Dünya

Türkiye AB'de kaplumbağa hızıyla gidiyor

AB - Türkiye müzakerelerinin 3'üncü yıl bugün tamamlandı. Ankara bu süre içinde sadece 8 başlık açabildi ve bunlardan birini geçici olarak kapattı

03 Ekim 2008 03:00

AB müzakerelerinde Türkiye 3 yılda sadece 8 başlık açabildi ve bunlardan birini geçici olarak kapattı. Türk hükümetinin AB konusuna öncelik vermemesi, AB’de Türkiye’nin yavaşlığının birinci nedeni olarak gösteriliyor

Avrupa Birliği’yle (AB) Türkiye arasında yürütülen üyelik müzakerelerinde üçüncü yıl bugün tamamlandı. Hayli sancılı bir sürecin ardından 3 Ekim 2005’te başlatılan süreçte, üç yıldır ortaya konulan performans ancak bir arpa boyu kadar ilerlenebilmesine neden oldu. Türkiye, şu ana kadar 8 başlıkta müzakereye geçerken sadece bir müzakere başlığını kapatabildi.

Milliyet gazetesinin haberine göre gerek AB kanadında gerekse Türkiye kanadında hâkim olan yaklaşımın “ağırdan alalım” olması, sürecin geleceği hakkındaki soru işaretlerinin giderek artması sonucunu doğuruyor.

Türkiye Brüksel'i suçluyor

Müzakere süreci, aday ülkelerin AB müktesebatına uyumdaki performanslarını sergilemek durumunda olmaları nedeniyle teknik yönü ağır basan bir niteliğe sahip. Ancak Türkiye’nin üyeliğine sıcak bakmayan ülkelerin varlığı ve bunların ortaya koydukları yaklaşımlar, teknik boyutun büyük ölçüde arka plana itildiği, siyasi değerlendirmelerin öne çıktığı bir ortam oluşturuyor. AB’nin müzakere süreciyle ilgili bürokratik işlemlerinin uzunluğu buna eklenince, “Brüksel, müzakereleri yavaşlatıyor” imajı ağırlık kazanıyor. Türkiye de son dönemde bu tezi öne çıkarma çabası içinde.

Ancak AB yetkilileri, müzakerelerde hızlı ilerlenmemesindeki ana unsurların, “Türkiye’nin bitmek tükenmek bilmeyen iç siyasi gerginlikleri ve hükümetin AB konusunu ikincil bir konu olarak görme eğiliminin giderek güçlenmesi” olduğu görüşündeler.

2009 kayıp yıl olmasın

“Bu süreçte her iki tarafa da düşen yükümlülükler var. Yavaş gidilmesinin tüm sorumlusu olarak Brüksel’in gösterilmesi yanlış. Özellikle Komisyon, müzakerelerin başlamasından bu yana gerekli uyarıları yapıyor. Ancak zaman zaman bu uyarıların yeterince dikkate alınıp alınmadığı konusunda ciddi şüphe içine düşüyoruz” diyen üst düzey bir AB yetkilisi, 2009’un da “kayıp yıl” olmaması için Türk hükümetinin bir an önce gerekli önlemleri almasının önemine dikkat çekiyor. Brüksel’de giderek ağırlık kazanan görüş, müzakerelerde ağırdan alan tarafın Türkiye olduğu yönünde.

3 yılda 8 başlık

Türkiye, üç yıllık müzakere sürecinde sadece “bilim ve araştırma” başlığını açıp geçici olarak kapadı. Müzakereye açılan başlıklar ise, “şirketler hukuku”, “fikri mülkiyet hukuku”, “istatistik”, “işletme ve sanayi politikası”, “trans-Avrupa şebekeleri”, “tüketicinin ve sağlığın korunması” ile “mali kontrol.” Ocak ayına kadar sürecek olan Fransa Dönem Başkanlığı’nda da bu listeye “sermayenin serbest dolaşımı” ile “bilgi toplumu ve medya” başlıklarının eklenmesi öngörülüyor.

Fransa, Kıbrıs’ın bloke ettiği “enerji” başlığında ilerleme sağlamaya çalışsa da gelen sinyaller şu an için olumlu değil.

5 Kasım'daki İlerleme Raporu çok önemli

5 Kasım’da yayımlanacak olan İlerleme Raporu, Türkiye’nin fotoğrafını çok net bir şekilde yansıtacak. Fotoğrafta ağır basan tarafın ise olumlu adımlardan çok eksikler olmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Reform sürecinin canlandırılması, anayasal reform, yargı reformu, siyasi partiler kanununun değiştirilmesi ve ombudsmanlık kurumu oluşturulması AB’nin öncelikli beklentilerini oluşturuyor.

ETİKETLER

haber