T24 Haber Merkezi
Psikolojik iyi oluş hâlinizi desteklemek için yaşamınıza bitkileri dâhil edebilirsiniz. Fitoterapi, bitkilerin farklı etkilerinden yararlanarak doğanın iyileştirici gücünü bedeninizle buluşturmanızı destekleyebilir.
Kısaca "bitkilerle tedavi" anlamına gelen fitoterapi, bitkilerin farklı kısımlarını çeşitli şekillerde kullanarak insan sağlığını desteklemeyi amaçlar. Peki, fitoterapi nedir ve nasıl uygulanır?
Fitoterapi nedir?
Tamamlayıcı tıp dalı olan fitoterapi, tedavi süreçlerini desteklemek için şifalı bitkilerden ve biyoaktif ürünlerden faydalanıyor. Geleneksel Çin tıbbının da bir parçası olan fitoterapi, günümüzde modern tıp yöntemleriyle beraber tercih edilebiliyor. Fitoterapide şifalı bitkilerin yaprak, kök ve çiçeklerinin çeşitli yöntemlerle işlenmesiyle elde edilen kremler, çaylar, damlalar, drajeler ve losyonlar kullanılabiliyor.
Fitoterapide hangi bitkiler kullanılır?
Fitoterapide iyileştirici etkisinden yararlanılan çok sayıda bitki bulunuyor. Bazı fitoterapi bitkilerini ve faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz:
Ada çayı: Sindirim problemlerini rahatlatmaya ve boğaz ağrısını hafifletmeye katkıda bulunur. Antioksidan ve antimikrobiyal özellikleri bulunan ada çayı; ağız sağlığını destekler, diş eti ve damak iltihaplarının iyileşmesine yardımcı olabilir.
Aloe vera: Nemlendirici etkisi olan Aloe vera, cilt rahatsızlıklarına iyi gelebilir. Yanıklar ve kesikler için de kullanılabilen bitki, güneş yanığı sonucu oluşan tahrişi azaltmaya yardımcı olabilir.
Zencefil: Bağışıklık sistemini destekleyen antioksidanlara sahip olan zencefil, sindirim sorunlarının tedavisinde destekleyici olarak kullanılabilir.
Lavanta: Yatıştırıcı özelliğiyle kaygı, stres ve uyku sorunlarının giderilmesine fayda sağlayabilir. Lavantadan elde edilen esansiyel yağların cilt üzerindeki olumlu etkilerinden de yararlanılabilir.
Papatya: Antienflamatuar bir bitki olan papatya, bademcik ve diş etlerinde ortaya çıkan iltihapların giderilmesine yardımcı olabilir. Ateş düşürücü, rahatlatıcı ve spazm giderici etkilerinin yanı sıra sindirim sorunlarının giderilmesinde destekleyici olarak kullanılabilir.
Ihlamur: Rahatlatıcı ve yatıştırıcı özelliği bulunan ıhlamur, stres ve uyku sorunlarını gidermeye yardımcı olur. Ayrıca sindirim sistemi problemlerine ve üst solunum yolu enfeksiyonlarına iyi gelebilir.
Kuşburnu: Zengin C vitamini içeriğiyle bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkisi bulunan kuşburnu, cilt sağlığını desteklemek için de kullanılabilir.
Ginseng: Stresi azaltmaya katkıda bulunan ve enerji arttırıcı etkisi olan ginseng, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine yardımcı olabilir.
Melisa: Sakinleştirici etkisi bulunan melisa, strese iyi gelebilir ve uyku problemlerinde kullanılabilir.
Biberiye: Beyin fonksiyonlarını destekleyici bir etkisi bulunan biberiye, kas ve eklem ağrılarına iyi gelebilir. Antioksidan bir içeriğe sahip olmasının yanında sindirim sorunları için de kullanılabilir.
Sarı Kantaron: Kas gevşetici ve ağrı giderici özellikleri bulunan sarı kantaron, stres ve kaygı gibi duygu durumlarını yatıştırmak için kullanılabilir. Yaraların iyileşmesine ve yara izi oluşumunun önlenmesine yardım eder.
Rezene: C vitamini açısından zengin bir içeriğe sahip olan rezene, üst solunum yolu hastalıklarının tedavisinde destekleyici olarak kullanılabilir. Sindirim sistemini rahatlatıcı etkisiyle hazmı kolaylaştırmaya, spazm ve kasılmaları rahatlatmaya yardımcı olur.
Yeşil Çay: Kan basıncını düzenlemeye katkıda bulunan yeşil çay, kalp sağlığını destekler. Ayrıca hücre hasarlarının önüne geçebilir.
Kekik: Üst solunum yolu rahatsızlıklarının tedavi sürecine ve bağışıklık sistemini güçlendirmeye destek olabilir.
Isırgan Otu: Zengin mineral ve vitamin içeriğiyle bağışıklık sistemini güçlendirmeye katkıda bulunan ısırgan otu, alerjik reaksiyonları ve böbrek taşı oluşumunu önlemeye yardımcı olabilir. Ayrıca kronik yorgunluğun giderilmesine destek sağlayabilir.
Şifalı bitkilerinin beden sağlığından ruh sağlığına birçok faydası olsa da kullanım şekline göre etkileri değişen bitkilerin faydalarından doğru bir şekilde yararlanabilmek için mutlaka uzman desteği almak gerekir.
