Spor

'Yargısız infaz ve linç kampanyası sürdürülüyor'

Fenerbahçe Kulübü Yönetim Kurulu, şike skandalıyla ilgili olarak bir basın toplantısı düzenledi.

10 Temmuz 2011 03:00

T24 - Fenerbahçe Kulübü Yönetim Kurulu, şike skandalıyla ilgili olarak bir basın toplantısı düzenledi. Asbaşkan Nihat Özdemir, "Başkanımıza uygun görülen muamele ve Fenerbahçe'ye karşı sürdürülen bu yargısız infaz ve linç kampanyasının hukuki durumu maalesef içler acısıdır" dedi.




Fenerbahçe Kulübü Yönetim Kurulu, futbolda şike iddialarına yönelik başlatılan soruşturmada, 3 Temmuz Pazar gününden itibaren yaşanan hukuki süreçle ilgili taraftarlarını ve kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla basın toplantısı düzenledi.


Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nın 1907 Tribün salonunda düzenlenen basın toplantısında kulüp adına açıklamayı başkanvekili Nihat Özdemir okudu.


Özdemir'in yanı sıra toplantıda Fenerbahçe Kulübü Yüksek Divan Kurulu Başkanı Yüksel Günay ile yönetim kurulu üyeleri Ali Koç, Murat Özaydınlı, Abdullah Kiğılı, Nihat Özbağı, Serhat Çeçen, Ünal Uzun, Turhan Şahin, Hakan Dinçay, Semih Özsoy, Cihan Kamer, Vedat Olcay, Mithat Yenigün, Ömer Temelli, Hüseyin Ersan Topbaş, Yasemin Merçil hazır bulundu. Başkan Aziz Yıldırım'ın kardeşi olan yönetim kurulu üyesi Ali Yıldırım ise toplantıda bulunmadı.


Nihat Özdemir, sadece Fenerbahçe Kulübü olarak değil Türk futbolu adına son derece önemli bir sürecin yaşandığını ifade ederek, şunları kaydetti:


''Yürütülmekte olan adli bir soruşturma kapsamında Sayın Başkanımız Aziz Yıldırım gözaltında, asbaşkanlarımız Şekip Mosturoğlu ve İlhan Ekşioğlu ile kulübümüzün mali işler müdürü Sayın Tamer Yelkovan ve altyapı sorumlumuz Cemil Turan'ın tutuklu olarak yargılanmalarına hükmedilmiştir. Her şeyden önce ve önemli şunun bilinmesini istiyoruz, Fenerbahçe Spor Kulübü, yöneticisinden taraftarına, sporcusundan çalışanlarına kadar Türk adaletine sonsuz bir güven duymaktadır ve adli sürecin adil bir biçimde sonuçlanmasını beklemektedir. Yüce Türk adaletinin 104 yıllık şanlı tarihe sahip 25 milyondan fazla taraftarı bulunan dünyanın en büyük spor kulüplerinden biri olan kulübümüz hakkında en doğru kararı en hızlı bir biçimde vereceğine yürekten inanıyoruz.''


Aziz Yıldırım ve yöneticilerin gözaltına alındıkları 3 Temmuz Pazar gününden bu yana yaşanan süreci saygıyla takip ettiklerini anlatan Özdemir, belirli bir kesimin henüz kesinleşmemiş delil ve kararlar üzerinden yargısız infaz yaptığını savundu.


Yaşanan süreçte en çok dikkat edilmesi gereken noktanın gizlilik ilkesi olduğunu vurgulayan Özdemir, ''Bizler yürütülmekte olan sürece saygı duyuyoruz. Ancak, belirli bir kesimin henüz kesinleşmemiş delil ve kararlar üzerinden yargısız infaz yapmalarını ibretle izliyor ve bunu kabul etmiyoruz. Üzülerek görüyoruz ki bizim saygı ve sükunet ile takip ettiğimiz süreçte soruşturmanın gizliliği ilkesi her geçen gün daha da artarak ihlal edilmektedir. Oysaki bu süreçte en çok dikkat edilmesi gereken nokta gizlilik ilkesidir'' şeklinde konuştu.


