Kültür-Sanat

'Üniversitelerin tiyatro bölümünü kapatırdım'

Ünlü tiyatro sanatçısı Akmansoy, 70. sanat yılında Türk tiyatrosu ve yaşama dair not düştüklerini paylaştı, eleştiriler getirdi.

05 Nisan 2009 03:00

TRT’de 33 yıl boyunca büyük başarıyla oynadığı Nuri Kantar tiplemesinden hatırladığımız Tekin Akmansoy, 70. sanat yılında Türk tiyatrosu ve yaşama dair not düştüklerini paylaştı. 

'Yetkim olsa üniversitelerin tiyatro bölümünü kapatırdım", " Kavuk diye birşey tanımıyorum. Uydurma' ,"Cem Yılmaz zekâsını kullanıyor, karşısında saf bir millette var"... diyen 85 yaşındaki usta tiyatrocumuz Tekin Akmansoy, 70. sanat yılı gecesinde neden üzüldü? 800 davetiyeyi neden bedava dağıttı? Tayyip Erdoğan, Cem Yılmaz ve Şahan Gökbakar için ne diyor? Yaşar Kemal'le birbirlerine nasıl hitap ediyorlar?

Akmansoy'un Zaman gazetesine verdiği bu özel röportaj:

Sizi herkes Nuri Kantar olarak hatırlıyor. Neredeyse Nuri Kantar mesleğiniz gibi bir şey. Bu bir oyuncu için övünülecek bir şey midir?

Çok rol oynamak marifet değil, topluma ne kadar çok şey verdiğiniz önemli. TRT'de iken camii sahnesi yaptım diye kızdılar bana. 'İster ateist ol, ister başka bir şey ol, buradan geçeceksiniz' dedim. Turgut Özal ısrarla 'Seni milletvekili' yapalım' demişti. 'Ben yapamam, benden olmaz. Kimse Tekin Akmansoy'u bilmez ki, Nuri Kantar'ı ararlar: Siz de beni değil Nuri Kantar'ı istiyorsunuz' dedim. (Gülüyor) Bunun gölgesinde kalmamak lazım; ardından Beybaba, sonra Muhtar oldum.

Sanatta 70. yılınızı tamamladınız. 15 yaşında tiyatroya başlamanız ilginç. Nasıl oldu bu?

Necip Fazıl, 'Para' isimli piyesinde, Feridun Çölgeçen'le bir ortaklık yapıyor ve Yardım Sevenler Derneği adına paralı oynuyorlardı. Ben de Halk Evi'ndeyim, 'Sen oyna' diye beni çağırdılar ve ilk defa para alarak orada oynadım. O dönemde gezginci tiyatrolar gelirdi Denizli'ye, babam bizi hep götürürdü. Onları dışarıda görürdüm papyonlarıyla, hayranlıkla bakardım. Eski tiyatrocuların sanat terbiyesi bir başkaydı.

‘Yeni yetişenler noksan yetişiyor’


Şimdikiler?

Saygı, göstermelik olarak var. 'İhtiyar bu, ne bilir bu yav?' diyorlar. Yeni yetişenler noksan yetişiyor. Usta-çırak meselesini kabul etseler, çok başka yerde olurlar. Konservatuarlar bir parça iyi şey getiriyor, ama yetkim olsa üniversitelerin tiyatro, drama bölümlerini kapatırım. Üç beş hocası olan tiyatro okulu açıyor, niye üç ayda yetiştireceğim diye kandırıyorsunuz çocukları? Sen kimsin ya? Hadi ya, böyle üniversite mi olur? Ben neden Devlet Tiyatrosu'ndan emekli olduktan sonra tiyatro yapmadım. En az kendim kadar yetenekli insanları bulamadığım için. Bulduğum zamanda 'Göktaşı' oyununu yaptım.

‘Kavuk diye bir şey tanımıyorum’

Şu an kavuk kimde olmalı peki?

