Yaşam

'Yoksulluk sürdükçe sayı artacak'

Şanlıurfa'da yapılan "7. Sokakta Çalışan ve Yaşayan Çocuklar Sempozyumu" Sonuç Bildirgesi'nde, yoksulluk sürdükçe sokak çocuklarının sayısın&#

28 Kasım 2008 02:00

Şanlıurfa'da geçtiğimiz günlerde yapılan "7. Sokakta Çalışan ve Yaşayan Çocuklar Sempozyumu" Sonuç Bildirgesi'nde, mutlaka bir "Çocuk Politikası" oluşturulması gerektiği vurgulandı.

Şanlıurfa'da geçtiğimiz günlerde yapılan "7. Sokakta Çalışan ve Yaşayan Çocuklar Sempozyumu" Sonuç Bildirgesi'nde, mutlaka bir "Çocuk Politikası" oluşturulması gerektiği vurgulandı

Sempozyumda; Şanlıurfa ilinde sokakta çalışan ve yaşayan çocuklar sorununa yönelik kurumların yaptıkları çalışmalar, sokakta çalışan ve yaşayan çocuklar sorununu önleyici yaklaşımlar, çocuğun değeri, göçebe tarım işçisi çocuklar, atık madde toplayıcısı çocuklar, sokağın çekiciliğini arttıran faktörler, madde kullanımı, gençlik ve psikoterapi, çocuk ihmali ve istismarı, aile değerlendirmesi, travmaya yaklaşım, ulusal ve uluslararası yasal düzenlemelerde çocuk işçiliği, sosyal politikalarda çocuk işçiliği, kamu, sivil toplum ve uluslararası kuruluşlar tarafından yapılan çalışmalar ve yürütülen hizmetlerin etkililiğini arttırma yöntemleri anlatıldı.

Sonuç Bildirgesi

Sempozyumun ardından çıkan sonuçlar ve ülkemizde dikkate alınması gereken konulara ilişkin, bir Sonuç Bildirgesi yayınlandı. 16 madde halinde sıralanan sonuç bildirgesinde, işsizlik ve yoksulluk sürdükçe, sokakta çalışan, yaşayan çocuk sayısının artacağına dikkat çekildi.

Sonuç bildirgesinde, mutlaka bir "Çocuk Politikası oluşturulması" ve projelerin yaşama geçirilmesi gerektiğine vurgu yapılırken, "İlgili tüm paydaşların katılımı ile bir çocuk politikasının oluşturulması çok gerekli gözükmektedir. Kamu, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve çocukların bizzat kendilerinin katıldığı süreçlerde belirlenecek, çok sık değişmeyecek, ulaşılabilir ve çocukların yaşamına önem veren bir politika olması önemlidir" denildi.

'Tehlike Değiller, Tehlikedeler" sloganı yapılan "7. Sokakta Çalışan ve Yaşayan Çocuklar Sempozyumu Sonuç Bildirgesi" şöyle:

İşsizlik ve Yoksulluk Sürdükçe Sayı Artacak

1. Çocuğun sokakta çalışmasına neden olan temel faktörler arasında; küreselleşmenin giderek arttırdığı işsizlikle, kötü barınma ve yaşam koşulları ile açıklanan yoksulluk, ailenin öğrenim durumunun düşüklüğü, aşırı doğurganlık, göç, şiddet, çocuk ihmali ve istismarı başta olmak üzere sosyal, ekonomik ve kültürel faktörler yer almaktadır. Bu sorunlara doğru müdahale edilmedikçe sayı artacak ve kapasitemizi aşacaktır.

2. Her türlü çocuk işçiliği çocuğun fiziksel, ruhsal ve sosyal sağlığını bozması ve yoksulluk döngüsünü yaratması nedeniyle asla kabul edilemez. Bu konunun çözümünde tüm kurumlar, tüm meslek elemanları ve toplumun her bireyi sorumludur.

Sorun Çıkmadan Önlem Alınmalı

3. Sokakta çalışan ve yaşayan çocuk sorununda en maliyet-etkin ve insancıl yaklaşım önlemedir. Bu nedenle öncelikle risk altındaki gruplara başta olmak üzere herkese, her yerde ve her zaman temel sağlık hizmetleri (ana-çocuk sağlığı ve aile planlaması, sağlık eğitimi) ve sosyal hizmetlerin (ailenin desteklenmesi, danışmanlık) entegre edilerek yürütülmesi için devletin her türlü tedbiri alması ve uygulaması gereklidir.

4. Eğitimin çocuk için bir hak ve sorumluluk olduğu, okulun çocuğu riskten uzak tutacağı gerçeğinden hareketle, okul aile işbirliğinin sağlanması, öğretmenin ise çocuğu okulda tutacak bilgi, beceri ve motivasyona sahip olması gerekmektedir.

