Gündem

Yenerer’in avukatı Ergül: İfadeler ezberletilmiş

Ergenekon sanığı Yenerer’in avukatı Vural Ergül, 'Güney’e bu ifadeler ezberletilmiş, bazı bölümler de çıkarılmış' dedi

15 Ocak 2009 02:00

Ergenekon Davası sanığı Vedat Yenerer’in avukatı Vural Ergül, Tuncay Güney’in görüntüleri yayınlanan ifadelerinin kayıttan önce kendisine ezberletildiğini, kaydedilen ifadelerden bazı bölümlerin çıkarıldığını ileri sürdü. 

Gazeteciler, Güney'i inandırıcı bulmadı

Fikri Sağlar: Bu adam uçuk!

Ergül “Öncelikle bir baskı altında ve işkence koşullarında ifade veren birinin anlatımları yerine durmaksızın ve susmaksızın anlatmak isteyen, sorulan her soruya hiç düşünmeksizin anında cevap verebilen, kurgulanmış bir şahsın anlatımları olduğu yolunda bir kanaat edinmek mümkün” dedi.

Avukat Ergül, Güney'in ifadeleri hakkında şunları söyledi:
“Öncelikle bir baskı altında ve işkence koşullarında ifade veren birinin anlatımları yerine durmaksızın ve susmaksızın anlatmak isteyen, sorulan her soruya hiç düşünmeksizin anında cevap verebilen, kurgulanmış bir şahsın anlatımları olduğu yolunda bir kanaat edinmek mümkün.

Tuncay Güney bu konuşma öncesinde hazırlanmış olduğu görülüyor. Polisin sorgusunda hiç alışık olmadığımız çok yumuşak ifadeler var. Polis orada Organize Suçlar Şube Müdürlüğü’nde Güney’e ‘tatlım hayatım’ diyor. Tuncay Güney’e sorguya geleceği sırada baskı yapılmadığı gibi, gönüllü olarak geldiği için avukat hakları da hatırlatılmış değil. Tuncay Güney kurgulandığı üzere, kendisiyle daha önce yapılmış görüşmelerde kendisine ezberletilen metinleri kameranın karşısına geçmiş anlatmış. Bu metinlerin kendisine ezberletildiğine ilişkin ipuçları da dosyanın içinde zaten mevcut. 

'Sorguyu yapan polis mi, Güney mi?'
 
Tuncay orada ‘geçende de söylemiş olduğum gibi, belirtmiş olduğum gibi’ tarzında ifadelerle vurguluyor ve zaman zaman takıldığı noktalarda da ‘Siz bana hatırlatın neydi onun ismi’ diye sorular yöneltiyor. Yani burada sorguyu yapan Tuncay mı, polis mi? Bu bir sorgu mu? Koca paşaları, akademisyenleri, hukukçuları, bütün bu insanları Tuncay Güney’in ifadeleri üzerine gözaltına aldıysak, bu kaset izlenildiğinde her şey açık saçık ortaya dökülecek.

'Örgüt, Güney'in anlatımı üzerine kurulmuş'

Şunu kamuoyunun bilmesinde yarar var. Sözü edilen Ergenekon Terör Örgütü, eğer Tuncay Güney’in bu anlatımları söz konusu olmazsa, kesinlikle ama kesinlikle kurulamayacak bir örgütlenme. Yani Ergenekon Terör Örgütü’nü kuran yalnızca Güney’in anlatımları. Sırf Tuncay Güney adlarını andığı için Sami Hoştan, Sedat Peker, Ali Yasak, Veli Küçük, Doğu Perinçek bir araya getiriliyor. Bu adını saydıklarımın evlerinde, üstlerinde, arabalarında yapılan aramalarda elde edilmiş bir suç unsuru da yok. Sadece adını andı diye bu şemadan bahsediliyor.

'Bazı bölümler çıkartılmış'

Buna rağmen Tuncay Güney’in anlatımlarında çok eksiklik olduğunu başından beri dile getirdik. En dikkat çekici olanı iki numaralı kasetin çözümünün başındaki kısım. Burada benim çıkartıldığını daha öncede ifade ettiğim bir bölüm var. Mülakat kasetlerinde traşlanmış olduğu gibi, bizlere dağıtılan çözümlerde de görünmüyor. Orada Sudi Özkan’dan bahsedilen bir cümle var. O cümlenin başındaki ‘Sudi Özkan, onu benim çıkardığımı söylüyorlardı’ bahsi buradan özellikle çıkartılmış. Bu çok önemli. Çünkü başından sonuna bu soruşturmayı MİT eski Kontrterör Daire Başkanı Mehmet Eymür’ün yönlendirdiğine dair iddialarımız var. Bu çerçevede bu iki numaralı kasetin çözümünün başında hala Mehmet Eymür’ün patronu olan Sudi Özkan’ın isminin çıkartılmış olması, Mehmet Eymür’ün bu soruşturmaya dahilini de ortaya koymaktadır.

Hiç olmazsa bu, Mehmet Eymür’e yapılmış bir jest olarak dahi değerlendirilebilir. Sudi Özkan’ın ismi bu mülakat çözümlerine esas metinlerde ilk bağlarda vardı onu da kaybettiler. Sudi Özkan ibaresinin olduğu yerde herhangi bir sesin tespit edilmesine imkan bırakılmayacak dijital bir çapak ortaya atılmış ve o bölüm gizlenmiş.

Fethullah Gülen konusu...

Ayrıca sözgelimi Fettullah Gülen’den Fethullah Hoca olarak bahsedildiği halde orijinal video mülakatlarında… Kağıda geçilirken Fettullah Gülen olarak geçirilmiş. Şimdi bu Fettullah Hocaefendi karmaşası dahi mülakatta Gülen cemaatli bağlantılı özel polis ekibinin varlığı iddialarını ciddiye almamızı gerektiren bir olgu olarak ortaya çıkıyor. Bunun dışında bu mülakatların içinde dikkat edileceği üzere görülecektir; Zaman gazetesinden söz ediyor. İleriki bölümlerde açıkça ‘Zaman gazetesini ben yönlendiriyordum’ diyor Güney. Savcının Zaman gazetesi yetkililerini de çağırıp ‘Tuncay Güney sizi yönlendirdiğini söylüyor, ne diyorsunuz?’ diye sorması lazım. Ama savcılar Zaman gazetesinin fanatik okurları olduğu için midir ki bunlar sorguya esas alınmamış.

ETİKETLER

haber