''İddia edilen hiçbir delil mahkeme tarafından kabul edilmedikçe delil hükmü kazanamaz'' diyen Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü:


''Dünyanın her demokratik ve hukukun üstünlüğü prensibinin hakim olduğu ülkesinde emniyet güçleri, yüzlerce çalışma yapar, suçu ve suçluları araştırır. Bunları konuyla ilgili savcılık makamına sunar, savcılık bunlardan büyük bir kısmını dava açmaya yetecek ölçüde delil oluşturulmadığı kanaatiyle reddeder ve dava açmaz. Savcılık makamının dava açmayı uygun bulduğu soruşturmalar, savcılık talebiyle dava açılması için mahkemeye sunulur. Mahkeme dava açılmasını kabul veya reddeder. Dava kabul edilirse, yargılama safhası başlar. Bu safhada her türlü delil, delil başlangıcı ve tüm belgeler mahkeme tarafından hukuka uygun olarak tüm derinliği ve inceliği ile değerlendirilir. Dolayısıyla iddia edilen hiçbir delil mahkeme tarafından kabul edilmedikçe delil hükmü kazanamaz.''



 'Yargısız infaz ve linç kampanyası'


Fenerbahçe'ye karşı yargısız infaz ve linç kampanyası sürdürüldüğünü iddia eden Özdemir, şunları kaydetti:


''Mahkeme hukuka ve vicdanına göre kararını verir. Bu karar taraflarca bir yüksek mahkemede temyiz edilir, temyiz mahkemesi kararını onama veya bozma seklinde verir. Bundan sonra yine temyiz mahkemesine kararın düzeltilmesi için karar talebinde bulunulur. Ancak bu karardan sonra verilen mahkeme hükmü kesinlik kazanır.


Dünyanın her medeni ülkesinde durum böyle iken, başkanımıza uygun görülen muamele ve Fenerbahçe'ye karşı sürdürülen bu yargısız infaz ve linç kampanyasının hukuki durumu maalesef içler acısıdır. Soruşturma safhasında gizlilik esas olmasına rağmen, bir nevi halkla ilişkiler kampanyası yürütülüyormuş gibi bir sürü medya mensubu kirli bilgilerini, yanlış kanaatlerini ve düşüncelerini kesinleşmiş, ispatlanmış ve hükme bağlanmış kararlar gibi takdim etmekte, bunu bekleyen yorumcular da buradan devam ederek yargılamadan infaz etmektedirler.''


Nihat Özdemir, hukukun üstünlüğünün öneminin savunulduğu bugünlerde bir hatırlatma yapmak istediklerini kaydederken, ''Dünyanın tüm medeni ülkelerinde ve ülkemizde bu güne kadar yüzlerce büyük soruşturma ve operasyon delillerin zayıflığı ve yetersizliği nedeniyle dava açılmasına dahi gerek görülmeyerek sona ermiştir. Hatta birçok davada basının kirli haber ve uydurmalarıyla davanın basında idama mahkum ettiği binlerce insan beraat etmiş ve suçlu olmadıkları ispatlanmıştır. Ancak üzülerek görüyoruz ki; başkanımız ve yöneticilerimizin içerisinde bulunduğu süreçte daha savcı iddianamesini dahi yazmadan, delil adı altında birçok karışık bilgi basın tarafından yayımlanıyor'' dedi. Özdemir, şu ifadeleri kullandı:


''Karar merci olmayan Emniyet 19 maçta şike olduğuna dair hüküm açıklıyor. Ekranlarda yorumcular ve gazeteciler başkanımızı ve yöneticilerimizi suçlu ilan ediyor ve infaz ediyorlar. Her maç öncesinde yenen maç yemeklerinde çekilen fotoğraflar dahi gazetelerde şikenin belgesi diye yayınlanıyor. Başkanımızın gözaltına alınma görüntülerinin ardından, ekrana getirilen ve kimin evinde çıktığı belli olmayan silahların görüntüleri ile o silahlar sanki başkanımıza aitmiş havası yaratılmaya çalışıyor. Bu kadar kuvvetli delillerin mevcut olduğunun iddia edildiği bir süreçte böyle bir iletişim kampanyasına neden gerek duyuluyor? Bu soruşturmanın sadece Fenerbahçe Spor Kulübü ile ilgili olmadığı bilindiği halde, neden tüm operasyona dair yorumlar ve bilgi kirliliği kulübümüz üzerinden yapılıyor ve her şey başkanımız ve yöneticilerimize mal edilmeye çalışılıyor?''


