Yaşam

Töreye karşı çıktı fabrika sahibi oldu

Küçük yaşta evlendirilen kadın, 23 yıllık koca dayağından kaçıp iş buldu, liseyi bitirdi ve kendi yemek fabrikasını kurdu.

30 Eylül 2008 03:00

23 yıllık eşinden şiddet gördüğü için ayrılan 6 çocuk annesi 49 yaşındaki Fatma Müftüoğlu, filmlere konu olacak mücadeleyle yemek fabrikası kurdu. Fabrikasında şiddet nedeniyle eşlerinden ayrılan ya da eşleri ölen 20 kadına iş veren Gaziantep’in ‘Hanımağa’ lakaplı kadın girişimcisi Müftüoğlu, “İşlerim daha iyi olursa daha çok kadına iş verip, çocuk okutacağım” dedi.

Lise ikinci sınıf öğrencisiyken okuldan alınıp, babası tarafından bir kimya mühendisiyle görücü usulü ile evlendirilen Fatma Müftüoğlu, 18 yaşında anne oldu. Bir çimento fabrikasında çalışan ve geçimsizliği nedeniyle sürekli oradan oraya sürülen eşiyle 18 il değiştirdiğini belirten Müftüoğlu, çile dolu günlerini, “Eşim çok cimriydi, kullandığım deterjandan suya kadar her şey ayarlıydı. Ondan izinsiz evin perdesini bile yıkayamazdım. Ailemle görüşmeme izin vermiyordu. Onlar gizli yardım yapıyordu bana. Bir hapishanedeydim adeta. Ama dayak var ya, asıl ona katlanmak zordu. İlk dayağı evliliğimizin 40’ıncı günü yedim. Saçlarımdan sürükleyip yumrukluyordu. Dayanılmaz bir acı. Eve geldiğinde ‘Acaba bugün ne için dayak yiyeceğim?’ derdim. Hep de yüzüme vuruyordu. Utancımdan toplum önüne çıkamıyordum” diye dile getirdi.

23 yıl şiddete maruz kaldı

Fatma Müftüoğlu evliliğinin 23’üncü yılında kardeşini ziyaret için gittiği Almanya’da kadınların özgürlüğünü görüp, dönüşte 10 günlük rapor da almasına neden olan dayağın ardından ailesine mektup yazarak, eşinden ayrılmak istediğini anlattı. Müftüoğlu, annesinin, “İlk dayak yiyen kadın sen değilsin” diyerek azarlamasına, “Bizde ayrılmak kara lekedir. Kızı ayrılmış, eve geri gelmiş dedirtmem” diye bağırıp, kalp krizi geçiren babasına rağmen, dava açıp boşandığını söyledi. Ziynet eşyalarını satıp kiraladığı kamyona eşyalarını yükleyip, Mersin’deki kız kardeşinin yanına taşındığını ve aylık 75 YTL maaşla iş bulup, çalıştığını anlatan Müftüoğlu, yarım kalan lise eğitimini de dışarıdan okuyarak tamamladı.

Bir tesadüf sonucu tanıştığı gazeteci Can Dündar’a “Şiddet gören kadınları neden yazmıyorsunuz?” diye sitemi sonucu hayat hikayesinin haberleşmesiyle öğrenim gören üç çocuğuna Türk Eğitim Vakfı’nın burs verdiği, değişik kesimlerden yardım aldığını bildiren Müftüoğlu, “En küçük oğlum Anadolu Lisesi’ni kazandı. Kızım Tıp Fakültesi’ne girdi. Ortanca oğlan Yıldız Makine Mühendisliği’ni okuma hakkını elde etti. Çocuklarım yürüyerek, otostopla okullarına gidip geldi. Aç kaldığımız günler oldu” dedi.

