıya polis gitmedi. Koluna girmedi. Yargılamanın ilk aşaması da kesinleşmesi de tutuksuz oldu. Ceza aldığında bile telefonla davet aldı. Gitti istediği kişiyle istediği cezaevinde yattı. İçerden bu şarkı burada bitmez diye kasetler çıkardı.

Şimdi metrolarda sesi kesilen, resimleri indirilen, kendisine daha yargılama bile başlamadan suç örgütü diye iftira atılan arkadaşlarımızı içeride tutmayı bırakın. Tutuksuz yargılama dönemine geçilirse bu mahkeme heyetinin bundan önceki AK troller çetesinden ayrıştığını göreceğiz. Bu mahkeme heyeti yargılayacak elbette eldeki iddianameyle kabul ederse. Onlar soracak biz söyleyeceğiz. Düzenlenen iddianameyi satır satır cevaplayacağız. Bunun tutuksuz olarak yapılması bugüne kadar zulmün bitmesi, çocukların annelerine babalarına kavuşması. Belediyelerin başkanlarına kavuşması milletinde bu işte bir karar vermesi lazım. Biz kendimize arkadaşımıza güveniyoruz. Bu yüzden bu yüzden bugün Sayın Bahçeli'nin de bir kez daha ifade ettiği 9 Mayıs'tan beri talep ettiğimiz hem TRT'den bir kanaldan devamlı isteyen her kanalında canlı vereceği yargılama istiyoruz.

Bana hesaplarını açıkladı 

Biz Siyasi Ahlak Kanunu'nu bu hafta çıkaralım istiyoruz. 8 senedir biz veriyoruz siz reddediyorsunuz. Siyasetin finansmanı şeffaflaşsın. Erdoğan 1'inci sırada, ben 2'nci sırada, Ekrem Başkan 3'üncü sırada. Hepimizin siyasete girdiği günden bugüne kadar mal varlıkları araştırılsın. Gelir gider araştırılsın. Benim bir tane Manisa İş Bankası'nda hesabım var. Bir tane de burada Meclisin Halk diye hesap. Didik didik edilsin. Nereden para gelmiş nereye gitmiş? Özgür Özel araba almış. Ödemeyi nereden yapmış? Ev almış. Nereden yapmış? Siyasi ahlak yasası gelsin. Bu denetim online olsun, dijital olsun, her an olsun. Geçmişe dönük güvenin varsa Erdoğan siyasete girdiğinden bugüne kadar sen de hepsinin hesabını ver. Ben de vereyim. Sayın Bahçeli de versin. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu da verecek. Sizden korkan sizden beter olsun. Hodri meydan!"

T24'ün İBB iddianamesine ilişkin dosyası

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında yer aldığı 105 kişinin tutuklu bulunduğu, İBB'ye yönelik yolsuzluk soruşturmasını tamamladı.

3 bin 700 sayfayı aşan, 402 kişinin sanık olarak yer aldığı iddianamede, İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı'ndan itibaren "sistem" kurarak, bu sistem sayesinde, önce İstanbul Belediye Başkanı seçildiği, ardından CHP'yi ele geçirdiği, ardından da CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı olarak fon oluşturduğu belirtildi ve 142 ayrı eylemden, 828 ila 2 bin 352 yıla kadar hapsi istendi.

"Ekrem İmamoğlu suç örgütü" adı verilen yapıda yer aldığı öne sürülen örgüt yöneticileri, örgüt üyeleri ve örgüte yardım eden isimlerin, "suç örgütü kurma", "suç örgütü yönetme", "rüşvet alma", "rüşvet verme" suçlarını işledikleri öne sürüldü.

İddianamede, iş insanlarından para toplanmasına dayalı olduğu iddia edilen "sistem" için, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın da sıkça kullandığı "ahtapotun kolları gibi" ifadesi dört kez kullanıldı.

