Gündem

Saldırıdan sorumlular bedelini ödeyecek

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ABD Başkanı Barack Obama’yla görüşmesinin ardından basın toplantısı düzenledi.

08 Aralık 2009 02:00

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ABD Başkanı Barack Obama’yla görüşmesinin ardından yaptığı basın toplantısında, Tokat’ın Reşadiye ilçesindeki terörist saldırıya değindi ve "Bu hain pusunun yeri ve zamanlaması milletimizin nasıl bir tertip ve provokasyonla karşı karşıya olduğunun da açık bir ifadesidir" dedi.

Erdoğan, "Bu saldırının önünde arkasında kim varsa hepsinin bunun bedelini en ağır şekilde ödeyeceklerini" söyledi.

Başbakan Erdoğan, ABD Başkanı Obama ile görüşmenin ardından Willard İntercontinental Oteli’nde yaptığı basın toplantısında, "herkesi derinden üzen" terör saldırısına dikkat çekerek, şunları kaydetti:

"Eminim ki bugün Tokat Reşadiye’de devriye görevine çıkan jandarma aracına çapraz ateş açmak suretiyle 2 uzman çavuşumuz, er ve erbaş olmak üzere 7 evladımız şehit olmuştur. Bu hain pusunun yeri ve zamanlaması milletimizin nasıl bir tertip ve provokasyonla karşı karşıya olduğunun da açık bir ifadesidir. Bugün kurumlarımız ve aziz milletimiz bu kalleş pusunun özellikle arkasında yatan emelleri ve niyetleri basiretle, ferasetle değerlendirecektir. Şehitlerimize bir kere daha Allah’tan rahmet diliyorum, ailelerine, güvenlik güçlerimize ve milletimize sabır ve metanet temmeni ediyorum. Tabii ki bu alçakla saldırıyı gerçekleştirenler, planlayanlar, bunun taşeronluğunu ve tetikçiliğini üstelenenler bunun bedelini de ağır bir şekilde ödeyeceklerdir. Tekrar söylüyorum; bu saldırının önünde arkasında kim varsa hepsi bunun bedelini en ağır şekilde ödeyeceklerdir."

Sayın Obama’yla görüşmemiz samimi bir şekilde gerçekleşmiştir. Model ortaklık kapsamında ikili ilişkilerimizin bundan sonrası için ne gibi adımlar atacağımıza dair görüşmeler oldu.

5 Kasım 2007'deki açıklama

Başbakan Erdoğan, ABD'nin bir önceki başkanı Bush'un 5 Kasım 2007'de Oval ofiste verdiği sözün devam ettiğini söyledi. PKK'yı terör örgütü ilan eden Bush, terörle mücadelede ABD'nin her türlü desteği vereceği sözünü vermişti. Obama da bu sözün devam ettiğini açıkladı.

İki Bakan ghörevlendirildi

Erdoğan, Türk gazetecilerle yaptığı basın toplantısında ABD'den iki önemli ismin, Türkiye'den de Devlet Bakanı Ali Babacan ile, Sanayi Bakanı Zafer Çağlayan'ın iki ülke için görüşmeler yapacağını söyledi. Görüşmelerde ağırlıklı olarak ekonomi ele alınacak.

Afganistan

Başbakan Erdoğan, Obama'ya Afganistan'daki soruna özellikle eğitim desteğini vereceğini iletti. Afgan ulusal ordusunun gelişmesi için bu ülkede yaşayan asker ve subayları hem Türkiye'de, hem de Afganistan'da eğitim verebileceklerini teklif etti. Türkiye'nin Afganistan'da 150 milyon dolarlık yatırımının bulunduğunu, bunu daha da yükseltmeye çalışacaklarını ifade etti.

Bu çalışmaların çok daha hızlandırılması gerekiyor. BM Genel Sekreteri Ban Ki Mun ile bu konuyu görüştüğümüzde kendisi de bu konuya olumlu yaklaştı ve kendi riyasetinde bu konunu yürütülmesinin doğru olacağını söyledi.

