Magazin

Westwood: Asla türban tasarlamam

Vivienne Westwood, İstanbul Fashionable organizasyonu kapsamında Türkiye'ye geldi.

26 Ekim 2009 02:00

Moda tasarımının en renkli ismi Vivienne Westwood, geçtiğimiz haftasonu Dolomabahçe'de
düzenlenen İstanbul Fashionable organizasyonu kapsamında Türkiye'ye geldi. Moda dünyasında punk tasarımlarıyla ismini duyuran Westwood, türban, tasarım ve mesleği ile ilgili sorulara cevap verdi. "Türban takmanın yasalarla zorunlu kılındığı ülkelerden hoşlanmıyorum." diyen Westwood'un Hürriyet gazetesinde bugün (26.10.2009) yayımlanan röportajı:

Punk Rock kraliçesi, punkların anası, moda dünyasının en çılgın tasarımcısı? Kendinize en çok yakıştırdığınız unvan hangisi?
- Açıkçası entelektülellikle ilgili bir unvanı bunların hepsine tercih ederim. Belki biliyorsunuzdur ben bu işlere erkek arkadaşıma yardımcı olmak için başladım. İyi olduğumu gördüğüm için devam etmeliyim diye düşündüm. Son 15 yıldır gerçek anlamda tasarımlarımı beğeniyorum, yaptığım iş içime siniyor.

Rock ve Punk kültüründen etkilenerek yola çıktınız. Zaman içinde rock ve punk dünyasını etkilemeye, şekillendirmeye başladınız? Rock ve punk ile şimdi aranız nasıl? 2010 sonbahar kış defilenizde mankenler podyuma punk saçlarla çıktı.
- Evet punk ile olan ilişkim çok uzun zaman önce başladı. Birkaç yılda bir punk etkilerini tekrarlıyorsam bu kültürü ikonlaştırmak istediğimdendir. Ve böylece hayattaki her şeyin tekrardan ibaret olduğunu da vurgulamaya çalışıyorum.

Vivienne Westwood lüks bir marka. Ama diğer taraftan siz insanlara fazla alışveriş yapmamalarını, gereksiz tüketimden uzak durmalarını söylüyorsunuz. Bu tezat niye?
- Evet benim gerçek işim lüks dünyası ile? Haute Couture kıyafetler tasarlıyorum ve açıkçası bundan da çok iyi para kazanıyorum. Ama aldığınız şeyi uzun yıllar giymelisiniz. Bakın benim bu üstümdeki elbise üç yıllık. 10 yıllık elbiselerim de var. Kendi yaratıcılığınız kullanarak, kendi modanızı yaratın. Anneannenizden kalma eski bir elbiseyi, çöp kovanızın etrafına sarın mesela. Sokağa hitap eden, herkesin kolayca alabileceği bir koleksiyon da yapıyorum. Bugün (dün) İstanbul’da bu koleksiyonun defilesini yapacağım. Eşinizin bir tişörtünü tersten giyip elbise yapmak konusunda size ilham vereceğim.

Her zaman tabu yıkan, baş kaldıran, asi ve marjinal oldunuz? Bu özellikleriniz genetik miras mı?
- Hepsine katılıyorum. Asi olduğumu kabulleniyorum. Ve evet ben böyle doğdum. Ailem bana sürekli olarak “söylenenlere inanma, doğruyu kendin bul” derdi. Şanslı ya da şanssız olabiliyorsunuz. Ben şanslı doğdum. Ama şanssız olanlara yardım etmek zorunda olduğumunda hep farkındaydım.

Enteresan makyajınız, şapkalarınız, takılarınız ve saç renginiz? Kendinizi de tasarlıyor musunuz?
- Genç bir kızken çok alımlı ve çok güzel olmadığımın farkındaydım. Ama her zaman özenli giyinir, saçlarımı kendim yapardım. Farklılığımla dikkat çekerdim. Benim tasarladığım herşeyin mutlaka bir hikayesi vardır. Ve içinde çok güçlü bir ironi barındırır. Kendimi tasarlarken de bu ironiyi çok fazla kullanırım.

Zamanında seks oyuncakları da tasarladınız, gerektiğinde podyumdan politik mesajlarda veriyorsunuz? Nasıl bu kadar korkusuz olabiliyorsunuz?
- İnanın bu hayatta benden daha cesurları var. Bir iki hafta önce, şeriat kanunlarının geçerli olduğu bir ülkede, Müslüman bir kadının kıyafeti yüzünden tutuklandığını duydum. Ben bunu yapamazdım. Ama evet benim de sıradışı davrandığım doğru. Bir çok kişinin cesaret edemediği şeyleri ben hep yaparım.

Türban hakkında ne düşünüyorsunuz?
- Asla türban tasarlamam. Çünkü dini bir takım şeylere alet etmeyi doğru bulmuyorum. Türban takmanın yasalarla zorunlu kılındığı ülkelerden hoşlanmıyorum. Bütün kadınlar özgür bırakılmalı. Ne giyeceğine, ne takacağına kendi karar vermeli. Sakın yanlış anlamayın dine çok saygı duyuyorum. Günümüzün metaryalist dünyasında herkesin bir takım ruhani ihtiyaçları olabilir. Karşı olduğum nokta zorlama. Bilim çağında bu ülkeyi size Allah verdi inanışına dayanamıyorum.

İstanbul medeniyetlerin gelişmesi için önemli bir nokta

Türkiye hakkında neler düşünüyorsunuz? Gelmeden önce kafanızda kurguladığınız İstanbul ile şimdiki farklı mı?
- İstanbul’a en son 20 yıl once gelmiştim. Coğrafi ve tarihsel Boğaz son derece güzel. İlk geldiğimde Topkapı Sarayı’nda bir tam gün geçirmiştim. Özellikle çin porselenleri çok ilgimi çekmişti. İstanbul medeniyetlerin gelişmesi açısından önemli bir nokta. Her geçen gün daha ileriye gidiyor. Ama ilerlemenin anlamı benim için farklı. Hayatınızdan mutluysanız, içinizdeki potansiyeli ortaya koyuyor, yeteneklerinizi vaadediyorsanız gerçekten ilerliyorsunuzdur.

ETİKETLER

haber