Sağlık

Vücudunuzun orkestra şefi: tiroit

Dünyada 200 milyon kişide bulunan tiroit hastalıkları, başarıyla tedavi edilen hastalıkların başında yer alıyor.

12 Temmuz 2008 03:00

Dünyada yaklaşık 200 milyon insanda bulunduğu bilinen tiroit hastalıkları, her ne kadar yaşam kalitesini sekteye uğratsa da başarıyla tedavi edilen hastalıkların başında yer alıyor. Son yıllarda özellikle kadınlarda görülme sıklığı artan tiroit hakkında bilinmesi gerekenleri, konunun uzmanlarından İstanbul Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Faruk Alagöl anlattı.

Tiroit bezi nedir?

Tiroit bezi boynun orta hattında, adem elması diye adlandırılan kıkırdak çıkıntının altında yer alan, kelebek şeklinde, ufak bir bezdir ve tiroit hormonu salgılayarak vücutta sinir sisteminden sindirim sistemine kadar hemen hemen tüm sistem ve organların işleyişini düzenler. Yalnızca 25 gram ağırlığında olmasına rağmen salgıladığı hormonlar ile büyüme ve gelişmede temel rol oynuyor. Tiroit bezinin büyümesine guatr adı veriliyor. 60’lı yıllarda boyunda çok iri şişliklerle hekime müracaat eden hastalar artık çok nadir görülmekte olup, onların yerine günümüzde genellikle bir check up sırasında ultrason veya elle tesadüfen fark edilen tiroit nodülleri bulunuyor.

Türkiye’de tiroit hastalıkları ne sıklıkta görülüyor?

Halkın yüzde 40’ında kadınların yüzde 60’ında guatr bulunuyor. Bu nodüllerin yüzde 95’i genellikle iyi huylu olurken yüzde 5’inde tiroit kanseri bu nodüller arasında adeta gizleniyor. Bu yüzden laboratuvar, ultrasonografı gibi tetkiklerin yaptırılması hem teşhis hem de tedavide büyük önem taşıyor.

Tiroit hastalığının tipleri nelerdir?

Tiroit hastalığı farklı şekillerde, farklı yakınmalarla ortaya çıkabiliyor. Tiroit hastalıklarının çoğunda hastalar ya hipotiroidizm (bezin yetersiz çalışması) ya da hipertiroidizmden (bezin aşırı çalışması) kaynaklanan yakınmalarla doktora başvuruyorlar.

Guatr nedir?

Tiroit bezinin büyümesi ‘guatr’ olarak adlandırılıyor. Guatr, her zaman hastalık anlamına gelmiyor. Ergenlik çağında ve hamilelikte de tiroit bezi büyüyebiliyor. Bu tip büyümeler ‘fizyolojik büyümeler’ olarak adlandırılıyor ve hastalık olarak kabul edilmiyorlar. Guatr, tiroit bezinin fonksiyonel değil, yapısal bozukluğudur. Yapılan araştırmalar, Türkiye’de kişilerin günlük almaları gereken iyodun ortalama olarak dörtte birini aldıklarını gösteriyor. Türkiye için önemli bir konu, bu iyodun, guatrı olmayan kişilerce korunmak amacı ile alınması gerektiğidir. Aksi takdirde guatrı olan hasta bundan kurtulmak amacı ile iyot aldığı takdirde bunun faydadan çok zararını görecektir. Türkiye’de tiroit görülme sıklığı açısından ne kadar yüksek olsa da malasef korunma yolları açısından halkımız çok bilinçli değil.

Tiroit nodülü ne demek?

Tiroit nodülleri, tiroit bezinde yer yer şişlik ile kendini gösterebilen, oldukça sık görülen ve tedavisi mümkün olan bir durumdur. Düşük oranda da olsa, bazı nodüller kanser hücrelerinden oluşabilirler. Bu nedenle, nodüller incelenmelidir.

Tiroit nodülü veya tiroit kanserinin cerrahi tedavisi nasıl yapılıyor?