Milli birlik projesi çerçevesinde azınlıklar ile ilgili attığımız adımları paylaştık. Türkiye Yunanistan konusu gündeme geldi.

Biliyorsunuz Batı Trakya’da çok sayıda Türk var. Bizim azınlıklarımız hakkında Sayın Papandreu ile görüştüğümüz gibi Batı Trakya’yı da kendileriyle görüştük.

Bu konularda Papandreu’nun olumlu yaklaşımı var. Biz görüşmelerimizi devam ettireceğiz.

Yakın bir zaman içinde benim de bir Atina ziyaretim olacak.

Bizim sınır diyebileceğimiz ülkelerle atacağımız adımları çok çok önemsiyoruz.

Bir diğer konu enerji konusu.

Nabucco konusunda görüşmelerimiz oldu. Azerbaycan’ın oranı yüzde 10 ama yüzde 25’e kadar çıkabilir.

Transit hat üzerindeyiz ve bu konu üzerinde her türlü desteği vermeye hazırız. Azerbaycan gaz vermeye hazır ama bazı bağlayıcı unsurlar var.

Ermenistan ile ilişkiler konusu gündeme geldi. Karabağ konusunda Minsk üçlüsünün artık bu duruma ivme vermeleri lazım.

Bu işi ne kadar sıkı tutarlarsa bu süreç o kadar hızlanacaktır.

Terörle mücadele K. Irak’taki alınacak tedbirler konusunda müşterek hareket etmeyi kendileriyle paylaştık.

İran’la ilgili nükleer program hakkında kendilerine bu konuyu diplomatik yolla bu işi sonuca kavuşturmanın faydalı olacağını ilettik.

İran’la irtibat kurabilen bir ülke konumundayız. Burada müşterek bir çalışma yapabilir bir koridor oluşturabiliriz dedik.

NATO’da Türkiye’nin konumunu kuvvetlendirebileceğimizin sözünü ABD’den aldık.

Soru-Cevap

Son olaylar nedeniyle gezinizi kısa kesmeyi düşünüyor musun. ABD Kandil’de somut bir adım atacak mı? ABD’nin Afganistan’da muharip asker beklentisi sürüyor mu yoksa uzlaşıya varıldı mı?

Bizim geri dönmek gibi bir değerlendirmemiz henüz olmadı. Geri dönmeyi şu an kişisel olarak düşünmüyorum. Kandil noktası böyle bir konuyu zaten biz kendimiz sürdürdük. Bundan sonraki süreçte de ancak istihbarat paylaşımını sürdüreceğiz. Gerekli olan bazı destekleri verebileceklerini söylediler. Ancak müşterek bir çalışmayı aramızda konuşmuş değiliz. Afganistan konusunda böyle bir talep iletilmeden, önce biz atacağımız adımı zaten attık. Sayımızı bir kattan fazla arttırdık. Artı eğitim gücümüz ve polise yönelik bir mutabakat sağlanırsa bunu da yapabileceğimizi söyledik. Biz bölgemizde nükleer silahlara sıcak bakmıyoruz. Var olanların da arındırılmasını istiyoruz. Ama nükleer enerjiyi barışçıl amaçlar için kullanılmasına da karşı değiliz. ABD’de bunu böyle diyor.  Irak ile ilgili olarak müşterek atılacak adımların hepsine varız.

Türkiye olarak oradaki bütün dini ve etnik unsurlarla irtibatı olan bir ülkeyiz. Ve bunu Irak’ın geleceği için değerlendirebiliriz. Kerkük’ün özel statüye kavuşturulmasını biz de önemsiyoruz. Bu duruma karşı Irak’ta sıkıntısı olan gruplar var. Bunun bir yolunu ortasını bulmamız lazım. Bir Iraklılık bilincini yerleştirmenin gerekli olduğuna inanıyoruz. İsrail Filistin arasında eğer taraflar bir talepte bulunursa arabuluculuk rolüne Türkiye olarak hazırız.

Bugünkü görüşmelerin katkısıyla 2 senelik süreçte ABD’nin terörle mücadele konusundaki desteği konusunda memnuniyetinizi nasıl ifade edersiniz.