Bu durumun, 25 milyon taraftarı bulunan büyük camialarında infial yarattığını kaydeden Nihat Özdemir, ''Bizler tüm bu hak hukuk tanımayan yargısız infaz sürecini lanetle kınıyoruz. Adaletin herkes için bir gün lazım olacağını hatırlatarak, hukuki sürece saygı gösterilmesini, gizlilik ilkesinin daha fazla ihlal edilmemesini istiyoruz. Bu süreçte hukuku ihlal eden tüm kişi ve kurumlar hakkında da her tür yargı yoluna başvurarak haklarımızı tazmin edeceğimizin bilinmesini istiyoruz'' diye konuştu.



'TFF, aklıselim karar verecektir'


Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) bu süreçte bir kesim tarafından oluşturulmaya çalışılan yanlış algılar ve oluşturulan baskın kamuoyundan etkilenmeden, aklıselim karar vereceğinden hiçbir şüpheleri olmadığını vurgulayan Özdemir, ''Sadece Fenerbahçe'yi değil, tüm Türk sporunu etkileyecek, toplumsal infiale neden olabilecek bir konumda alelacele karar vermektense, konuyu etraflıca irdeleyip, hukuk süreci doğrultusunda kararlarını vermelidirler'' şeklinde konuştu.


Özdemir, daha delillerin ne olduğunun net olarak bilinmediği, iddianamenin bile yazılmadığı bir süreçte basında çıkan haberler ya da yapılan yorumlar üzerine kulübün UEFA Şampiyonlar Ligi'ne katılması ya da küme düşürülmesi konusunda karar vermenin TFF gibi bir kurumun ciddiyeti ve ağırlığı ile bağdaşmayacağını dile getirerek, şöyle devam etti:


''Federasyonun da gerçek anlamdaki hukuki sürece saygılı olması, hukukun çarklarının dönmesini beklemesi ve hukuk çerçevesinde karar vermesini talep ediyoruz. Geri dönüşü olmayan, vereceği zararları tazmin etmenin imkansız hale geleceği bir kararın alınması halinde, bunun sadece Fenerbahçe Spor Kulübü’nün değil, Türk futbolunun ve hatta Türk sporunun zarar göreceği aşikardır. Bu noktada tüm spor kamuoyuna ufak bir hatırlatma yapmak istiyorum. 14 Nisan 2011 tarihinde yürürlüğe giren 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliği Önlemeye Yönelik Yasa'nın çıkması adına kanun yapıcılar ile en çok istişare eden ve çaba gösteren başkanımız Sayın Aziz Yıldırım ve asbaşkanımız Sayın Şekip Mosturoğlu olmuştur. Fenerbahçe Spor Kulübü daha önce de yetkili mercilere futbolda şike ve teşvik primi ile ilgili iddiaların araştırılması konusunda gerek sözlü açıklamalar, gerekse yazılı ve resmi yollar ile başvurularda bulunmuştur. Hal böyle iken, biz başkanımız ve yöneticilerimize isnat edilmeye çalışılan suçlamalara inanmıyoruz.''


Özdemir, ''Sadece Fenerbahçe Spor Kulübüne değil, Türk futbolu ve sporuna yaptığı hizmetleri herkesçe malum olan Sayın Başkanımız Aziz Yıldırım ve yöneticilerimizin bu sürecin sonunda aklandıklarını göreceğimize inanıyoruz ve bunun en kısa zamanda gerçekleşmesini umuyoruz. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızın dahi rahatsızlıklarını dile getirdiği cezaya dönüşen tutukluluk sürelerinin bu davada yaşanmamasını, süratle sonuca gidilmesini diliyoruz'' dedi.


Hafta içinde teknik direktör Aykut Kocaman ve takım kaptanı Alex de Souza'nın basın toplantıları düzenlediklerini anımsatan Özdemir, şöyle devam etti:


''Sportif direktör ve teknik sorumlumuz Sayın Aykut Kocaman'ın ardından da futbol takımımızın değerli kaptanı Alex de Souza'nın belirttiği üzere kulübümüzün kazandığı 18. şampiyonluk, sporcularımızın sahada akıttıkları helal terleri ile kazanılmıştır. Bugün daha sürecin başında yargısız infaz yapmaya çalışanlar futbolcularımızın emeklerini, formalarını ıslattıkları terlerini taraftarlarımızın yağmur çamur demeden sesleri kısılana kadar takımlarına verdikleri destekleri yok saymaktadırlar. Yıkmak kolay ama yapmak, inşa etmek zordur. Fenerbahçe Spor Kulübü 104 yıllık bir geçmişe sahiptir. Kulübümüzün tüm branşlarında elde ettiği şampiyonlukları, sporcularımızın milli formaları ile ülkemize kazandırdığı madalyaları kadar helaldir. Bu noktada asil duruşları ile bu süreçte bize destek veren tüm spor kulüpleri ve camialarına teşekkür ederiz.''