Kavuk diye bir şey tanımıyorum. Bizde de kavuk yok, uyduruk bir kavuk. Ne alaka ya, bırakın! Yarına bir tavuk çıkarayım yeter. Olsa ne, olmasa ne? Verdiğiniz kişi, orta oyunu mu oynadı, ne yaptı yani? Ortada oyun yok, ödül var.

33 yıl dizide oynamış bir oyuncu olarak bugünkü televizyon dizilerini nasıl buluyorsunuz?

Dünyanın hiçbir yerinde 90 dakika dizi yok, gına geliyor. Hele bu ülkede 500 bin liraya yapılacak dizi yok, asla! 500 bin liraya çıkan diziyi 250 bin liraya yapmazsam asın beni! Batı'da olsam ne saltanat sürer, ne paralar kazanırdım. Devlet televizyonuna çalıştım, bir şey kazanamadım. TRT özel kanallarla aşık atacak bir kurum değil, bir okul. Görevi 50-60 bin liraya sanatçı getirmek değil. TRT bu kadar bonkörlük içinde olmadı. TRT'nin TRT olmasında en büyük faktör benim.

TRT'den yasak mı var size? Öyle demişsiniz de.

Yok, hiçbir yasak yok. Ama TRT'nin 41. yıl kutlamalarında herkes çağrılmış, Tekin Akmansoy yok. Arayınca da 'Onu İstanbul yapıyordu, İstanbul unutmuş efendim' diyorlar.

Siz TRT'yi kendi gecenize çağırdınız mı peki?

Çağırdım, telgraf gönderdiler. 35 yılını burada geçirmiş, 2,5 yıl danışmanlık yapmış birisiyim. TRT'ye verdiğim bir dizi teklifi "Bu konseptte bir şey düşünmüyoruz' denilerek ret edildi, sonra aynısı 'Baba Oluyorum' diye yayınlandı.

Gazanfer Özcan gibi vergi borcunuz var mı?

Yok Allah korusun, hepsini ödedim. Maliye kadar öcü bir şey yok. Vergi memuru geliyor diye korkuyoruz. Sırıtarak gir bir yere, surat asarak gelme.

'Cem Yılmaz'ın karşısında saf bir millet var'


Meddah geleneğinin en yaşlı temsilcisi olarak 'stand up'çıları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Onların yaptığı meddahlık değil, monolog. Cem Yılmaz zekasını kullanıyor, karşısında saf bir millette var; bir askerliğini, bir sünnet düğününü anlatıyor. Millette gülüyor. Cin gibi de... Böyle insana helal olsun. Ha oyuncu mu? Alakası yok.

Recep İvedik'e ne diyorsunuz peki?

Rekor tabii daha çok kırar. Tiyatro eğitimi almış, yetenekli birisi. Kafada iyi çalışıyor Cem Yılmaz gibi. Topluma bakmış, ne yaparım diye. Taklit aslını geçmiş mi ona bak. Artık o taklit edilecek.

E bunu niye eleştiriyorsunuz o zaman?

Hiç fikrimi sormayın, bir şey demem. Yapmış tutmuş, kazanmış çoğalmış. Alan memnun, veren memnun. Sana ne, bana ne? Bunlar modern meddah da değil, ben televizyonlarda yapıyorum onu. Ramazan'da 30 tane yaptım. Televizyonlara bunu yapalım dediğim zaman, 'bunu yapmayı düşünmüyoruz' diyen televizyonların Allah belasını versin. Bu televizyonculuk değil.

Şu an dizilerden teklif gelse oynar mısınız?

Parasına bakarım. Ama hiçbir dizide, hiçbir kimsenin yerini almam. Ben yapımcıyım. Ülkede ilk yapımcılığı ben yaptım. Bugün yapımcılık yapanların çoğunun mektupları var, okursam şaşırırsınız. "Üstadım ellerinizden öperim, dizinizde bana da rol verin, oynayayım." diyorlar. Yetiştirdiklerim arasında televizyonlarda en aşağı 50 kişi vardır. Avrupa Yakası'ndaki Binnur Kaya'yı 'Kaynanalar'da yetiştirdim. Bizim meslekte vefa arama, menfaat ara.. 