Tamamlayıcı tıp dalı olan fitoterapi, tedavi süreçlerini desteklemek için şifalı bitkilerden ve biyoaktif ürünlerden faydalanıyor.
Fitoterapi kimlere uygundur ve nasıl uygulanır?
Her insan biricik ve özeldir. Dolayısıyla fitoterapinin herkese uygun bir tamamlayıcı tıp yöntemi olduğunu söylemek mümkün değil. Özellikle emziren anneler, hamileler ve ilaç kullananlar başta olmak üzere herkesin fitoterapiden yararlanmadan önce doktoruna danışması gerekir.
Fitoterapinin hamilelikteki yeri de sıkça araştırılan konular arasında yer alıyor. Fitoterapi ile gebelik sürecinde doğanın şifa veren elini üzerinizde hissedebilirsiniz ancak fitoterapinin mutlaka bir uzman tarafından planlanması ve uygulanması gerektiğini aklınızdan çıkarmamalısınız.
"Fitoterapi kilo vermek isteyenler için uygun mu?" sorusu da kafanızı kurcalıyor olabilir. Kilo kaybını hızlandırmak, vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olmak amacıyla kullanılan bitki ve detoks çayları; fitoterapi ile zayıflama imkânı sunabilir.
Aromaterapi
Fitoterapi ve aromaterapi ilişkisini merak ediyorsanız aromaterapinin fitoterapinin alt dalı olduğunu söyleyebiliriz. Kökeni çok eskilere dayanan aromaterapi, bitkilerin farklı kısımlarından çeşitli şekillerde elde edilen uçucu ve sabit yağlar ile aromatik bitki bileşenlerinin kullanıldığı bir yöntemdir.
Aromaterapi; fiziksel, duygusal ve zihinsel açıdan sağlığı desteklemek amacıyla uygulanabilir. Kişinin yaşam kalitesini artırmayı amaçlar ve uyku sorunlarını giderme, bağışıklık sistemini güçlendirme, stresi azaltma gibi birçok alanda olumlu etki gösterebilir. Bu terapi yönteminde yağlar; koklama, cilde doğrudan uygulama ve masaj gibi yöntemlerle uygulanabilir. Ancak uçucu yağlar cilde doğrudan uygulanacaksa öncelikle bu yağları sabit yağlarla seyreltmek gerekir.
Bitki kürleri
Çoğunlukla farklı bitkilerin faydalarından yararlanmak için hazırlanan bitkisel karışımlar, belli bir sağlık sorununu önlemeye veya tedavi sürecini desteklemeye yardımcı olması için kullanılır. Düzenli olarak kullanılan bitki kürlerinin ne sıklıkla ve ne kadar kullanılacağı konusuyla ilgili bir uzmana danışmayı unutmamak gerekir.
Özellikle emziren anneler, hamileler ve ilaç kullananlar başta olmak üzere herkesin fitoterapiden yararlanmadan önce doktoruna danışması gerekir.
Bitki suyu (Hidroseller)
Bitki suyu veya hidroseller, bitkilerden uçucu yağlarının elde edilmesi sırasında ortaya çıkan yan üründür. Su bazlı bir ürün olan hidrosellerin içeriğinde çok az miktarda uçucu yağ ve bitkinin özünden gelen diğer bileşenler bulunur.
Aromaterapide de kullanılan bitki suları, cilt ve saç bakımında tercih edilebilir. Antiseptik, yatıştırıcı ve anti-enflamatuar özellikleri bulunabilen hidroseller; ada çayı, lavanta ve gül gibi bitkilerden elde edilebilir.
Bitki özleri (Ekstraktlar)
Kurutulmuş bitkilerden elde edilen bitki özleri; bitkisel materyallerin su, alkol, yağ veya başka bir çözücü kullanılarak işlenmesiyle elde edilir. İşlem sırasında bitkinin etken bileşenleri çözücüye geçer ve ardından süzülerek saf bir hâle getirilir.
Fitoterapide sıklıkla kullanılan bitki özlerinin güçlü etkileri bulunabilir. Dolayısıyla bitkilerin olumlu etkilerinden doğru bir şekilde yararlanabilmek ve yan etkilere maruz kalmamak için diğer tüm yöntemlerde olduğu gibi bir uzmana danışmak gerekir.
Fitoterapi kimler tarafından uygulanabilir?
Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından onaylanmış bir yöntem olan fitoterapiden beklenen faydanın sağlanabilmesi için fitoterapinin bir uzman kontrolünde uygulanması gerekir. Tamamlayıcı tıp uygulamaları arasında yer alan fitoterapi ile ilgili çeşitli sertifika programları bulunuyor olsa da fitoterapiyi sadece Sağlık Bakanlığı onaylı eğitim belgesi olan hekimler tarafından gerçekleştirebilir.
Sonuç olarak bitkilerin çeşitli sağlık sorunlarının önlenmesi ve tedavisi için destekleyici olarak kullanıldığı fitoterapinin olumlu etkilerinden yararlanabilmek için kim tarafından ve nasıl uygulandığı çok önemlidir. Bu nedenle fitoterapinin şifasından yararlanmak istiyorsanız daha önce de vurguladığımız gibi mutlaka bir uzmandan destek almalı, terapi sürecinin planlanmasında ise biricik olduğunuzu ve terapinin size özel hazırlanması gerektiğini unutmamalısınız.



