Gündem

Yeni Şafak: 16 Nisan'da Türkiyelilerle FETÖ'yle birlikte olanlar ayrışacak; sizi yerin dibine batırır bu millet!

"Biz büyük tarih yürüyüşünün başladığına inanıyoruz"

04 Nisan 2017 12:13

Yeni Şafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül, 16 Nisan'da yapılacak halk oylamasıyla ilgili olarak "Milli olanla olmayanın, Türkiyeli olanla FETÖ ve Rubin gibilerle birlikte olanların ayrıştığı zamana çok az kaldı. Biz büyük tarih yürüyüşünün başladığına inanıyoruz. 16 Nisan eşiği de aşılacak ve o yürüyüş daha da güçlenip hızlanacak" görüşünü dile getirdi.

İbrahim Karagül'ün "Rubin, CHP’li Bozkurt ve FETÖ: Sizi yerin dibine batırır bu millet" başlığıyla yayımlanan (4 Nisan 2017) yazısı şöyle:

Micael Rubin diye bir adam var. Türkiye son günlerde onu; nefret saçan mesajlarıyla, FETÖ tarafından yönetilen Türkçe ifadeleriyle, “Hayır” kampanyasını Türkiye düşmanlığı öncelikli çıkışlarıyla tanıdı.

Ama biz onu yıllardır biliriz. İsrail aşırı sağına çalışan, neocon Haçlı Savaşı planları için kalem oynatan, İslam'a duyduğu nefretle öne çıkan, başından beri AK Parti'ye karşı verdiği savaşla bilinen şarlatanın tekidir.

Sanırım Türkiye'de hakkında en çok yazanlardan biriyim. Çünkü, şarlatandır ama eli kanlıdır. Irak'taki katliamları, Müslümanlara yönelik işkenceleri desteklemiştir. Müslüman topraklarının parçalanması için çaba harcar. Türkiye'de “darbe” konulu bütün tartışmaların içindedir. Başından beri AK Parti'ye yönelik darbe planlarında yer almıştır. Bu amaçla ülke içinde her cephe ile iş tutmuştur. PKK ile çok sıkı ilişkileri vardır.

Rubin'i Türkiye'den kim finanse ediyor?

CHP'den ve iş dünyasından bazılarıyla sıkı fıkıdır. Türkiye içindeki AK Parti ve Erdoğan düşmanları tarafından finanse edilir. İçerideki kavgayı ABD üzerinden yürütmek isteyenlerin kullandığı bir tetikçidir. Bu sayede para kazanır. Bu adama kim para aktarıyor, onu bulmak devletin işidir. Şimdi FETÖ finanse ediyor olabilir ama öncesinde kimler finanse etmiş, bulunmalıdır.

Bu adam 15 Temmuz'dan sonra FETÖ'yü keşfetti. Belki de FETÖ onu keşfetti. Potansiyel ihaleci, tetikçi olduğu için, içeride hesabı olanların ABD'de bulacağı ilk kişilerden biri olduğu için, Rubin-FETÖ ortaklığı öne çıktı.

Rubin ile FETÖ'nün içerideki ortakları..

Belki de bu ortaklık İsrail aşırı sağı üzerinden, ABD'deki kıyamet savaşçıları üzerinden kurulmuştur. Zira, FETÖ'nün bu çevrelerle ortaklığı daha doğrusu organik ilişkileri, efendi-köle ilişkileribilinmektedir.

Belki de Rubin- FETÖ ortaklığı Türkiye'deki iş çevreleri üzerinden, CHP çevresi üzerinden kurulmuştur. Ya da üçlü bir ortaklık söz konusudur. Bir 16 Nisan dayanışması kurulmuş, ABD ve Türkiye içinden bir ortak cephe harekatıdır. Nitekim 15 Temmuz da böyle bir ortak cephe saldırısı değil miydi?

CHP'li Bozkurt ile Rubin'in sözleri aynı

Bunların hepsi muhtemeldir. Çünkü Rubin ile FETÖ'nün, Rubin ile PKK'nın, Rubin ile CHP Milletvekili Hüsnü Bozkurt'un söylemler aynıdır. Rubin İslam'ı yok etmek için savaşıyor, şimdilerde işi Türkiye düşmanlığına dönüştürdü.