'Yaşar Kemal'le birbirimize hâlâ pe.....k diye sesleniriz'


Anılarınızı yazacak mısınız?

'Benim tanıdıklarımı tanıdınız mı?' diye bir kitap yazıyorum. Türkiye'de bir sanatçının sanatı için yaptıkları, çektikleri ve mükafatlarını yazacağım. Yaşar Kemal'le birbirimize pe.....k dediğimizi de yazacağım, biz birbirimize öyle sesleniriz hâlâ.

85 yıla bakınca neyi özlüyorsunuz en çok?

Babamı çok özlüyorum. (Gözleri doluyor) 21 sene beraber yaşadık. İttihatçı idi babam, Üsküp'ten gelip Kuvay-i Milliye'yi kurmuşlar. Beş kardeştik, babam hiçbir evladına vakit ayırmazdı. Evde 'sen' kelimesi duymadım hiç, hep 'siz' derdi.

Kaç çocuğunuz var?

İki. İlk hanımdan olan ABD'de butik sahibi. İkinci eşimden olan, uzun sene yaşadığım kıymetli eşim vardı; Sorbonne mezunu, 5 sene önce vefat etti. Ondan olan kızımla yaşıyoruz. Oxford'u bitirdi o da, televizyonda çalışıyor.

Torununuz Ozon Orhon'a niye kırgınsınız?

Onun iki evliliğine de karşı çıktım. Harika sesi var. Bunun ayarında ses yok. Fakat kafa çalışmıyor, o nereden geliyor? Öbür dedesinden geliyor, o da benim arkadaşım. (Gülüşmeler)

En büyük pişmanlığınız ve sevinciniz ne?

Pişman olacak hiçbir şey yapmadım. 'Tevekkül Allah' deyip her işi yaptım, 'Aman tühh' demedim. Dedikoduyu ben de severim ama yüzüne söyleyemediğim bir şeyi kimsenin arkasından söylemem. Benim düsturum Mevlâna'da çoktur, ilham aldığım birisidir. Hocam Karl Leber 'Mevlâna eğer tiyatro yazmayı bilseydi bizim Shakespeare olmazdı." diyor. En büyük sevincim Kaynanalar'ın başarısıdır. Para ve şöhretten daha çok insan sevgisi kazandım.

Allah geçinden versin ama yaş 85. Bir ömür geldi geçti, ne düşünüyorsunuz sonrası için?

Yaşı düşünseydim geçer köşeme otururdum. Çalışmaya devam ediyorum. Nerede noktalanır bilemem, yukarıdaki takvimi belirlemiş. Benimkinin başını belirlemiş de sonunu belirlememiş. (Gülüşmeler) Gülmesini bilen adam dürüst adamdır, riyasız gülersin çünkü. Bundan sonra 'Ayyar Hamza'nın müzikalini yapacağım. Bir de Mollier'in Scapen'in Dolapları'nı müzikal yapacağım. Amerika'da mı oynarsın, İngiltere'de mi bilemem, fiyuttt! (Islık çalıyor)

Kendinizi en huzurlu hissettiğiniz yer neresi?

Kızımın yanı. Allah herkese böyle bir çocuk nasip etsin. Morali bozuk ama. BBC'de işinden alıp getirdim. 'Neden çağırdın beni.' diyor. Üzülüyorum ama bir taraftan da memnunum, insan ülkesinde bir şey olmalı.

'Arkamdan rahmetli ne iyi adamdı desinler'

Musalla taşına koyulduğunuzda insanların arkanızdan ne söylemesini istersiniz?

Onu bir tayin etsem? Dua eden çok olur, kötü sözde yer almaz onu biliyorum. Kötü bir şeyde yapmadım. 'Rahmetli ne iyi adamdı' deniyorsa yeter... Ölümü hep yaşta arıyoruz ama ölüm başta... Doktorum '10 kilo daha ver, 10 yıl daha yaşarsın' dedi. Rejime başladım, 95 yaşına doğru gidiyorum.

ETİKETLER

haber