Çocuk ve Çocuk Tarım İşçiliği Haklara Ulaşımı Engelliyor

5. Çocuk işçiliğinin en kötü biçimlerinden biri de göçebe mevsimlik tarım işçiliğidir. Bu durum Şanlıurfa başta olmak üzere Güneydoğu Anadolu bölgesi için çocuğun en temel hakları olan yaşama, eğitim ve sağlık gibi temel haklara ulaşmasını engellemektedir. Bu nedenle devletin gezici sağlık hizmeti, taşımalı eğitim, uyum sınıfları gibi her türlü tedbiri alması ve uygulaması gereklidir.

Hem Kurumsal Sorumluluğa, Hem Envanterlere İhtiyaç Var

6. Sokakta çalışan ve yaşayan çocuklara yönelik hizmetlerin etkili planlaması ve uygulaması için sorunun büyüklüğünü ortaya koyacak bir veri tabanı oluşturulmalı ve ilgili kurumlara açılmalıdır. Burada her beş yılda bir yapılan Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması gibi düzenli yapılan araştırmalara bir değişken eklenmesi, ayrıca il düzeyinde hizmet planlamaya katkı sağlayacak veri tabanlarının hazırlanması önem taşımaktadır.

7. Konunun ilgili taraflarının anayasa ve yasalarla uyumlu bir çocuk politikasında anlaşmaları ve yasal düzenlemeler yapılırken alt yapının öncelikle hazırlanması başarıda anahtardır.

8. Çocuk işçiliği ve istismarı konusunda lider ya da sorumlu bir kurumun belirlenmesi (İlde var olan etkin bir kurul -İl Hıfzısıhha Kurulu- Sosyal Hizmetler Kurulu gibi) bu kurul tarafından her ilin sorununa uygun kararların alınması ve uygulanması, kurulun üyelerinin yapılan çalışmaların sonucunu kanıt temelli yaklaşımlarla belirlemesi ve sürekli geliştirmesi gereklidir. Bu kurul çocuk hakları konusunda eğitimli olmalı ve diğer kurumlarla koordineli çalışmayı gerçekleştirebilmelidir.


Hayırseverlik Yetmez, Sosyal Politikalara İhtiyaç Var

9. Çağımız sosyal politikalarının temelinde eşitlik, haklar, sosyal adalet, hakkaniyet, farklılıklara saygı, sosyal sorumluluk, sosyal içerme olması gerektiği, sokakta çalışan ve yaşayan çocuk sorununun önlenmesi için verilmesi gereken hizmetler hayırseverlik ve gönüllülük temelinde yürütülemez. Bu hizmetlerin sosyal devletin bir sorumluluğu olduğu unutulmamalı ve bu konuda ciddi önlemler alınmalıdır.

10. Sokakta çalışan çocuğa yaklaşırken onların da bir ailesi olduğu gerçeğinden yola çıkılarak, ailenin doğru değerlendirilmesi ve bu değerlendirmeye dayalı çözümlerin geliştirilmesi gereklidir.

11. Çocukların okula devam etmemesi ve eğitimsizlik pek çok soruna neden olmaktadır. Özellikle kız çocukları açısından cinsiyet ayrımcılığının temelinde yatmaktadır. Devlet bu konuda her türlü tedbiri almalı ve uygulamalıdır.

12. Sokakta çalışan ve yaşayan çocuklar yaşlarına, sokakta yaşama sürelerine, eğitimde olup olmamaya, etnik özelliklerine, sahip oldukları ailelerin özelliklerine göre çeşitlenen bir grup olduğundan, hizmetler planlanırken bu heterojenliğe yanıt veren nitelikte hizmetler planlanmalıdır.

13. Çocuklara sunulacak olan her türlü hizmet, çocuğu merkeze alan, karar verme süreçlerine dahil eden ve çocuk haklarına inanan bir ekiple yürütülmelidir.

14. Sokakta çalışma ve yaşamanın taşıdığı riskler hem sokakta olan çocuklara hem de diğerlerine mutlaka anlatılmalıdır. Sokakta çocuklar şiddete, sömürüye, tacize, her türlü kötü muameleye maruz kalmaktadırlar.

Çocuk Politikası Oluşturulmalı ve Projeler Yaşama Geçirilmelidir

15. İlgili tüm paydaşların katılımı ile bir çocuk politikasının oluşturulması çok gerekli gözükmektedir. Kamu, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve çocukların bizzat kendilerinin katıldığı süreçlerde belirlenecek, çok sık değişmeyecek, ulaşılabilir ve çocukların yaşamına önem veren bir politika olması önemlidir.

16. Sokakta çalışan ve yaşayan çocuklar sorununu önlemek için uluslararası kuruluşların işbirliği ile büyük (IPEC gibi) projeler yürütülmüştür. Projeler bitmiş ama hizmet sunumuna dahil edilememiştir. Bu nedenle projelerin iç ve dış değerlendirmesi yapılıp, etkililiği kanıtlananlar hemen hizmet sunum biçimine dönüştürülmelidir.

ETİKETLER

sivil toplum