5 Kasım 2007’den sonra istihbarata paylaşımı konusunda ciddi avantaj sağladığımızı ifade edebilirim.

Ondan önce böyle bir şey yoktu. Ama bunun daha da güçlendirilmesi önem arz ediyor. Bugünkü görüşme temenni ediyorum milat olacak ve çok daha farklı bir şekilde gelişecektir.

Tokat’taki saldırı ile ilgili olarak bugüne kadarki üslubunuzdan farklı bir üslup kullandınız. Bu saldır ile ilgili ne paylaşabilirsiniz. Kıbrıs’la ilgili olarak Kıbrıs’ta asker çekmesi konuşuluyordu gündeminizde var mıydı bu konu

Tokat’ta yaşanan olayın şekli itibariyle teknik değerlendirmeler yapılıyor. Alışılmışın dışında bir durum söz konusu. Bu değerlendirmeyle bunu hangi örgüt olduğunu görmek istiyoruz. Şu anda bir şey söylemek erken olur. Bunları mümkün olduğunca küçük görmek hatta görmemeye yaklaşmak. Bunların amacı propaganda yapmaktır. Bunlara yer verdiğimiz sürece terör örgütü güç kazanacaktır. Bu olaylara prim vermiş oluruz ki bunun önüne geçmekte çok büyük fayda var. Kıbrıs’tan asker çekme gibi bir şey söz konusu değil. Bize bu teklifi getirenler önce Güneye getirsinler bu teklifi. Annan planına sadık kaldılar mı yok. Askeriniz orada görevinin başında.

Siz buraya gelmeden önce ABD kongresinde Türkiye’deki basın özgürlüğü tartışıldı bu konu gündeme geldi mi?

Bu konu gündeme gelmedi Türkiye’de basın özgürlüğü sorunu diye bir şey yok. Bu konu bu görüşmede neden gündeme gelsin.

Yoksa Türkiye’den buraya gelip Türkiye’yi şikayet edenler mi var.

Geçen ay Patrik Bartholomeos Başkan Obama’yı ziyaret etti. Beyaz Saray da Ruhban Okulu’nun açılmasını desteklediği açıklandı. İkili görüşmede böyle bir görüşmeniz oldu mu?

Kendileri bunu gündeme getirdiler Milli eğitimi Bakanlığımızın bir çalışması var.  Ama ben ondan önce dini liderleri Büyükada’da bir araya getirdim görüşmem oldu. Bunda da Demokratik Açılım sürecinde azınlıkların sorunlarına yönelik kendi düşüncelerini bizden taleplerini istedik. Rum vatandaşlarımızın bizden talebi yetimhaneyle ilgiliydi. O da şimdi AİHM’de gerekçeli karar geldiğinde biz gerekeni yaparız dedik.

Demokratik açılımda ABD tarafı bize ne şekilde destek olacak.

Terörle mücadelede gerekli destek olarak. İçerideki boyutu var dışarıdaki boyutu var.

3 teröristi uyuşturucu ile ilgili olarak listeye almış olması önemli bir adımdı.

Obama ile görüşmede özel bir başlık oldu mu? AB desteği sürüyor mü ABD'nin?

Türkiye'de eksan kayması yok. Dere yatağına akıyor. Normalleşme süreci yaşanıyor.

Basına çağrıda mı bulundunuz bu son olaylarla ilgili?

Ben geçen hafta otobüse atılan molotof kokteyli ile yaralanan daha sonra vefat eden Serap'ı anlattım. Babasını aradım başsağlığı diledim. Dışarıda molotof kokteyli atan kim? Kaç yaşında bu, 16. Çocuk mahkemeleri kurulsun diye çalışmalar yaptım. Ama bu son gelişmeler düşündürücüdür. Şehit haberleri vermeyin demiyorum. Bu sokaktaki olayları görmeyin diyorum. Terör örgütünü en büyük amacı propaganda yapmaktır. Buna fırsat vermeyin diyorum.

ETİKETLER

haber