Kültür-Sanat

Türk sinemasının afişlerde saklı tarihi

Unutulmaz melodramlardan, komedilere, toplumsal içerikli filmlerden seks filmlerine kadar Türk sineması, yalnız 35 milimetrelik film şeridinde değil sarı kağıt üzerine renkli baskılarla da öl&u

18 Temmuz 2008 03:00

Milli Kütüphane’nin özel arşivindeki orijinal 5 bin film afişi arasında, ilk Türk renkli filmi "Halıcı Kız"ın afişi paha biçilemez değerde... Unutulmaz komedi filmleriyle Kemal Sunal’ın "Şaban" serisinin dönemin koşullarını inceden alaya alan film afişleri de klasik niteliği taşıyor. Milli Kütüphane Başkanı Tuncel Acar ise son yıllarda film afişlerinin kendilerine gönderilmemesinden şikayetçi.

Sinema salonları önüne boy boy asılan, tasarımıyla çekildiği dönemin özelliğini yansıtan antika değerindeki eski Türk filmi afişleri, Türkiye’nin "Ulusal Hafızası" Milli Kütüphane’de korunuyor.

Kütüphanenin özel arşivinde, 1950’li yılların siyah-beyaz filmlerinden, hala zevkle izlenen Türkan Şoray, Kadir İnanır, Ediz Hun ve Hülya Koçyiğit’in aşk melodramlarına, Kemal Sunal, İlyas Salman ve Şener Şen’in unutulmaz komedi filmlerinden, seks filmleri furyası ve toplumsal içerikli yapımlara, toplam 5 bin civarında filmin afişi yer alıyor.

Genellikle sarı kağıt üzerine renkli baskılarla çıkan afişlerde, Türk sinemasını dönem dönem görmek mümkün.

Arşivin en önemli parçası, Muhsin Ertuğrul tarafından çekilen ilk Türk renkli filmi "Halıcı Kız"ın afişi. Bu orijinal afişten başka hiçbir yerde bulunmadığı, değerinin paha biçilemez olduğunu belirtiliyor.

Yeşilçam denilince ilk akla gelen melodramların afişlerinde, aşkı ve acıyı anlatan görsel tasarımlar yer alıyor. Atıf Yılmaz imzalı Türkan Şoray-Kadir İnanır ikilisinin "Kara Gözlüm" ile yönetmen Lütfi Akad’ın filmi "Yalnızlar Rıhtımı" afişleri bunlara en iyi örnekler. "Yalnızlar Rıhtımı"nın afişi, evliliğe adım atmalarını sağladığı için Sadri Alışık-Çolpan İlhan çifti için de özel anlam ifade ediyordu.

Geçtiğimiz günlerde vefat eden ünlü yazar Cengiz Aytmatov’un ölümsüz eserinden uyarlanan, Türk sinemasının klasiği "Selvi Boylum Al Yazmalım" filminin afişi de özgün tasarımıyla en az filmi kadar "klasikler" arasında ölümsüzleşiyor.

Türkan Şoray ve Kadir İnanır’ın birlikte rol aldığı, Türk sinemasının unutulmaz klasiklerinden "Dila Hanım", "Devlerin Aşkı" ve "Dönüş"ün afişleri de aşk ve çekişmeyi, filmleri kadar etkili anlatıyor.

Komediden seks filmlerine afişler

Televizyonun 1970'lerde yaygınlaşmasıyla salonlara seyirci bulamayan yapımcıların yöneldiği ve daha sonra Türk sinema tarihinin görmezden gelinen dönemi; "erotik / seks filmleri" furyasını da arşivde görmek mümkün.

Bu dönemin filmlerinden, 1971 yapımı "Seks Fırtınası", 1975’te çekilen "Ah deme oh de!" ile Aydemir Akbaş’ın oynadığı "Kendin pişir kendin ye" ve Öztürk Serengil’in "Erkek dediğin" gibi yapımlar, arşivde yerini alıyor.