Özgür Özel'i CHP Genel Başkanı olarak seçen ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nu partiden uzaklaştıran ismin İmamoğlu olduğunun öne sürüldüğü iddianamede, CHP yönetiminin de suç yoluyla elde edilen gelirleri kullandığı ve bütün eylemlerden haberdar olduğu iddia edildi.

İki CHP'li vekil de İmamoğlu'nun örgütünde olmakla suçlandı ve dokunulmazlıklarının kaldırılması istemiyle fezleke hazırlandı. Başsavcılık, anayasadaki parti kapatma maddelerine atıf yaparak, söz konusu eylemleri "ihbar" yazısıyla Yargıtay Başsavcılığı'na da bildirdi.

İddianamede, oluşan kamu zararının 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu öne sürülerek, İmamoğlu ve oğlu ile çok sayıda kişinin şirketlerine, CHP İl Başkanlığı binasına el konulması talep edildi.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan iddianamede 15 gizli tanığın ifadeleri de yer alıyor. İddianamede "etkin pişmanlık"tan yararlananların sayısı 76 kişi olarak açıklandı. 

7 bölümden oluşan iddianamenin birinci bölümünde "suç örgütünün genel yapısı ve özellikleri" ikinci bölümde, "soruşturmanın genel özeti", üçüncü bölümde "örgüt lideri" olarak nitelendirilen İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde ilçedeki eylemleri yer aldı.

Dördüncü bölümde İmamoğlu'nun İBB Başkanı olduğu dönemde "örgütün tıpkı bir ahtapotun kolları gibi İstanbul geneline yayılan eylemlerinden" bahsedildiği belirtildi.

Beşinci bölümde İBB iştirakleriyle ilgili suçlamalar yer alırken, son bölümde de hakkında kamu davası açılan şüphelilerin üzerine atılı eylemlerle ilgili suç tasnifleri ve sevk maddelerine yer verildi.

İstanbul il binasının alınması sırasındaki para görüntüleri, "örgüt faaliyeti ile ilgili sızan ilk görüntüler" diye nitelendirildi. 

GÖKÇER TAHİNCİOĞLU'NUN ANALİZİ

CHP’nin “sistem”le mücadelesi: Henüz açılmamış İBB davasının açıklanması, Yargıtay’a ihbar ve CHP’yi bekleyen mücadele

İBB iddianamesinde “örgüt” çabası: Sadece İmamoğlu değil CHP de yargılanıyor!


İBB'ye yönelik "yolsuzluk" soruşturmasında iddianamesinde İmamoğlu'na 2 bin 352 yıla kadar hapis istemi: İşte tüm detaylar, suçlamalar, istenen cezalar...


İBB iddianamesinde dört gazeteci hakkında “örgüte yardım” ve “halkı yanıltıcı bilgiyi yayma”dan hapis cezası istemi: Haberler, soruşturmayı itibarsızlaştırma amacıyla yapıldı


Kurultaydaki görüntüler "etkin pişmanlık" kanıtı sayıldı, İmamoğlu'nun A takımı tek tek işaretlend,  fotoğraf kanıt sayıldı: İtirafçının ifadesini doğrular nitelikte


AKP milletvekilinin eşi, İBB iddianamesinde “mağdur” olarak yer aldı: Kreş karşılığı bağış istendi, uygun görmesem de kabul ettim


İBB ‘yolsuzluk’ iddianamesi: İmamoğlu, Özgür Özel’i Kılıçdaroğlu karşısında aday olarak belirledi, Rıza Akpolat ile belediye başkan adaylarını seçti


İBB’ye “yurt dışından para alındı” iddiası: Raylı sistem dahil farklı projeler için kredi çekildi, örgütü beslemek için kullanıldı


İBB iddianamesi: Soruşturma, 'para sayma görüntüleri' ile başladı: İmamoğlu CHP'yi ele geçirip cumhurbaşkanı olarak yolsuzluk çarkını büyütecekti

 

 

İlgili İçerikler