FETÖ, 15 Temmuz'da bütün ülkeyi kana buladı, bin yıllık tarihimizde bu ülkeye yapılan en alçakça saldırıya imza attı. Rubin'in sahipleri için Türkiye içinde bir işgal denemesi yaptı.

Şimdi CHP'li dengesiz çıkmış, tam bir millet düşmanlığı ile, 16 Nisan'da evet diyecekleri denize dökmekten söz ediyor! Bu ülkenin kadim geleneğini, irfanını, bilgeliğini, basiretini temsil eden kitleyi, o tarih yapıcı kitleyi “denize dökecekmiş”.

Bu adam bütün milleti tehdit etti

Kim adına, kimler için, hangi ülke ve güç için? Ne tür bir vesayet aklı için bunu yapacakmış! Bu nasıl bir hakaret, ölçüsüzlük, dengesizlik hali. Adam resmin bütün milleti aşağılıyor, tehdit ediyor.

Bunun bir bedeli olmalı, bir hesabı olmalı, bu nefret dilinin bir karşılığı olmalı. 16 Nisan'da oy verecek ya da vermeyecek herkes bu adama yasal yollardan hesap sormalı.

Avrupa'nın ırkçıları ile, ABD'nin neoconları ile, İsrail'in aşırı sağcıları ile, PKK ile, artık bir dış tehdit ve işgal gücü haline gelen FETÖ ile, dünyada bilinen bütün Türkiye düşmanları ile aynı cephede yer alıp, aynı mevzilerden ateş açmak nasıl bir sapmadır.

CHP bunu iyi değerlendirmeli. Bu adam gibi, millete küfreden, aşağılayan adamlarla milletin gözünde itibar edinilemeyeceğini not etmeli. Çünkü bunlar 16 Nisan'da yapılacak halkoylamasını aşan, kalıcı bir nefretin yansımasıdır ve bir hastalık halidir.

Deniz Baykal gibi tecrübeli bir siyasetçinin bu sözlere katılması, benzer ifadelere başvurması ise tam bir hayal kırıklığıdır. İnsanın aklına “yazık” demekten öte bir kelime gelmiyor.

O gün yerli olanla olmayan ayrışacak

Bütün bunlardan sonra 16 Nisan bir seferberlik halidir ve zaferle sonuçlanmalıdır. Çünkü, Türkiye içi tercih meselesi olmaktan çıkıp devletler oyununun parçası haline geldi. Ülkemizin yükselişinden rahatsızlık duyan ne kadar ülke ve örgüt varsa 16 Nisan'ı engellemeye çalışıyor, akla hayale gelmeyecek yollara başvuruyor.

Sadece bu durum bile, Türkiye'nin ne büyük mücadele verdiğinin, nasıl bir yerlileşme hamlesi yaptığının, ne tür oyunları bozduğunun göstergesidir.

Milli olanla olmayanın, Türkiyeli olanla FETÖ ve Rubin gibilerle birlikte olanların ayrıştığı zamana çok az kaldı. Biz büyük tarih yürüyüşünün başladığına inanıyoruz. 16 Nisan eşiği de aşılacak ve o yürüyüş daha da güçlenip hızlanacak.

Sizi yerin dibine batırır bu millet

Rubin'ler ne kadar saldırsa, FETÖ'cüler ne kadar fitne çevirse, Batılı istihbarat örgütleri ne kadar oyun kursa, Hüsnü Bozkurt gibiler ne kadar millete hakaret edip tehdit etse de bu yol yürünecek.

Herkes, Türkiye'ye karşı kurulan cephede kimle var, bir baksın. 16 Nisan için neden telaşlanıyorlar, bir baksın. Nasıl bir Türkiye istiyorlar ve biz nasıl bir Türkiye istiyoruz, bir baksın.

Ve ona göre durduğu yeri gözden geçirsin. Gün gelir; başkasının silahlarıyla millete ateş edenleri, başkalarının Türkiye hesabı için içeride operasyon yapanları yerin dibine batırır bu millet.