'Vicdanların kabul edebileceği bir durum değil'


''Bir kez daha hatırlatmak istiyoruz ki, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliği Önlemeye Yönelik Yasa Fenerbahçe Spor Kulübü'nün başkanı ve yöneticilerinin de çabaları ile hazırlanmıştır'' diyen Özdemir, ''27 yıldır Türkiye Kupası'nı müzesine götürememiş, iki defa lig şampiyonluğunu son maçlarda kaybetmiş bir takımın bugün akıttığı teri yok sayarak şampiyonluğuna, başkanına ve yöneticilerine leke atmaya çalışmak vicdanların kabul edebileceği bir durum değildir'' ifadelerini kullandı.


Fenerbahçe taraftarının da bu süreçte ne kadar zor günler yaşadığının farkında olduklarını aktaran Özdemir, ''Çünkü Fenerbahçe sadece bir spor kulübü değil, milyonlarca taraftarımızın hayatlarının önemli bir parçasıdır. Ancak şimdi Fenerbahçe Spor Kulübünün neden büyük olduğunu, neden bizim taraftarımızın '12. Adam' olduğunu bir kez daha göstermenin zamanıdır'' dedi.



'Birlik ve beraberlik içinde çıkacağız'


Nihat Özdemir, bu zor süreçten hep birlikte birlik ve beraberlik içerisinde çıkacaklarını dile getirerek, şunları söyledi:


''Bu yaşadıklarımız bizleri daha da birleştirecek bütünleştirecek yılmaz ve yıkılmaz yapacak. Bizler hep birlikte üzerimizde efsane çubuklu formalarımız Fenerbahçemizin bayrağı altında yürümeye devam edeceğiz. Sayın İslam Çupi'nin tarihimizde bugün yaşadığımız zor zamanları da adeta önceden görmüşcesine söylediği gibi, 'Fenerbahçe büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte, adı konamaz.' İşte şimdi bu büyüklüğü herkese bir kez daha gururla gösterme zamanıdır.''


Aziz Yıldırım ve yöneticilere isnat edilen suçlara inanmadıklarını kaydeden Özdemir, ''Bir kez daha sadece futbolumuza değil, Türkiye'de amatör sporların gelişmesinden uluslararası müsabakalarda bizleri gururlandıran madalyaları ülkemize getiren bayrağımızı gururla dalgalandıran sporcuların yetişmesinde hizmeti geçmiş Sayın Başkanımız Aziz Yıldırım ve diğer yöneticilerimizin kendilerine isnat edilmeye çalışılan suçlara bizler inanmıyoruz. Fenerbahçe taraftarının da inanmadığını biliyoruz'' şeklinde konuştu.



'Yargımıza güveniyoruz'


Nihat Özdemir, yargıya sonuna kadar güvendiklerini vurgulayarak, yönetim kurulunun açıklamasını şu sözlerle tamamladı:


''Fenerbahçe Spor Kulübü yönetimi bu sürecin en başından bu yana 24 saat görevinin görevinin başında ve başkanının, yöneticilerinin çalışanlarının ve camiasının haklarını savunmak adına elinden geleni her şeyi özveri ile yapmaktadır. Bu noktada ortaya konan çabadan kimsenin şüphesi olmasın. Adaletin bir an önce yerini bulmasını bekliyor ve bu konuda Türk savcı ve hakimlerine kısaca yargımıza sonuna kadar güvenimizi bir kez daha ifade etmek istiyoruz. Sözlerimizi Sayın Başkanımızın genel kurullarımızda ve Yüksek Divan Kurulu toplantılarımızda söylediği bir söz ile bitirmek istiyorum; darağacında da olsak son sözümüz Fenerbahçe.''


Bu arada, Nihat Özdemir ve yöneticiler, açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularına yanıt vermedi ve salondan ayrıldı.



ETİKETLER

haber