Tiroit hastalıklarının tedavisi tam bir ekip işidir. Endokrin cerrah, endokrinolog, nükleer tıp uzmanı, radyolog ve patologdan oluşan beşli, hasta hakkında ancak aynı dili konuşarak ve sürekli iletişim halinde kalarak en doğru kararları verebilirler. Tiroit hastalıklarının karmaşıklığı kişileri uzmanlıklarında bu daldan başka bir alanda uğraştırtmayacak kadar meşgul etmektedir ve ancak bu şekilde hastaya ve hastalığına konsantre olmak mümkündür. Tiroit cerrahisi ise incelik, titizlik ve hassasiyet gerektirir. Özellikle ses telleri ve komşu paratiroid bezleri açısından çok temiz çalışmayı gerektirdiği gibi yapılan ameliyattan sonra hastalığın tekrarlama riskini de sıfıra yaklaştırmak gerekir. 2004’den beri son teknolojik gereçlerin de yardımı ile eskiden beri kullanıla gelen boyun önündeki kolye şeklinde dikiş izine sebep olan yöntem yerine boyuna yandan 2.5 santimetrelik bir kesi ile uygulanan minimal kapalı yaklaşım yöntemi, gerek kozmetik gerek ameliyat sonrası erken boyun hareketlerinin mümkün olması ve ödem olmaması gibi faktörler yüzünden tercih edilmektedir.

Halk arasında atom tedavisi olarak bilinen tedavi nedir, kimlere uygulanır?

Atom tedavisi tıbbi adıyla radyoiyot tedavisi düşük dozda hipertiroidiyi tedavi etmek için yüksek dozda da tiroit kanserinde cerrahi tedaviye ek olarak kullanılıyor.

Hipertiroidi hastaları için nasıl bir yol izleniyor?

Hipertiroidinin cerrahi tedavisinde esas iki amaç; hastanın bu hastalığını ortadan kaldırmak ve bir daha tekrarlamasını önlemektir. Bu nedenle özellikle genç yaşlarda görülen ve gözleri de etkileyen Basedow-Graves hastalığında eğer cerrahi uygulanacaksa o takdirde tiroidin yüzde 95’inin çıkartılması gerekir. Bunun sonucunda gerçi hastanın ömür boyu tiroit hormonu kullanması gerekecektir, ama hastalığın yetersiz tedavisi, yani ameliyat sonrası hipertiroidinin devam etmesi veya ileride tekrarlaması gibi arzu edilmeyen iki komplikasyon engellenmiş olur. İlaç kullandırmamak gayesi ile fazlaca doku muhafaza etmeye çalışmak genellikle başarısızlıkla sonuçlanır ve hastalara ikinci bir ameliyat gerekebilir.

Tiroidinde büyüyen ama selim bir nodülü olan hastalara nasıl bir tedavi uygulanıyor?

Bu hastalarda ameliyat öncesinde eğer iğne biyopsisi ile nodülün karakteri selim olarak belirlenmişse o takdirde nodülün olduğu tarafın tamamının alınması önde gelen bir cerrahi prensiptir. Eğer karşı taraf, yani tiroidin diğer tarafı sağlıklı ise ve hasta 50 yaşın üstünde ise o takdirde sağlıklı tiroidi korumakta mahsur yoktur, zira bu yaştan sonra guatr oluşumu riski azalır. Ancak ülkemizde sıklıkla görülen iyot eksikliği ve rastlantısal tiroit kanserinin giderek artması bizleri son yıllarda ameliyatlarda tiroidin tamamının alınması yönüne doğru itmiş ve bu durum genel olarak tüm dünyada da kabul gören bir yöntem haline gelmiştir.

Tiroit hastalığının belirtileri

Hipotiroidizm (azalmış hormon üretimi)
• Halsizlik, kas güçsüzlüğü, yorgunluk
• Soğuğa karşı tahammülsüzlük
• Kabızlık
• Donuk duygu durumu
• Zayıf ve yavaşlamış kalp hızı
• Hatırlama Güçlüğü

Hipertiroidizm (aşırı hormon üretimi)
• Titreme
• Kas güçsüzlüğü
• Sinirlilik,
• uykusuzluk
• Kilo Kaybı
• Sıcağa Tahamülsüzlük
• Aşırı Terleme
• İshal
• Artmış Kalp Hızı, Çarpıntı

(Kaynak: DOĞAN BURDA DERGİ, Özel Hastaneler Rehberi Eki)


ETİKETLER

haber