İş kadınlığına ilk adım

Bu arada Eczacıbaşı’nda işe girdiğini, çalışırken yöneticilik, insan ilişkileri kursları aldığını kaydeden Müftüoğlu, yaptığı satışlarla firmasından ödüller kazanıp tatillerini bedavaya getirdiğini söyledi. Müftüoğlu, iş kadınlığına geçişini de şöyle anlattı:

“Bir gün kızım, arkadaşlarını eve yemeğe davet etti. Ama, evde yemek yok. Bahçeye indim. Çocukluğumda annemin yaptığı gibi otlar topladım. Ebegümeci, pirpirim, ısırgan otundan salata, börek, yemek yaptım. Kızımın arkadaşları yemeklerimin namını çevreye yaymış. Herkes çok beğenince Mersin’de daimi oturduğumuz yazlığın site sahibinden ev yemekleri yapıp satmak için küçük bir yer kiraladım. Akdeniz Sofrası adıyla açtığım lokanta böyle doğdu. İş tutunca cesaretlendim. O ara Botaş’ta mühendis olan oğlum ile gemi kaptanı çıkan küçük oğlum da bana katkıda bulundu. İşim büyüdü. Bu sırada uzman olarak Gaziantep’e tayin olan doktor kızımın yanına taşındım. 2003 yılının ilk aylarında Gaziantep’te kardeşimin çalıştığı Boru Fabrikası’nın yemeklerini hazırlama işini üstlendim. Ocak, tencere alıp küçük evimizin mutfağında kolları sıvadım. İlk sabah saat beşte kalktım. Yemek 10.30’da hazırdı. Doğan marka eski model otomobilimle yemeği fabrikaya bıraktım. ‘Yemeklerini beğendik. Devam et’ dediler. Hemen evi işyeri gösterip vergi levhamı, faturamı, kaşemi çıkarttım. Ay sonunda faturamı kestim, paramı aldım, borçlarımı ödedim. O gün benim için bayramdı. Bir okul anlaşma için yemek yaptığım yeri görmek istedi. ‘Evde yapıyorum’ diyemedim. Evimin karşısındaki boş dükkanı kiraladım. Sabaha kadar boyadık, ertesi gün küçük imalathanem denetime hazırdı. Önce o okulla başladım, ardından diğer okullar da geldi. Bir gün çok büyük bir alışveriş merkezi şantiyesinde 600 kişiye yemek yapılacağını haber alınca hemen teklif verdim. ‘Yapamazsın’ dediler. Şans istedim. Bu şansı verenleri de mahcup etmedim. Bu benim için bir dönüm noktasıydı. İşler büyüdü, çocuklarımın da yardımıyla Gaziantep Toptancılar Merkezi’nde iflas eden bir yemek fabrikasını satın aldım. Şimdi bu fabrikada işimi sürdürüyorum.”


Çalışanlar şiddet mağduru kadınlar

Satın aldığı fabrikayı kızkardeşi Berrin Müftüoğlu ile birlikte işleten, çevresinde ‘Hanımağa’ olarak anılan Fatma Müftüoğlu’nun 22 personelinden şoför ve aşçı hariç tamamı kadın. Bu kadınların ortak yönü ise eşlerinden şiddet başta olmak üzere çeşitli nedenlerle ayrılan kadınlar. Seçici olarak dul kalıp kendi ayakları üzerinde durmaya çalışanlara kadın dayanışmasını gösterdiğini belirten Fatma Müftüoğlu, işyerinin büyümesi halinde daha çok kadına iş olanağı sağlayacağını belirterek, “Geçen yıl üniversite sınavlarına girip Açık Öğretim Fakültesi’ni de kazandım. Öğrenimim sürüyor. Bu konumuma tırnaklarımla kazarak geldim. Bu mücadelede tükenmedim, tersine 10 yaş gençleştim. Topluma üç tane pırlanta gibi evlat verdim. Onlara hem anne, hem baba oldum. Onlarla gurur duydum. Bugün onlar da benimle gurur duyuyorlar. Allah doğrunun, çalışkanın imdadına yetişiyor. Bu mücadelem benim gibi dayağa yıllar yılı boyun eğen kadınlara örnek olsun, güven versin isterim. Şimdi üniversite okuyan 5-6 çocuğun öğrenimine katkıda bulunuyorum. Onlara yalnız burs vermiyor, her türlü sorunlarıyla ilgileniyorum. İşlerim büyürse daha çok öğrenciyi okutup, daha çok çaresiz kadına kucak açacağım. Açacağım ki onlar benim çektiklerimi çekmesin” diye konuştu.




ETİKETLER

haber