Komedi filmlerinin unutulmaz ismi Kemal Sunal’ın, kendisine yıllarca "İnek Şaban" dedirten "Şaban" serisinin afişleri, hem güldürüyor hem de dönemin koşullarını alaya alıyor. İlyas Salman’ın "Şekerpare", "Şaşkın Ördek" ve "Çöpçüler Kralı" gibi filmlerinin afişleri de ironi taşıyor.

Mafya ve kahramanlık temalı filmlerin çekildiği yılların en popüler başrol oyuncusu Cüneyt Arkın’ın, "Dünyayı Kurtaran Adam" ve "Silahım ve Aşkım" filmleri ile Malkoçoğlu serisinin afişleri, arşivin raflarında yerini alıyor.

Sinema duayenlerinin biyografisi

Afişler, Türk sinemasının duayenlerinin kişisel sinema tarihini de sunuyor. Türk sinemasının duayenlerinden Şener Şen’i, sinemaya adım attığı "Altın Prenses Devler Ülkesinde" filminden, ilk kez başrol oynadığı "Şalvar Davası"na, "Züğürt Ağa"dan "Arabesk"e bir çok yapımın afişinde kılıktan kılığa görmek mümkün.

Yılmaz Güney’in en çok bilinen "Arkadaş", "Yiğit Yürekli", "Zavallılar", "Ağıt", "İbret" ve "Bir Çirkin Adam" gibi yapımlarının afişleri, Milli Kütüphane’nin arşivinde bulunuyor.

Sanat Güneşi Zeki Müren, beyazperdeyle tanıştığı "Katip-Üsküdar’a Giderken" filminin afişinde, başında fesi, elinde bastonuyla görülüyor.

Adile Naşit ve Münir Özkul’un baş rollerini oynadığı ve halen televizyonlarda izlenen "Neşeli Günler"in afişi, filmdeki gibi aile sıcaklığı, birlik ve beraberliği yansıtıyor.

"Film afişlerimizin sayısı 5 bin"

Milli Kütüphane Başkanı Acar, 2527 sayılı Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanunu gereğince, Türkiye’deki matbaalarda basılan tüm afişlerin Milli Kütüphane’ye gönderildiğini, bu nedenle "Türk film afişleri koleksiyonu" oluştuğunu söyledi. Kültür ürünü olan film afişlerinin unutulmaması ve kaybolmaması gerektiğini belirten Acar, şunları kaydetti:

"Çoğu zaman filmi çeviren firmanın elinde bile bu afişler kalmıyor. Zaman zaman geri dönüp bizden istiyorlar. Örneğin, bir ulusal film şirketi kendi elindeki afişleri saymış, bakmış çok sayıda eksiği var. Bize müracaat etti, kopyalar aldı, kendi elindekileri de bize verdi.

Film yapımcısı Türker İnanoğlu, bir koleksiyoner. Kendi elinde çok sayıda afiş var. Birbirimizden karşılıklı kopyalar aldık. İki tarafta da tam bir koleksiyon oluşmuş oldu. Kopya da olsa en azından elimizde görüntü olarak var."

Acar, eskiden sinema salonlarına asılan ve film hakkında bilgi veren fotoğraf kartlarının da o dönemlerde Milli Kütüphane’ye gönderildiğini, kütüphanede bunlardan da yaklaşık 3 bin adet olduğunu bildirdi.

Acar, kanun gereği sadece matbaalarda basılanları alabildikleri için, son dönemdeki filmlerin afişinin Milli Kütüphane’ye gelmemeye başladığını söyledi.

Kanunun CD, DVD, bilgisayar programları gibi son yıllarda ortaya çıkan materyal çeşitliliğine cevap veremediğini belirten Acar, yeni bir kanun teklifi hazırlayıp Başbakanlık’a sunduklarını anlattı.


ETİKETLER

haber